Kırık Zamanlar

3.9K 124 229
                                        

BÜYÜK MAÇTAN ÖNCEKİ SON BÖLÜM. 200 VOTE
200 YORUM SINIRI VAR.
KİTAP HAKKINDA EDİT YAPILABİLEN VARSA BENİ ETİKETLEYEREK PAYLAŞABİLİRLER.

Ama bazı yaralar insanı hep geri çağırır

Anka duvara doğru tutundu. Birkaç saniye önce duyduğu cümle beyninde yankılanıyordu.

Evleniyordu, annesinin uğruna  çocukluğunu cehenneme çevirdiği adam İngiltere de kızına cenneti yaşatmıştı.  Üstelik şimdi yeniden evleniyordu.

Elini cebine atarak telefonunu çıkardı. Ezbere bildiği numarayı kaydederek mesaj bölümüne girdi. Birkaç saniye ellerini huzursuzca klavyenin üzerinde gezdirdikten sonra mesajı yazarak gönder seçeneğine dokundu.

Bazı soruların cevaplanması gerekiyordu. Bu belirsizlik her geçen gün Anka'nın aleyhine işliyordu.

Alena gözlerini birkaç saniye abisinin üzerinde gezdirdi. Sessizliği bozan Cihan "Birce'nin bu durumu nasıl kabullendiğini merak ediyorum"dedi.

Daha fazla dikkat çekmek istemeyen Anka salona gelerek Poyraz'ın sol tarafına oturdu.

Cihan'ı cevaplayan Alena "belki de büyüdüğünü kabullenmiştir"dedi.

Anka düz tutmaya çalıştığı ses tonuyla "neden istemiyor muydu Birce?"diye sordu.

"Bence Birce babasının evlenmesine karşı değildi. Babasının o kadınla evlenmesine karşıydı"dedi.

"Neden"diye sordu. İçi yana yana.

"Kadının babasının sevmediğini düşünüyor"dedi.

Diğer bir yanda aylar sonra oğlunu gören bir kadın vardı.

Beyaz iki ayağının üzerine çökerek oğlunun şapkasını taktı. Oğlu bu sırada minik elleriyle annesinin yüzüne düşen tel tel saçlarıyla oynuyordu.

"Beni özledin mi?"diye sordu. Eşi dolasıyla bazen oğluyla aylarca görüşemiyordu.

"Özledim"diyerek ellerini annesinin suçlarından çekerek cebine doğru attı. Çıkardığı kolyeyi annesine doğru gösterdi.

"Tokyo'dan senin için aldım takalım mı sana?"diye sordu.

Kocaman gülümseyen Beyaz kafasını olumlu anlamda salladı. Küçük çocuk annesinin arkasına doğru geçerek kolyeyi taktı.

"Teşekkür ederim"dedi.

Beyaz, kolyesini avuçlarının içine alıp parmaklarıyla nazikçe dokundu. Küçük, gümüş bir kolyeydi; ucunda ise minik bir yıldız sembolü vardı. 

"Çok güzel," dedi gözleri parlayan oğluna bakarak. "Bunu hep takacağım." 

Küçük çocuk, annesinin sözlerine gülümseyerek karşılık verdi. Sonra ellerini açıp ona doğru koştu ve sıkıca sarıldı. Beyaz, oğlunun kokusunu içine çekti, hasretle gözlerini kapattı. 

"Birlikte ne yapalım şimdi?" diye sordu Beyaz, oğlunun saçlarını okşarken. 

Çocuk, heyecanla cebinden bir kağıt parçası çıkardı. Üzerine kırmızı ve mavi kalemlerle çizilmiş bir resim vardı. Kendisi, annesi ve el ele tutuştukları büyük bir güneş... 

"Bugün seninle çok vakit geçirmek istiyorum," dedi. "Beraber dondurma yiyelim mi?" 

Beyaz gülümseyerek başını salladı. "Tabii ki, seninle her anım kıymetli." 

El ele tutuşarak dış kapıya yöneldiler. Sokak onları, birlikte geçirecekleri güzel bir gün için bekliyordu.Beyaz, kolyeyi incelerken hafifçe başını yana eğdi. Kolyenin yıldız sembolü parlıyordu ama bir şey garipti. Yıldızın tam ortasında çok küçük, neredeyse fark edilmeyecek bir nokta vardı. Ama Beyaz, bunun sadece tasarımın bir parçası olduğunu düşündü ve önemsemeden boynuna taktı. 

AMARİSBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin