Fotoğrafta bizimkiler var ❤
Melike Şahin - Bedelini Ödedim
Gülüşünün bedelini ödeyen herkese...
Ortamda süren ölüm sessizliğini babam bir oraya bir buraya doğru giderek bozmaya çalışsa da olmuyordu. Abimle yan yana oturmuş ve başımızı yere eğmiştik.
Kaderde aynı ipten ölmek de varmış.
"Şimdi biriniz evleniyor, birinizin de sevgilisi var." dedi söylediklerine inanamayarak. "Ve ben bunu yeni öğreniyorum."
"En son babalar duyar ya babacığım, abimle ablam ondan şey etmişler sanırım." dedi Murat. Abimle aynı anda ona dönüp susmazsan ölürsün bakışlarımızı attık. Bak hele velede, nasıl da en küçük olarak cilveli cilveli yaklaşıyor babama.
Biri ona 17 yaşında ve erkek olduğunu söyleyebilir mi? Çünkü kendisini kız sanarak yavşıyor babama.
"Sus velet!"
"Cevap verin bana! Duyduklarım doğru mu?"
"Kime göre, neye göre babacığım?"
Murat'ın olur olmadık zamanda yine araya girmesiyle babamda dahil ona dönmüştük. "Murat!"
Babam bakışlarını Murat'tan çekip bize çevirdi. "Siz de anlatın çabuk! Benim bilmediğim ama sizin bildiğiniz ne var, ne yaşıyorsunuz anlatın!"
Babamın sesiyle yerimde sıçramıştım. Normalde asla bu kadar sesini yükseltmezdi. Normal tabi, bunca yıldır sap gezen kızının sevgilisi olduğunu, oğlunun evleneceğini duymak adamda kriz geçirttirme seviyesine getirdi.
Abim bana daha da yaklaşıp elini sırtıma yerleştirdi. Aşağı yukarı yavaşça sırtımı sıvazlamaya devam ederken bir yandan da anneme kaş göz yapıyordu.
Annem de ayağa çoktan kalkmış ve babamı yanına oturtmaya çalışıyordu. "Canım, tamam sakin. Gel otur konuşalım."
Babam sinirle bir nefes alıp annemin yanına oturdu ve başını ellerinin arasına aldı. Birkaç dakika babamın sakinleşmesini bekledik. Babam hep böyleydi, sinirleyken onu konuşturmazdık çünkü kendini zerre miktarı tutamazdı. Zira en büyük örneği az önce bağırmasından anlamıştık.
"Tamam, sakinim. Şimdi ne olduğunu tane tane anlatın." dedi sakince. "Öncelikle duyduklarım doğru mu?"
Abimle aynı anda birbirimize bakarken onayladım babamı. Benimle aynı anda abimde onaylarken şokla abime döndüm. "İnanamıyorum sana abi. Sen bana kız arkadaşın olduğunu söylemedin mi?" dedim kırgınlıkla.
"Güzelim, annem beni yakalandığı için öğrendi. Sana anlatacaktım ama gördüğün gibi şu an sorgudayız."
"Yani yeni mi?"
"Evet, ciddiye binmeden söylemek istemedim." Bir de ciddi olup olmadığına karar verip söyleyecekmiş. Neyse, dua etsin de şu an bende sorgudaydım. Sonra ilgileneceğim abiciğim seninle.
"İkinizde susun ve bana cevap verin." dedi babam aramıza girip. "Mehir, senin sevgilin mi var?"
Utana sıkıla başımı salladım. Bakışlarım yerdeki halıda gezinirken babam oturduğu yerden kalktı. Birkaç adımda yanıma geldi ve çenemden tutup başımı kaldırdı. "Kaldır başını, sen utanılacak bir şey yapmadın. Sadece sevdin. Bundan utanma ve benden de sakın korkma, tamam mı meleğim?"
Az önce bağıran o değilmiş gibi şimdi de kalbimi yumuş yumuş etmişti. Zaten bir önemi yoktu bağırmasının çünkü sinirle yaptığı bir hareket olduğunu biliyordum.
Babam yanıma oturup ellerimi elinin arasına aldı. "Anlat güzel kızım, kim çaldı kalbini?"
Bir gün içerisinde hem sevgilim olmasını öğrenmesini geçtim acaba bir de o kişinin hemen burnunun dibinde, kardeşi olarak gördüğü adamın oğlu olduğunu da öğrense ne derdi acaba?
Tereddütle anneme döndüm. Güven verircesine gülümseyerek onayladı. "Savaş baba."
"Ne oldu? Çıkması beklenen savaş çıktı mı sonunda? Ne alakası var bunun senin erkek arkadaşınla?" demesiyle abim ve annem gülmüş. Murat şaşkınlıkla bana bakmıştı.
"İnanamıyorum size, siz Savaş abiyle sevgili misiniz?"
Babamın yüzünde devam eden alaycıl gülümseme Murat'ın dediğiyle solarken bu defa o gülmeye başlamıştı. "Servet'in oğlu olan, Savaş mı?"
Babam, annem ve bana bakıp itiraz etmemizi beklerken ben maalesef ki yine onayladım. Babamın yüzünde mimik oynamazken gergince ellerimle oynamaya başladım.
"Seviyor musun onu?"
Buraya oturduktan sonra sanki lal olmaya söz vermişim gibi tekrar başımla onayladım. "O da seni seviyor mu?"
Yine başımla onayladım. "Peki ne zamandandır birliktesiniz?"
Buna artık başımla onay veremeyince zihnimden hesap yapıp cevapladım sorusunu. "İki ay olacak."
"Güveniyor musun ona?"
"Evet, baba." Bir süre yine sessizliğe bürünürken odadaki saat bile dönmeyi durdurmuştu sanki. Murat bile heyecanla babamın tepkisini beklerken ben acaba bundan sonra ne olacak diye düşünüyordum.
"Gelsin tanışalım," dedi babam. "Ama geçen günkü gibi çiçek çikolatayla gelmesin."
İstemsizce güldüğümde babamda gülmüş ve beni kendine çekip sarılmıştı. "Güzel kızım benim, büyümüş de sevgilisi oluyor." dedi gülerek. "Hani benden başkasına aşık olmayacaktın Mehir?" Ani duygu değişimiyle güldüm.
"Baba bu konuda çok haklısın bak, sözde küçük hanım bizden başkasına aşık olmayacaktı ama bak olduğumuz yere. Savaş herifine aşık olmuş." diye araya girdi abim. Babam başta gülse de sonra kaşlarını çatmıştı. "Sen hiç konuşma Mirza. Ne bu evlilik mevzusu?"
"Ne evliliği baba Allah aşkına ya? Annemin abartması o." dedi abim rahatça. Allah, abimi alana yardım etsin gerçekten. "Evet seviyorum ama tak diye de evlenilmez ki."
"O zaman getir tanışalım bakalım kızımızla." dedi annem. "Kimlerden, ne iş yapıyor, kaç yaşında, adı ne?" diye de sıraladı sorularını.
"Öncelikle sakin ol anneciğim," diye söze başladı abim. "Adı Seren. O da benim gibi doktor hatta aynı bölümdeyiz, o şekilde tanıştık. Bu durumda benimle yaşıt olur herhalde."
Harika gerçekten, sevdiği kadının doğum gününü bilmiyor. "Abi şaka mısın ya? Yengemin doğum gününü de mi bilmiyorsun?" diye sordu Murat.
"Biliyorum tabi ki." Oh şükür, bir an onu da bilmiyor sanmıştım. "Sadece yılını bilmiyorum."
"Yalnız o değil de yaşlanmışız be Melda'm." dedi babam efkarlanıp. "Mirza, Mehir hepsi gidiyor ellere. Bir Muradım kalıyor diyeceğim ama o da aynı ablası ve abisi gibi. Bu da bizi terk eder gider."
Konu nereye gidiyordu bilmiyordum fakat iyi bir yere gitmediği kesindi. "Ben hep demiştim dördüncü de olsun diye ama sen hayır dedin hep."
Babamın dedikleriyle üçümüzün gözlerini fal taşı gibi açılırken aynı anda oturduğumuz yerden fırladık. Abimle aynı yöne gitmeye çalışırken birbirimize çarpmış ve geri yerimize oturmuştuk. Ama olduğumuz yerin yanlışlığından tekrar ayağa kalkmıştık. Bu defa abim beni de beraberinde belimden tutarak salondan uzaklaştırırken annemle babamı gerimizde bıraktık.
İyisiyle kötüsüyle Savaş'ı herkes öğrenmişti. Böyle öğrenmelerini istemesem de olan olmuştu. Ve belki de olması gereken, hayırlı olan buydu.
Sonunda herkes öğrendi bizimkileri, yalnız böyle de yazınca sanki çok bekledik de söylemeleri için gibi oldu fghjkjh
İyi günler ❤
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMŞU KIZI | Texting
TeenfikceYan blok komşusunun geceleri oynadığı oyunlara kendini çok kaptırmasından şikayetçi olan Mehir, komşusuna uyarı mahiyetinde mesaj atar. Arkadaşla iletişime geçtikten sonra artık yapacağı tek bir şey vardır: O da uykusuz geçirttiği günlerin hesabını...
