5.BÖLÜM

1K 99 26
                                    


Herkese merhaba uzun bir ayrılık yaşadık maalesef ki çok üzgünüm sizlerde çok üzgünüz biliyorum fakat elden birşey gelmiyor. Umarım kısa bir süre içinde yeniden açılır wattpat ve biz evimize özgürce girebiliriz.

Dayanamadım bölümü attım bu kez Tahir'in ağzından okuyacagimiz bir bölüm umarım beğenirsiniz. Hepinizi çok seviyorum keyifli okumalar dilerim.

Uzaktan seviyorum seni
Kokunu almadan
Boynuna sarılmadan
Yüzüne dokunmadan
Sadece seviyorum...
CEMAL SÜREYA

TAHİR ÖZKAN

Saat geç olsa da insanlar hala sokaktaydı. Yaz gecesinin sıcaklığı, herkesi kapı önüne sürüklemiş, serinlemeye çalışıyordu. Yunus, "Gel gitme, kapının önünde oturalım. Yatmamıştır bizimkiler daha, sana kahve yaptırayım," dese de, başımı olumsuz anlamda sallayıp cebimden bir sigara çıkardım. "Yarın işlerim var, sonra," dedim ve bizim sokağa doğru adımlarımı hızlandırdım. Sigaradan derin bir nefes daha aldım.

Köşeyi dönerken, istemeden de olsa iki kızın kıkırdamalarına kulak misafiri oldum. "Ay Nihal, bıktım artık. Bizimkiler, 'abin evlenmeden sen evlenemezsin,' deyip duruyorlar," dedi biri, şikayet dolu bir sesle.

"Abin de evlenmiyor ki! Bu gidişle evde kalacak. Dudu Teyze kaç kapıya gitti, hiçbirini beğenmiyor," diye karşılık verdi diğeri.

"Ah, sorma! Dün babamla çok kötü kavga etti abim. Annem de biliyorsun, bir an önce evlenmesinden yana. Sormuş, 'Kimi istersen ona gidelim' diye. Bil bakalım gönlünü kime kaptırmış?" dedi keyifle.

"Kime kaptırmış?" diye sordu diğer kız, merakla.

"Süveyda Ablaya!" dediğinde, kan beynime sıçradı.

Konuşmaları dinlemeye devam ettim, sanki beynim durmuş gibiydi. Alkolün etkisi de vardı elbet, ama kolay kolay sarhoş olmazdım. "Annesiyle konuşmaya gidecekmiş yarın. İnşallah olur da evlenir, hemen sırada bana gelir," diye devam etti.

Jetonum şimdi düşmüştü sanki, hızla başımı eve çevirdim ve içimdeki öfke daha da alevlendi. Beynime sıçrayan kan, tüm bedenime yayıldı. Liseye kadar aynı okulda okuduğumuz, mahallede birlikte büyüdüğümüz çocukluk arkadaşımız Mücahit'in eviydi ve konuşan kızda Mücait'in kardeşiydi.

Öfkeyle köşeyi dönerken, elimi enseme koyup sıkıntılı bir nefes aldım. Duygularım karma karışıktı; zihnim bulanık, kalbim ise bir volkan misali patlamaya hazırdı. İçimdeki kıskançlık ve öfke, beni adeta bir girdabın içine çekiyordu.

Ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemiyordum.
8 senedir aklımı başımdan alan kadının adını başka bir adamın adıyla yan yana koymak, içimdeki öfke ateşini daha da harladı.

Süveyda... Adını her düşündüğümde kalbim hızla çarparken, şimdi onu Mücahit'le birlikte hayal etmek bile dayanılmazdı.

Alkolün de etkisiyle, mantığım devreden çıkmış, sadece duygularım konuşuyordu. Kafamda bin bir düşünce, kalbimde tarifsiz bir acı vardı ta ki yine Süveyda'yı görene kadardı.
Evin dışında, gecenin sessizliği içinde öylece duruyordu. Uzun zamandır ilk kez zihnimde ki karmaşa bir anlığına dağıldı ve gözlerimi ona, Süveyda'ya, umutla diktim.

Sekiz yıldır ondan kaçmanın pişmanlığı içimde alevlenirken, bu anın içinde sadece ona yakındım, her şeyden daha çok ona.

Yanına yaklaştığım da, özlemini çektiğim o tanıdık yüzü gördüm. Yüz ifadesinde bir umut aradım ve buldum. Bakışlarında, gözlerinde, yüzünde ikimize dair bir umut vardı.

SÜVEYDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin