Fotoğrafta Mehir ve Mehir'den gözünü alamayan Savaş var ❤
Oya & Bora - Sevme Zamanı
"Kendimi çok değişik hissediyorum. Ya anlaşamazsak?" diye sorduğum bilmem kaçıncı beyin yakan sorularımla Savaş'ı darlamaya devam ettim. Şu an bir kafede oturmuş, Oktay ve Beren'in gelmesini bekliyorduk. Daha doğrusu bekleyen bendim çünkü onlarla yeni tanışacak olan bendim. Oktay'la görüntülü arama sayesinde tanışmış olsak da ilk defa yüz yüze görüşecektik ve ben fazlasıyla gergindim.
Yeni tanışacağım için mi yoksa Savaş'ın arkadaşları olduğu için mi bilinmez ama acayip gergindim. Savaş ise benim aksime oldukça rahattı. Tabi rahat olurdu, yeni tanışan o değildi sonuçta, bendim.
"Güzelim sakin olur musun, lütfen. Bu kadar strese gireceğin bir durum söz konusu değil." dedi elimi elinin içine alarak. Elimin üstüne ufak bir öpücük bırakıp geri çekildi. Güven verircesine gülümseyerek bana bakmaya devam etti.
"Kolaysa gel sen ol," diye homurdanmaya devam ettim. Haklıydım çünkü benim arkadaşlarım olarak tanışacağı kimsem yoktu. İyi ki de yoktu. Kafa dengi birkaç kuzenim dışında tanışacağı kimse yoktu. Ha, bir de sevgilim olarak tanışması gereken annem ve babam vardı.
"Boşa dert ediyorsun kendine, Beren kafa kızdır. Seni hemen elti olarak beller, eminim."
"Gerçekten mi?"
Gülerek kafa salladı. "Evet, güven bana."
Elimi tuttuğu sıkarak arkama yaslandım. Biraz daha rahatlamış sayılırdım çünkü bana güven demişti. Ve bende ona güveniyordum. Hem beni sevmeyen insanlara karşı kendime yük olmayı bırakalı çok olmuştu.
Benim için önemli olan Savaş'tı. Gerisinin hiçbir önemi yoktu.
"Güveniyorum."
Elini tuttuğum elime bakıp güldü kısıkça. Yerinde dikleşerek kolunu omzuma attı. Bende anında kedi gibi sırnaşma modumu açıp sarıldım ona.
"Bende sana güveniyorum."
Kalbim yumuş yumuş, midemde kelebekler cirit atmaya başlarken gülümsedim. Şimdiye kadar fazlasıyla methedilen midede harekete geçen kelebekler yüzde yüz gerçekti. Hatta bana göre kelebek az kalırdı. Çünkü hissettiğim o duygu, kelebek gibi oldukça hafif bir hayvanla tanımlanamazdı.
"O zaman dönüşte arabayı ben kullanayım mı?" diye sordum aniden. "Araba senin köpeğin olsun." dedi hevesime karşı gülerek. "Ehliyetin yanında değil mi?"
"Yanımda, merak etme."
Cevap vermek yerine başımı daha çok göğsüne çekip saçlarımın üstüne art arda öpücükler bıraktı. "Yavaş ya, nefes alamıyorum."
Kolları yavaşça hafifletmişti ama hala kolunun varlığını hissediyordum. Ama hiç şikayetçi değildim aksine beraber olmaya başladığımız günden beri varlığından bile haberim olmayan temas bağımlılığım ortaya çıkmıştı.
Ve Savaş'ın da benden eksik kalan yanı yoktu.
"Oo çifte kumrular," Yanı başımızda gelen sesle kafamı göğsünden kaldırdım. Savaş da yerinde dikleştiğinde elimi tutarak ayağa kalkmıştı benimle beraber. "Hoş geldiniz." dedim heyecanla.
"Hoş bulduk, Mehir. Ben Oktay, tanışmıştık hatırlarsan." dedi elini bana uzatarak. Gülümseyerek uzattığı elini tuttum. "Evet hatırlıyorum, memnun oldum Oktay."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMŞU KIZI | Texting
Teen FictionYan blok komşusunun geceleri oynadığı oyunlara kendini çok kaptırmasından şikayetçi olan Mehir, komşusuna uyarı mahiyetinde mesaj atar. Arkadaşla iletişime geçtikten sonra artık yapacağı tek bir şey vardır: O da uykusuz geçirttiği günlerin hesabını...
