14

1.4K 103 67
                                        

" ne demek istediğini anlamıyorum gerçekten.  Her şeye sahipsin , mükemmel görünüyorsun,  mükemmel bir çevren var . Ben o mükemmellik kelimesini tamamlıyamıyorum. " Dedim sakince bende hala Ozan'a bakmaya devam ederken.

O ise göz temasını çekip derin bir nefes aldı.

" hepsi güzel bir göz boyamadır belki sadece. Sen ise öyle değilsin zekisin , çalışkansın , ayaklarının üstünde duruyorsun , çalışıyorsun."

" sende çalışıyorsun."

" benim ki senin çalışman yanında çalışmak sayılıyor mu?" Dedi hafif gülerek .

" iş iştir sonuçta."

" haftasonu bile çalışıyormuşsun öyle duydum ? Ailen pek yardımcı değil galiba." Dedi alakasız bir şekilde konu buraya nasıl gelmişti birden anlamamıştım.

Bir kaç saniye duraklayıp önüme döndüm.  Şimdi ne diyeceğim diye düşünürken

" özür dilerim çok özel oldu sanırım." Dediğinde onu mahcup ettiğim için kendime kızdım.

" Hayır sadece ailem yok." Diyebildim.

Ailem olmadığını Necmi ve patronum belki yanında bir kaç kişi daha biliyordu. Bu kısmı kimseye daha önce söylememiştim.

Aslında şimdide söylemek istememiştim ama Ozan'a olan zaafım onun kötü hissetmesini istemiyordu.

" ailem yok derken görüşmüyor musunuz?" Dedi olayı daha da çok deşerek.

" öyle değil ben yetiştirme yurdunda büyüdüm." Dediğimde tekrar bana doğru baktı.

Suratı şaşırmış gibi durmuyordu. Bu ifadesi dikkatimi çekse De umursamadım.

" aileni tanımıyorsun yani."

" Evet." Dedim bu konuyu daha fazla konuşmak istemeyerek.

" mükemmelsin deyince değilim diyorsun birde. "

" bu durumla alakası ne ." Dedim tekrar gülümsemeye çalışırak.

" Bilmem aileni tanımıyor olmak ,kendini bilmiyor olmak gibi sanki. Yani pot kırmaya çalışmıyorum ama zor bir şey  ve sen çok güçlü duruyorsun." Dediğinde

Soğuk havanında etkisiyle bir anda bir üşüme geldi.

Kendini bilmiyor olmak mı diye düşündüm içimden, Ozan ise üşüdüğümü fark edip

" her neyse canını sıktım zaten hemde benim yüzümden üşüdün , hadi içeri geçelim." Dedi

Bense sadece onu onaylamakla yetindim.

İçeri geçtiğimiz de kulağıma dolan uğultu rahatsız olmama sebep oldu. Burada daha fazla durmak istemediğime karar verip Ozan'a seslendim.

" Ozan yanlış anlamazsan benim başım ağrımaya başladı biraz . Ben artık gideyim istediğin başka bir zaman yine çalışırız."

" benim yüzümden gidiyorsun.  Özür dilerim ." Dedi birden yanıma doğru yanaşıp

" Hayır hayır gerçekten seninle bir ilgisi yok. Sadece başım ağrıyor ben gürültüde çalışmaya pek alışkın değilim de."

" ah anladım. Ozaman bir kaç gün sonra evde sadece ikimizken çalışırız.  Tabi hala beni çalıştırmak istersen." Dedi ve tatlı bir gülümsemeyle bana bakmaya başladı.

" tamam daha iyi olur. İyi geceler size." Diyerek eşyalarımı alıp kapıya doğru yöneldim.

Ozan 'da bana " iyi geceler ." Dedikten sonra yavaşca merdivenlerden indim.

imkansızHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin