Tenefüse çıktıktan birkaç dakika sonra bahçeden yükselen bağırış sesleriyle okulun yarısı aşağıya toplanmıştı.Zemin katta ağır adımlarla yürürken koluma çarpan serserilere bakıp sinirle kaşlarımı çattım.Tam gözlerimi devirip tekrar merdivenlere yöneleceğim sırada kulağıma tanıdık gelen isimle duraksadım.
"Berat çok sınırlı gözüküyordu,bu sefer harbi damarına basmışlar."
Onun adını duyduğum an damarlarımda dolaşan kanın akış hızı artarken kendimden bağımsız bir şekilde adımlarım bahçeye doğru gitmişti.Okul kapısından çıkıp bahçeye geldiğimde bahçenin ortasının büyük bir kalabalıkla karşılaştım.
Bahçenin ortasında tamamen insanlardan oluşmuş olan büyük çemberin ortasında tahmin ettiğim üzere Berat ve esmer bir çocuk birbirlerini öldüresiye dövüyordu.
Arkadaşlarından gelen tezahürat ile sertçe yutkunurken ne yapacağımı bilemeyecek etrafıma baktım.Kimsenin bir şey yaptığı yoktu.Saçlarımı geriye doğru tarayıp hızla onların yanına doğru adımladım.
Boyları benden fazlası ile uzun olan yoğun kalabalığın aralarından geçip en öne geldiğimde Berat'ın esmer çocuğun yüzüne sert bir yumruk geçirmesi ile bir adım geri giderek elimi ağzıma götürdüm.
Esmer çocuk ona karşılık olarak yakalarından tutup Berat'ın burnunun üzerine kafa attı.Ağzımdan ufak bir çığlık çıkarken etraftaki herkes 'ooo' nidaları ile ortama gaz vermeye çalışıyordu.
"NOLUYOR ORDA,DAĞILSIN HERKES!"
Tam o anda müdürün sert sesini duyduğumda arkamı döndüm.Müdür ve yanındaki diğer öğretmenler kalabalığın arasından gelmişti.Diğer öğretmenler oluşan kalabalığı dağıtırken bir öğretmen esmer çocuğun omzundan tutmuştu.Tekrar önümü döndüğüm sırada bir öğretmenin Berat'ın kolunu tuttuğunu gördüm.Tam o anda Berat'ın açık yeşil gözleri ile göz göze geldiğimde yutkundum.
Onun gözlerinin etkisine kısa bir sürede kapılırken o birden bana doğru adımlamıştı.Nedense o anki sinirle bana vuracağını düşünmüştüm.Ama öyle olmadı.Bileğimi sıkıca kavrayıp beni sürüklemeye başladığında dudaklarım şaşkınca aralandı.Beni çekiştirerek kalabalığın içinden götürdü.Okulun kapısına geldiğimizde eliyle sıktığı bilegimin uyuştuğunu hissettim.Beni çekiştirmeye devam ederek koridorda sürüklemeye devam etti.
Koridorun sonundaki kimsenin gerekli olmadıkça kullanmadığı sınıfın önüne geldiğimizde eklem kemikli kanlı olan eliyle kapıyı açtı.Önce beni daha sonra kendisini içeri sokup kapıyı kapattı.
Ben hala şaşkınca ona bakarken o açık yeşil gözlerini hızla sınıfın içinde gezdirdi.Tozlu sıraların üstünde gezinen bakışları öğretmen masasının çekmecesini bulduğunda hızla oraya doğru adımlayıp çekmeceyi açtı.İçinden anahtarı alıp tekrar kapının önüne geldi ve kapıyı iki kez kilitleyip anahtarı sınıfın köşesine fırlattı.Ne yapacağımı bilemeden sadece ona bakarken o bana bir kez bile bakmadan tozlu sıralara doğru adımladı.Sıranın masasını ayağıyla sertçe itip önünü açtı.
Ardından oturup bacaklarını aralayarak arkasına yaslandı.Gözleri asla beni bulmazken hâlâ ne diyeceğimi veya ne yapacağımı bilmeden yanına adımladım.
Aramızda biraz mesafe bırakarak yüzüne baktığımda o hâlâ bana bakmıyordu."Neden kavga ettin?" dediğimde sesimin başka bir taraflarımdan çıktığını düşünmüştüm.
Yine bana bakmadı.Pencereye doğru bakıp burun kemerini çekti.Böyle tavırları canımı çok sıkıyordu.Madem konuşmayacaktı,beni niye buraya sürüklemişti?
Elimle saçlarımı geriye doğru tarayıp derin bir nefes aldım.Daha sonra ona doğru bir adım atıp önüne geldim.Onunla aynı konuma gelmek için önünde eğildim.Boyum kısa olduğu için yine alçakta kalsamda şuan daha yakındım.
