Harry'nin Laneti almasının üzerinden iki ay geçmişti. Riddle Malikanesi'nin lüks yatak odası, loş büyülü ışıklarla aydınlanıyordu. Harry, koca bir yatakta hareketsiz yatıyordu; göğsündeki yara izi, artık koyu mor bir renge dönmüştü.
Yanındaki sandalyede, Hermione Granger uyukluyordu. Gözlerinin altı, uykusuzluktan mosmordu, saçları dağılmış ve cüppesi kırışıktı.
Kapı yavaşça açıldı ve Draco Malfoy, elinde bir fincan sıcak içecekle içeri süzüldü. Draco, Harry'ye baktı, yüzüğünü kontrol etti: soluk siyah rengi hâlâ aynıydı.Hermione, başını kaldırıp Draco'yu gördü.
"Draco. Hoş geldin."
"Ne kadar hoş bulabilirsem o kadar hoşbuldum."
Kıza döndü.
"Aynı mı? "
"Aynı."
Hermione konuyu değiştirmek istedi.
"Nasıl dışarısı?"
diye fısıldadı Hermione, sesi yorgunluktan çatlıyordu.
"Sakin. Severus, Malikanede herkesi oyalamayı başarıyor. Sen nasıl hissediyorsun, Hermione?"
Draco, fincanı komodinin üzerine bıraktı.Hermione, Harry'nin elini tuttu. Parmaklarındaki yüzük, kilitlenmiş bir umut gibi parlıyordu.
"Dürüst mü olayım? "
"Mümkünse.. "
"Umutsuz hissediyorum. Bunu hissettiğim için bile kendime çok kızıyorum.. Onu özledim, Draco. Sesini, o aptal sırıtışını bile..." Hermione, Harry'nin parmağını okşadı.
"Bazen nefes alıp almadığını kontrol etmek için saatlerce bekliyorum. Bazen yanlış anlayıp nefes almadığını sanıyorum. Onu kaybettiğimi bilirken Potterlardan biri gelip beni ondan uzaklaştırıyor. Harry'nin beni delirtiğini düşünüyorlar. Çok geç anladılar. "
Draco, sandalyeye yaklaştı ve Hermione'nin omzuna nazikçe dokundu. İkisi de Harry'ye değer veriyordu; bu ortak acı, aralarındaki eski düşmanlığı silip süpürmüştü.
"Bak, Hermione. Bizler, bu işi halletmek için her şeyi araştırıyoruz. Sen de dinlenmelisin. Yoksa Harry uyanınca seni bu kadar yorgun gördüğüm için oğlumu babasız bırakabilir."
Hermione, bu acı tatlı espriye karşı zayıfça kıkırdadı.
"Yapabilirdi. O kadar drama kraliçesidir ki."
Bir anlık gülümseme, yerini hızla endişeye bıraktı.
"Bebeğin... cinsiyeti belli oldu mu?"
"Şimdilik tahmin. Ama umarım şifacılar yanılıyordur. Kız olmasını istiyorum."
Hermione başını salladı.
"Annesi... Astoria dünden daha iyi mi?"
"Bulantıları geçti. Tabii kardeşimin doğumu onu korkuttu. "
Hermione sırıttı.
"Ona alışabildin mi? "
"Asla."
Hermione kıkırdadı.
"Harika bir aile olacaksın."
"Ailemi de beni de dert etme, kendine odaklan. Anlaştık mı?"
dedi Draco, biraz sertçe.
"Hayır, Harry eder."
Hermione, gözlerini Harry'den ayırmadı.
"Senin iyi olmanı istiyor.En yakın arkadaşının da... İyi olmasını istiyor ve ben bundan emin olacağım.."
Draco, derin bir iç çekti. Konuyu değiştirmek için parşömene uzandı.
"Sınav sonuçlarına baktın mı? Büyücülük dünyasının en zeki öğrencisisin. Tabii zarfları açmaya üşenen bir deha.."
"Ne önemi var ki artık?"
"Elbette var."
Draco, sesiyle Hermione'yi kendine getirmeye çalıştı.
"Kariyerini üst düzeylere çıkarabileceğini biliyorsun. Lordumuzun yönetiminde sana yardım edebilirim..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
General FictionYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
