4. Bölüm

15K 1.5K 575
                                        


"Anne..." Çeşmiahu, berjerin kolçağından ayaklarını dışarı doğru sarkıtmış, iki büklüm oturuyordu. "Anne ölüyorum..."

"Kızım, geldiğinden beri ağıt yakıyorsun. Bir doğrul, gözlerini aç. Nasıl geçti anlatsana?"

Kirpiklerini kırpıştırdı ama başarılı olamamıştı. "Müstakbel gelinden nefret ediyorum."

"Süper. O zaman doğru yoldasın!" dediğinde, Çeşmiahu'nun gözleri öyle bir açılmıştı ki; Canan Hanım birkaç saniye boyunca ağzı açık bir şekilde kızına baktı. "Yani... Bu dünya böyledir, işveren genelde pek sevilmez."

"Hayır çünkü kendisi liseden eski düşmanım çıktı. Biliyor muydun?"

"Aaa! Nereden bileyim canım, müdürü müyüm oranın ben? Eh, boşuna demiyorlar dünya küçük diye. Bu arada hiç bahsettiğini hatırlamıyorum, geçmişiniz çok mu kanlı? İleride sıkıntı olmasın."

"Kıyasıya bir rekabetimiz vardı. Ve hala devam ediyor. Yok beni çok methetmişler, evini maharetli ellerime bırakmak için sabırsızlanıyormuşmuş... Bakışlarını bir görseydin, resmen başaramayacaksın der gibiydi!"

"Yalan, öyle bir şey duyması mümkün değil."

"Sağ ol ya!"

"Dürüst olacağım, Çeşmiahu. Senin referansın soyadındı. Herkes biliyor ki, ailemizde hiç kimse kötü iş yapmaz."

Derin bir nefes aldı. "Biliyorum."

"Ve eğer bunun altından kalkabilirsen, çalışmadığın zamanları telafi eder; hatta seçkin bir iç mimar olarak anılırsın. Çünkü, düğün-..."

"Aynen, çok ses getirecek, yılın olayı falan. Ecrin evini magazin programlarına açıp, beni över. Dekorasyon dergilerinde tasarımlarım konuşulur. Her şey o kadar..." Çeşmiahu'nun kaşları çatılırken, ev turunu; Arhan ve Ecrin'i düşünüyordu. "Sahte ki..."

"Sahte mi?"

"Yani..." Yavaşça yerinden doğrulmuştu. Açıkçası bunu konuşmayı doğru bulmuyordu, herkesin olaylara tepkileri ve yaklaşımları farklı olabilirdi. Beklenildiği şekilde davranmadıkları için kim, neden suçlanabilirdi ki? "Evlenecek bir çiftin heyecanı yoktu, anlıyor musun?" dedi, bunu duyabilme ihtimalleri varmış gibi kısık bir sesle. "Emlak danışmanı bile onlardan daha mutluydu."

"Anladım." Canan Hanım'da aynı şekilde konuşmaya başlamıştı. "Belki de kabile gibi gezdiğiniz için bunu gösterememişlerdir? Yani ben bir iç mimar, emlak danışmanı ve kayınvalidemle olsam; yatak odasına girdiğimde 'burası tuvalet olsun' derdim herhalde."

Evet... "Ama..."

"Kabul, beklenilen bir şeydi. İki aile ortak, beraber güzel işler yapıyorlar ve bekar çocukları var. Bu yüzden bir heyecan hissetmemiş olabilirsin. Ne de olsa herkes takipçi abin ve yayın faciası kuzenin değil. Bütün evlilikler deli dolu yaşanmaz, buram buram aşk kokmaz. Bazıları böyle güven ve saygı üzerine de kurulabilir. Bu yüzden en kısa zamanda adam akıllı birini bulmazsan, aynısı senin başına da gelecek."

Çeşmiahu, öğrendiklerini sindiremeden; hemen arkasından duyduğu cümlelerle inme gibi aniden meydana gelen bir hazımsızlıkla yüzünü buruşturdu. "Anlamadım?"

"Ata diyorum, hani senden küçük olan Ata. Evlendi ya?"

"Evet, ben de oradaydım?"

"Bu seni hiç rahatsız etmiyor mu? Gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Ben babanla tanışmadan önce, kör ve topal bile evlenmişti sen düşün. O evde kalma korkusunu iliklerime kadar hissetmiştim."

Dört DuvarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin