Devrim genci gönderip hemen Korkut'un yanına gitti. Şu an dolu gözleri ile boşluğa bakıyordu. Cam kırıkları dikkat edip yanına geldi.
"Korkut sevgilim. İyi misin?" hafiften onu dürttü Devrim. Ne olduğunu bilmiyordu bile. Tek bildiği babasının gelmiş olmasıydı.
"Korkut bak bakayım bana?"diyerek ellerini yanaklarını koyup kendisine bakmasını sağladı. Korkut onun dokunuşu ile kendisine geldi. Dolu gözleri ile onun için telaşlanan adama sarıldı. Şu an bir tek onun kokusu iyi gelirdi. Devrim onun sırtını sıvazlayıp arada naif bir şekilde boynunu öpüyordu. Korkut ise ağlıyor onun şefkatli öpücükleri ile sakinleşmeye çalışıyordu.
"Sevgilim bak bakayım bana?" Onu istemese de kollarından ayrıldı. Öpmeye kıyamadığı gözleri kızarmış dolu doluydu.
"Ne oldu anlatmak ister misin?" dedi anlayışla. Konuşmak isterse onu sonsuza kadar dinlerdi. Korkut gözlerine baktı. O gözlerde saf korku vardı. Bunu hissetti Devrim. Neydi onu korkutan. Babasından mı korkuyordu.
"Babandan mı korkuyorsun sevgilim?"diye sordu. Ama kasılan beden ile anladı. Babasından korkuyordu.
"Bebeğim ben varken seni kimse bir şey yapamaz. Sakin ol ve anlat olur mu?" ellerini tutup öptü usulca. Korkut ise o an sadece ortalıktan kaybolmak istiyordu. Eğer anlatırsa Devrim durmazdı biliyordu. Ve onun yüzünden başına bir şey gelmesini istemiyordu.
"B-bir şey yok. Onla ile küsüz sadece" diye kestirip attı. Şu an anlatamazdı. Devrim inanmadı tabi.
"Bebeğim neden o an öyle tepki verdin? Kandırma beni anlat lütfen?"diye ellerini sıktı. Korkut kendini toparlayıp ayağa kalktı.
"Bir şey yok Devrim. Sen git. Ben onunla konuşurum."diye açıklama yaptı. Devrim kaşlarını çatıp ayağa kalktı.
"Ne gitmesi Korkut. Haline bak. Kireç gibisin. Konuş benimle"diye ellerini birleştirdi. Korkut ellerini çekip bir adım geriye çekildi. O adam gelirse anlardı. Ve bu durum onun için iyi olmazdı. Zaten içeriyken tehditleri diz boyuydu. Buna göze alamazdı. Asla alamazdı. Devrim'i geçmişi yüzünden kaybedemezdi. Yok asla anlatmayacak o pisliği buradan gönderecekti.
"Devrim git artık."diye sesini yükseltti. Mecburdu. Bir gün anlattığında anlayacaktı. Ama o gün bugün değildi. O adam yokken olmalıydı.
"Peki tamam. Gidiyorum istediğin gibi"diyerek kırgın bir şekilde bakıp kapıdan çıktı. Korkut arkasından dolu gözleri ile izledi sadece. Gelmeden bozmuştu huzurunu.
10 dakika sonra kapının çalması ile derin bir nefes aldı. Onu görmek istemiyordu. Ama ne diyeceğini de merak ediyordu. Büyük ihtimalle abisi de yanında idi. Yavaşça ayağa kalktı. Kapıya gelince nefes aldı. Nefesi göğsüne batarken kapıyı açtı. Gördüğü beden ile vücudu kasıldı. Hayatını karanlığa çeviren adam şu an 32 diş sırıtıyordu.
"Biz geldik oğlum. Babanı almayacak mısın içeri?"diye sırıttı. Onun o gülümsemesini soldurmak ve bir daha nefes almasını engellemek istiyordu. Denemişti ama olmamıştı.
"Bak abinde geldi"diye arkasına döndü. Abisine baktığında onu sert ve sinirli bir şekilde bakıyordu. Yutkundu ve geriye çekildi. Konuşup gitmeleri gerekiyordu.
"Bavulunu hazırla seni buradan götüreceğiz oğlum"oğlum kelimesini bastırarak söyleyen adam kazanmışlıkla gülümsedi. Korkut'un aksine yüzünde gülücükler eksik olmuyordu. Ve yavaş adımlar ile Korkut'un yanına gelip kulağına yaklaştı. Ve iğrenç kelimeleri fısıldadı.
"Seni bırakacağımı mı sandın bebeğim?Bundan sonra benimsin"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kara Oğlan
Novela JuvenilTamamlandı!! Hapishaneden yeni çıkan Korkut ile mahallenin abisi olan Devrim'in hikayesi...
