11. Bölüm

9.1K 1.3K 526
                                        

Kısa bir aradan sonra merhaba

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kısa bir aradan sonra merhaba. Biraz kırgın ve kızgınım açıkçası. Sitemli yorumlar görüyorum, bunları her zaman kaldırabileceğimi söyledim fakat iğnelemeler ayıba kaçıyor artık. Bakalım bir sonraki bölüm kaç ay sonra gelecek, okumayacağım kitabı bitirmezsin diye, kesin yine ortadan kaybolursun tarzında cümleleri görünce şaşırıyorum. Dört Duvar'a eğitimim için ara verdiğimin duyurusunu yapmıştım. Bunun için hiç kimse beni suçlayamaz. Özellikle bir kere bile yorum yapmayan, emeğe saygısı olmayan insan bana hesap soramaz. Böyle okurların, benim okurlarım olmadığını düşünüyorum ben. Yazdığım her kitapta sizinle aramda sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki oldu hep. Arkadaş gibiydik. Böyle kalmamızı, bana karşı böyle olmanızı istiyorum.

Sizi gerçekten çok seviyorum.

Lütfen yorumlarınızı esirgemeyiniz! ❤️


"Hoş geld-..." Rümeysa, kapının iki yanına ellerini koymuş ve güçbela ayakta duran Çeşmiahu'nun yılgın ifadesini görünce duraksadı. "Nahoş geldiniz," diye düzeltti, usulca. "İyi misiniz Çeşmi Hanımcım?"

"Değilim Rümeysa! Nerede Ömer Abim? Florya'dan ev alırken ne düşünmüş acaba? Levent'ten buraya gelene kadar kullanmadığım araç kalmadı. Martı'ya bile bindim! Az kalsın kafamı kıracaktım. Neyse ki beş dakika falan gidebildim, param bitti. Kalan yolu da yürüyerek geldim."

"Oh... Korkulu rüyam. Yoksa Tümerler fasfakirleşiyor mu?"

Çeşmiahu, omzundaki bütün eşyaları merdivenlerin ucuna bıraktı. "Sadece ben, canım. Hepsi gününü gün ederken, ben sürünüyorum!"

"Aaa, hiç üzülmeyin. Ata'ya da öyle olmuştu. Herkes böyle dönemlerden geçiyor. Şimdi çok zengin ama!"

"Teşekkürler, içimi rahatlattın." Hışımla salona girmişti Çeşmiahu. Görmek istediği ve gördüğü tek kişi Ömer olurken, "Neden Florya?" dedi ona hitaben, buz gibi bir sesle.

"Dostuna yakın, düşmanına daha yakın ol demişler." Sorunun muhatabı olmayan Sinan, üstüne alındığı yetmiyormuş gibi bir de pis pis sırıtıyordu. Çeşmiahu, Galatasaray'ın antrenman yaptığı Metin Oktay Tesisleri'nin burada olduğunu hatırlayınca ağlamak istedi. "O yüzden Florya."

"Öyle mi Sinan Abi? Peki sen neden İstanbul'un diğer ucunda yaşıyorsun?"

İdil, aksi bir ifadeyle gözlerini devirmişti. "Sebebini burada açıklamak ister misin, Sinan?"

"Herkes canı istediği zaman çıkıp gelmesin diye," dedi, hiç dolandırmadan.

Ata, etrafına bakarak şarkı söylüyormuş gibi mırıldandı: "Benim akraba sevgisi..."

"AAAA!" Pelin, oturduğu koltuktan doğruldu, hatta solundaki Ömer'in yanında oturan Sinan'ın üstüne atlayacaktı ki, kocası tuttu belinden. "Yazıklar olsun sana! Ben seni evime aldım, hain adam! Sen ne yaptın? Manevi kızımı çaldın benden! Bir de kimse gelmesin diye diyor. Ömer, reddet şunu hemen kardeşlikten."

Dört DuvarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin