22

101 11 12
                                        

"Ne zaman olduğu-hakkında en ufak-bir fikrin..- Harry izin ver!"
Sarışın çocuğun kızaran yüzüne Harry sırıttı. Art arda gönderdiği lanetlerini kesip düşen çocuğa elini uzattı.

"Dalmışım.''
Draco bu söyleme gözlerini devirirken dudaklarını araladı.

"Merhamet,Prens.''
Harry kıkırdarken başını onaylamaz bir şekilde salladı.

"Babamın oğluyum. Merhamet bizde ne gezer?''
Draco üzerini düzeltirken Harry onun için masaların üzerinde bulunan bez parçasını aldı. Sarışın çocuğa fırlatırken çocuk havada yakaladı. Bezi kanayan dudağının kenarına bastırmadan önce söz aldı.

"Söyle babasının oğlu..ne zaman olacak bu siktiğimin saldırısı?''
Harry omzunu silkerken üzerindeki düello giysinin deri ceketini askıya astı. Üzerinde sadece kollarını katladığı beyaz gömlek ve siyah kumaş pantolun kalmıştı. Onun aksine Draco ise siyah bir gömlek ve siyah pantolunuyla kabinden çıktı.

"Baya iyisiniz,çocuklar. Istatistiklere bakalım mı?"
Harry babasına karşı başını onaylarcasına sallarken James elinin tersiyle açtığı portala bakındı. Harry önce Draco'nun performansını okumaya başladı.

"Malfoy..Boyunuz 1.80 ama kilonuz 60 bandında. Ideal olarak kilonuz en fazla boyunuzdan 100 cm çıkarılmış kadar olmalı. Sizden birden 20 kilo almanızı isteyemem ama en azından 70'i görebilmelisiniz. Mide sıkıntınıza göre revirde bir program hazırlamalısınız. Madam sizi bekliyor olacak...Digerlerine gelecek olursak baya iyisiniz. Hücumda baskın olmak istiyorsun ama tekrar kas gücüne bağlı olarak eksik kalıyorsun. Savunmada daha iyisin. Düelloda iyi laf yapıyorsun. Bu karşındakini oyalar. Ama laf yapacağım diye boşluk veriyorsun..Harry seni üç defa sol göğsünün altından hedef almış."
Draco başını onaylarcasına sallarken fısıltı kadar sessiz bir şekilde söz aldı.

"Benden kaynaklı değil. Karşımdaki fazla babasının oğlu.''
James buna sırıtırken söz aldı.

"O vakit o babadan ihtiyacımız olanı bulmak da sana düşer."
Draco başını onaylarcasına sallarken James Potterın elindeki raporu doldurmasını izledi.

Düello dersleri okulda ilk kez işlenmesine rağmen çok profesyonelce yürütülüyordu. James Potter bir salonu bir hafta vahşi bir ormana diğer hafta kabinlerden oluşan labirente çeviriyordu. Bu hafta sadece kabinlerle sınırlı kalmıştı. Aralardaki ses geçirmez duvarlar sayesinde kimin kimle rekabet edildiği bilinmezdi. James Potterın ilk kuralı buydu. Yenilen kişiyi paylaşarak küçük duruma düşürülmeyi engelliyordu.

"Seni yorumlarsam canımdan olmam değil mi?"
Harry babasının dedikleriyle kıkırdarken kaşlarını havalandırdı.

"Cesaretin varsa dene."
James kaşını kaldırarak meydan okumayı kabul ederek Harry'in performansını açarken Harry gördüğü sayılara sırıttı.

"Hücum da iyisin. Savunmada da...Boyun 1.84 ve kilon 80..eh işte. Kas oranın da fena değil. Ağzın iyi laf da yapıyor denebilir. Asanı da baya sıkı tutmuyorsun bu da iyi. Yani iyi dediğime bakma vasatın bir tık üstü."
Harry babasına karşı kahkaha atarken söz aldı.

"Hak yiyorsunuz,Profesör!"
James sırıtırken dudaklarını araladı.

"Gerçek böyle Mr.Potter...Beğenmiyorsanız babanıza yazabilirsiniz-"

"James Amca!"
Harry babasının sözünü kesen cırtlak sese gözlerini yumdu.

''Amcana da senin babana da..''
Jamesin çağrıldığı yere doğru ilerlemesini izlerken Harry tersi yönde hızlandı.

"Yavaş be! Neyden kaçıyoruz?''
Aralarında mesafe bırakarak konuşan Dracoya karşı Harry cevap verdi.

"Maria. Kılkuyruğun kızı. Babamla babasını yan yana görmemiş ama egosunu kabartmak için yıllardır tanışıyormuşuz gibi davranıyor. Sinir bozucu."
Draco iç geçirirken dudaklarını birbirine bastırdı.

Different ChoicesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin