"Özür dilerim."
Harry kıvırcık kıza bakamaz durumdaydı. Biraz önce kızın elini kavradığı masada simdi ellerini kendine doğru çekmişti. Baş parmağını yumruğu üzerinde gezdirirken Hermione öne doğru uzandı.
"Senin kabahatin yok,Harry."
"Korkuttum seni."
Yeşilliklere bakmak icin kafasını eğerek kahvelliklerini yeşilliklere dikti.
"Beni korkutmak için daha fazlasına ihtiyacın var."
Harry buna dayanamayarak sırıtırken Hermione onun yumruk yaptığı elini kendi eliyle açtı. Harry'in avuçlarına ellerini alırken Harry söz aldı.
"Deneyeyim mi?"
"Kaşınıyorsun.''
Harry buna kıkırdarken Hermione soluğunu bıraktı. Harry'in yüzünü ifadesiz görmeye alışık değildi. Alışmak da istemiyordu.
"Daha yeni tanıştığımızı öne sürdüm ya..Unut onu. Yani o yoldayken aynı anda tanışabiliriz."
"O yol kavramını açsana. Anlayamıyorum."
Hermione omzuna vurarak kızaran yüzünü gizledi. Harry bununla beraber kaşlarını çattı.
"Cesaret binanın temel özelliği Granger,utanmalısın."
Hermione gözlerini kısarken tek kaşını kaldırdı.
"Beni baştan çıkarmaya çalışıyorsun."
Harry yüzüne eğilmiş olan kıza karşılık yeşilliklerini kızın dolgun dudaklarından zorlukla alabildi.
"Çıksana?"
Harrye bakarken bu sefer kıpkırmızı olan yüzünü gizleyemedi. Allık olan yüzüne bakarken baş parmağıyla kızın kızaran yanağını okşadı.
"Sen cesur ol.''
Harry kıza karşı sırıttı ve dudaklarını araladı.
''Seviyorum seni.''
Kız duyduklarıyla tekrar bakakaldı. Meydan okumasını çocuğun hemen kabul etmesini beklemiyordu.
"Tamam,ben de hayli hayli söyleyebilirim-"
Sözünü kesen tıka basa dolu dukkanda tahta kapının sertçe açılmasıydı. Kapı yerinden sökercesine açanın gövdesi içeri girerken çoğu öğrenci oturdukları sandalyeden hızla kalktı.
"Korkuttum mu?"
Hırlarcasına pürüzlü çıkan sese karşı Harry Hermione'nin önüne geçerken söz aldı.
"Bu kadarı yeter mi?"
Çatık kaşlarıyla elini beline atarken asasını kavradı.
"Dükkânımdan çıkmanızı rica ederim."
Yaşlı adam omzuna elini sildiğo havluyu asarken ondan metrelerce uzun olan adama eğildi.
"Ricanı zevkle görmezden geliyorum,bayım.''
Adamın kibar sesini alayca taklit ederken adam dişlerini sıkarak söz aldı.
"Izin ver,çocuklar çıksın. "
"Aynı zevkle izin vermiyorum.''
Aynı anda yaşlı adamın boynunu kavrayarak hızla havaya kaldırırken birkaç masadan büyük çığlıklar duyuldu.
Köyün dışından gelen çığlıklar ve etrafı çeviren alevlerin sesi içeriyi dolduruyordu. Kalabalık öğrenciler panik içinde konuşuyordu. Yaşlı adamın boğulmasına karşı Harry öne çıktı.
"Onu bırak."
Yaşlı adam boynunu kavrayan elini Harrye doğru kaldırarak geri çekilmesini isterken yaratığın dikkati cocuğa çevrilmişti. Yüzünde pis bir sırıtış dağılırken Harry asasını çıkardı.
"Oğluna acı çektirmekten neden zevk aldığını anlayamayacağım."
Harry zihninin derinliklerinden sadece yüksek bir kahkaha duyarken gözlerini arkasındaki kıza çevirdi. Hermione de onun gibi asasını çıkarmışken Harry fısıltıyla söz aldı.
"Geride dur."
Hermione bunu red etme fırsatı bulamadan Harry ileri atıldı.
"İncendio!"
Harry okulun bu yıllık verdiği izinle çocukların yanında asalarının olmasına şükretti. Yaratık üzerine gelen büyüden korunmak için hiçbirşey yapmazken yaşlı adamı sertçe yere bıraktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
General FictionYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
