54.Bölüm

1K 57 5
                                        

Fotoğrafta Mehir ve Savaş var.

Raviş - Güzel Kadın

Keyifli okumalar...

Elime aldığım bilmem kaçıncı yaprağın içine harçtan doldurup güzelce sardım. Annemle akşam yemeğini hazırlıyorduk ve menüde yaprak sarma vardı.

Annemle bir yandan sohbet ederken bir yandan da tencereyi dolduruyorduk. "Savaşla aranız nasıl? Nasıl gidiyor?" diye soran annemle başımı tencereden çekip ona döndüm.

"Güzel gidiyor anne, şu an burada olmaması dışında." Savaş, geçen hafta derslerinden dolayı üniversiteye dönmüştü. İlişkimizin dördüncü ayına girmek üzereydik. Sınav da yaklaşıyordu ve stresten bayılacak gibi oluyordum. Her akşam görüntülü konuşuyorduk, gün içinde dersten fırsat bulduğumuz ilk an mesajlaşıyorduk ama yeterli gelmiyordu.

Ayrı kaldığımız bu bir buçuk haftada onu çok özlemiştim.

"Keyfen gitmedi ya kızım, sabırlı ol." dedi annem. Ona göre hava hoştu tabi. Babamla yaklaşık 28 yıldır bir aradaydılar. "Bu tür ayrılıklar birbirinizin kıymetini anlamanıza yardımcı olur."

"Ama özlüyorum." dedim sızlanarak.

Güldü bu halime. "Sen bu gidişle abinden önce evlenirsin kesin." dedi gülerek. "Bak sakın ha, babanın yüreğine iner yavrum."

"Saçmalama anne, okul bitmeden olmaz. Hem bu benim açımdan tek taraflı olur olmaz denilecek bir şey değil. İki tarafında rızası lazım."

"Biliyorum kızım," Elindeki yaprağı sarmaya devam ederken çalan zil ve hemen ardından gelen kapı sesiyle yerinde dikleşti. Ayağa kalkacakken girişten abimin sesi duyuldu. "Benim annem, elin doluysa kalkma sakın."

Annem rahatlayarak tekrar yerine oturup sarmaya devam etti. "Geldi eşek sıpası." diye mırıldandı annem. Dediğiyle aniden güldüğümde aynı anda içeri abim girmişti. "Ne yapıyorsunuz hanımlar?"

Annemin yanına giderek yanağını sulu sulu öptü. "Sultanım, nasılsın?"

Annem ters ters ona bakarken cevapladı. "İyiyim eşek sıpası, sen nasılsın?" Abim ona dediği tabirle kaşları çatıp sordu. "Ne yaptım da eşek sıpası oldum, anne?"

"Şu anlık bilmiyorum ama eminim yapmışsındır bir şeyler." dedi annem. Daha çok gülmeye başladığımda abim bana ters bir bakış atmıştı. Bu haline daha çok gülesim geldiğinde elimle ağzımı kapatıp kafamı diğer tarafa çevirmiştim.

"Abi anneme artık nasıl bir şok yaşattıysan, korkuyor artık." dedim gülmemi bastırırken. "Kadın her an gelip de 'baba olacağım' demenden korkuyor."

"Tövbe tövbe, ne babası ya?" dedi abim şokla. Hepimiz abimin aile kurmaya bu denli büyük bir adım atmayacağını biliyorduk çünkü biliyorduk. Abim abimdi işte. Akrabalık adlarını daha tam anlamıyla bilmeyen bir insandı kendisi.

"Neyse ya, ne ara beni evlendirdiniz de baba ettiniz anlamıyorum." dedi abim yerinden kalkarken. Yanıma gelip yanaklarımı sıkıştırınca ters ters suratına bakıp somurttum. "Abi bırak yanaklarımı."

"Özledim kız, sus. Abiye terslenmez." Bu defa yanaklarımı art arda öpmeye başladı. "Kardeş değil bal, bal." dedi gülerek. Bu sevecenliğine annem de bende gülerken son kez saçlarımın üstüne bir öpücük bıraktı. "Güzelim benim."

Elimde sardığım sarmayı gülerek dudaklarına yasladım. Zevkle uzattığım sarmayı yerken yanağımdan bir makas alarak çıkmıştı mutfaktan.

KOMŞU KIZI | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin