"Crucio!"
Harry'nin fırlattığı lanet, ofisin içindeki değerli eşyaları paramparça eden bir şiddetle fırladı. Dumbledore, sihirli bariyerler kurarak laneti savuşturdu. Harry'nin aklında Hermione vardı; bu iş ne kadar çabuk biterse, o kadar güvende olurdu.
Dumbledore, asası olmamasına rağmen, inanılmaz bir hızla odadaki antik eşyaları büyülü mermilere dönüştürdü. Bir el hareketiyle, masanın üzerindeki Pensieve, kristal bir ok gibi Harry'ye fırladı. Harry, son anda eğildi.
"Sectumsempra!"
Harry, lanetleri art arda fırlatıyordu. Dumbledore, büyü gücünü kullanarak bir koruyucu kalkan yarattı, ancak lanet, Dumbledore'un cüppesinin bir kısmını kesip attı.
"Harry, bu senin yolun değil!"
diye bağırdı Dumbledore, ama sesi Harry'ye ulaşmıyordu.
Harry, sinirle alnından dökülen teri sildi.
"Expulso!"
Lanet, ofisin şöminesinden kalkan devasa bir taş bloğu Dumbledore'a doğru fırlattı. Dumbledore, bloğu havada durdurdu, ama bu onu yavaşlattı.
O an, Dumbledore, Harry'nin zihnine sızdı. Zihnefend saldırısı, bir buz baltası gibiydi. Harry'nin gözleri anlık bir acıyla karardı. Harry, Hermione'nin yüzünü düşünerek acıya direndi ve bir karşı lanetle zihnini kapattı. Bu, Harry'nin sol koluna Dumbledore'un zihinsel gücünün yol açtığı yakıcı bir acı bıraktı. Kolu, kızarmış demirle dağlanmış gibi yanıyordu. Harry, bir anlığına sendeledi, acıdan bir inilti dudaklarından kaçtı.
Çatışma, katları paramparça ederek devam etti. Merdivenlerin çöküşü, koridorların yarılması... Harry, son gücüyle bir Reducto laneti fırlattı. Lanet, Müdür Yardımcısı ofisinin kapısını ve duvarlarını havaya uçurdu. Dumbledore, bu patlamanın etkisiyle geriledi.
Giriş katında, düello nihayet doruğa ulaştı. Her ikisi de ağır yaralıydı.
Harry, titreyen eliyle asasını zorlukla tutuyordu. Yüzünden ve alnından akan kan, cüppesini ıslatmıştı. Sol kolundaki derin yanık acısı, kalbindeki nefretin bile üstündeydi. Her nefes alışı, ciğerlerine saplanan bir bıçak gibiydi.
"Düelloda iyi olduğunu söyleyebilirim, Potter. "
Dumbledore da bitkindi. Gözlerinin altı morarmış, yüzündeki kırışıklıklar derinleşmişti. Sihir gücünü aşırı kullanmaktan vücudu titriyor ve bir elini göğsüne bastırıyordu.
"Daha iyiyimdir, soluklanınca.. "
Harry, son bir hamle denedi. Bir Sersemletme Laneti (Stupefy) fırlattı, ancak Dumbledore, son gücüyle kendini yere bıraktı ve lanet, arkasındaki heykeli parçaladı. Dumbledore, hızla ayağa kalkmaya çalışırken, Harry bir Lanetli Tuzak Büyüsü fırlattı. Dumbledore sendeledi, koruyucu büyüsü kırıldı ve duvarlara çarparak yere yığıldı.
Harry, asasını kaldırdı, son darbeyi vurmak üzereydi.
Tam o anda, Voldemort sahneye girdi. Voldemort'un gözleri, yerdeki Dumbledore'a ve kanlar içindeki, sol kolu yanmış oğluna kaydı.
Voldemort'un gözleri kırmızı bir parıltıyla aydınlandı. Öfkesini gizleyemiyordu.
Yerde yatan Dumbledore, son bir gayretle kafasını kaldırdı ve alaycı bir şekilde Voldemort'a gülümsedi.
"Tom Riddle, oğlun biraz kötü görünüyor, değil mi? Anlaşılan, ona yeterince 'sevgi' göstermemişsin. Bu çocuk, beni yenmek için canını feda edecek kadar acı çekmeli miydi?"
Voldemort'un yüzü, saf bir öfke ve gurur karışımıyla gerildi. Bakışlarını Harry'den Dumbledore'a çevirdi.
"O kadar hortkuluğun varken.."
dedi Voldemort, sesi inanılmaz derecede sakin ama ölümcül bir ton taşıyordu.
"Ona rağmen seni bu kadar zayıf düşürmüş... Gerçekten benim gücüme denk, ve muhtemelen daha üstü."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
Fiksi UmumYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
