Yeni evimizde benim için ayrılmış evin en küçük odasına giriş yapmıştım.O da gerçekten küçüktü.Ama benim için yeterliydi.Duvarlar bej rengindeydi.Eski odama biraz olsun benziyordu.Yatağı odanın ortasındaydı.Onun karşısında beyaz bir çalışma masası,hemen yanında da küçük bir kitaplık vardı.
Kitaplığı görür görmez gülümsedim.Bu odaya taşınan kolilerden üzerinde 'kitaplar' yazan koliyi kucağıma alıp kitaplığın yanına doğru adımladım.Koliyi yatağın üzerine bırakıp bantlarını söktükten sonra içinden çıkan kitapları sırayla rafa yerleştirmeye başladım.
Bütün kitapları renk uyumuna göre yerleştirdikten sonra en üst rafın boş kaldığını fark edince bir adım geri gidip kaşlarımı çatarak rafa baktım.Önceki kitaplığım daha büyük olmasına rağmen kitaplarım sığmıyordu.Şimdi az gelmesi imkansızdı.
"Bunları mı arıyorsun?"
Çatılı kaşlarım ile rafa bakmaya devam ederken duyduğum ses ile kafamı kaldırıp kapıya baktım.Berat elindeki kutu ile her zamanki gıcık gülümsesiyle bana bakıyordu.
Elindeki kitaplarımın olduğu kutuya bakıp kafamı salladım.Anında yanıma doğru adımlayıp kutuyu yatağın üzerine koydu.Üzerindeki bantı çevik bir hareketle söküp kapağını açtıktan sonra tekrar kucağına alıp önüme geçti.
"Yerleştir bakalım." diyerek gözlerimin içine baktığında birkaç saniye yeşil gözlerinde takılı kaldım.Öyle tuhaf ve garip bakıyordu ki bakışlarından ne anlam çıkarmam gerektiğini bilmiyordum.
"Ben oradan alırdım." dedim kutuyu yatağın üstüne koymasını ima ederken.
Tabiki umrunda olmadı."Buradan koy,daha kolay olur." dediğinde yutkunma sesimi duyduğuna emindim.
Tekrar kısaca kafamı sallayıp ona doğru yaklaştım ve kucağındaki kutudan iki tane kitap aldım.En üst rafa uzanıp ikisini koymakta zorlansamda yapmıştım.Tekrar kutudan bir tane kalın kitap alıp parmak uçlarıma çıkıp rafa kitabı koymaya çalıştım.
Evet, olmuyordu.Kitabı ön tarafa koysamda arkaya doğru ittiremiyordum.
Tam tekrar parmak uçlarıma çıkıp kitabı ittirmeye çalıştığım sırada yine aynı nefesi ensemde hissetmiştim.Kitabı tutan elim yine titremeye başlamıştı.Berat tek eliyle kutuyu tutup diğer elini yukarı doğru uzattı.Nefesini bilerek enseme doğru verdiğini biliyordum.
Uzattığı elini başta elimin üstüne koydu.
Kısa süreli elimi okşar gibi tuttuktan sonra kitabı alıp rafa yerleştirdi."Hepsini benim koymamı ister misin?" dedi fısıldar bir tonda.Dudağı kulağımın üstüne değmişti.Yutkunarak kafamı iki yana salladım.
"Yok ben kendim dizerim." diyerek geri çekilmek istediğimde geniş cüssesinden dolayı başaramamıştım.
"Ama boyun yetmiyor." dediğinde geri çekilmek için bir hamle yapsamda yine izin vermemişti.
Bir süre sonra benim önünden çıkmama izin vermeyerek kutudaki bütün kitapları rafa yerleştirdi.Elindeki son kalın kitabıda kalan boşluğa yerleştirdiğinde geri adım atacağını düşünüp yerimde hareketlendim.Ama öyle olmadı.Elindeki boş kutuyu kenara doğru atıp kolunu öndeki rafa doğdu uzattı.Şimdi tamamen kollarının altında kalmıştım.
"Neden yangın merdivenine geldin o gün?" diye fısıldadı tekrar kulağıma doğru.
Ama bunu söylerken ki ses tonu 'keşke' der gibiydi.Sesi o kadar içime işlemişti ki dizlerim titremeye başlamıştı.Şuan kendimi tamamen onun kollarına bırakabilirdim.Neden böyle yaptığını anlamıyordum.İçimde garip bir rahatsızlık duygusu vardı.
