24

98 12 22
                                        

Lily ve Jamesin kaldığı Profesörler icin ayrılan odanın beyaz perdeleri ve revirden getirilen ilaçların kokusu, içerideki kasveti daha da belirgin kılıyordu. Harry, yatağında hareketsiz yatarken Madam Pomfrey hızla onun omzundaki ciddi yanığı muayene ediyordu. Bir köşede James, Lily, Sirius ve Remus kendi yaralarını bandajlarla kapatmaya çalışırken sessiz bir öfke içinde birbirlerine bakıyordu. Kızıl ikizler Madamın korkusundan sessizce not almakla yetişmiyorlardı.

Madam Pomfrey sinirine hakim olmaya çalışarak söz aldı. “Omzundaki yanık çok derin, Potter. İyileşmesi zaman alacak. Ve bu yalnızca fiziksel yaralar için geçerli. Biraz sakin kalman gerekiyor. Hepiniz için geçerli bu!”

Harry’nin yüzü solgundu ancak gözlerinde hâlâ inatçı bir kıvılcım vardı. Madam Pomfrey, ellerinde bir dizi iksir şişesiyle James ve Lily’ye döndü.

“Her biriniz bu iksirleri düzenli alacaksınız. Yaralarınız iyileşirken fazla hareket etmemelisiniz. Potter ailesi olarak siz bile iyileşme sürecine karşı bağışıklıklı değilsiniz.”

Sirius ve Remus’a doğru baktı.
“Ve siz ikiniz. Özellikle siz! Bu kadar derin kesiklerle savaş alanında olmamalıydınız. Neyse ki o..kim-olduğunu-bilirsin-sen ihtiyaciniz olanı okula bağışladı. Yine de bu orada olmanızi açıklamaz. Ama tabii... kimseyi dinlemiyorsunuz.”

Kadın o kadar sinirliyken her birine gözlerini dikti.
"Sizler yedinizde neydiniz ki yetmişinizde o olasanız! Hele oğlunuz ne olacaktı! Suç bende..Bu haylazların çocugu nasıl aklı başında olurdu ki! Şu güzelim kızımı da kendinize benzettiniz."

"Pomfrey..."
Siriusa dönmedi çünkü dönerse onun sulu bakışlarına kanacağını biliyordu.

"Iyi geceler!"
Madam Pomfrey ilaçları hızla masanın üzerine bıraktıktan sonra odayı terk etti. Ancak arkasında bıraktığı sessizlik, bir patlamanın habercisi gibiydi.

"Haklı kadın..çektirmedigimiz kalmadı."

"Bu durumdayken onun sözleri sikimde değil,Pati.."
Sirius ve Remus arkadaşlarından duydukları ile kaşlarını çattı. Lily küfürden hoşlanmayan biri olduğu için Jamesin evlendikten sonra yarım kalan terbiyesini vermişti. Yani ikili onunla bu konuda dalga geçiyordu. Ama hem Jamesin hem de Lilyin buna takilmamasi ile ikisi de durumun ciddiyetini kavradı.

Madam Pomfrey’nin çıkışıyla birlikte James, Lily, Sirius ve Remus hızla Harry’ye döndü. James, kolundaki kanlı bandajı sert bir hareketle düzeltti. James öfkeli bir tonda söz alırken Remus hizla onun yeniden kanayan omzuna ilerledi.

“Ne yapmaya çalıştığını zannediyorsun, Harry? Dışarıda liderlik yaptığını sanıyorsun ama tek yaptığın kendini tehlikeye atmak oldu! Az daha hepimizi mahvedecektin!”

Harry, yatağında doğrulmaya çalıştı ama omzundaki acı yüzünü buruşturmasına neden oldu. Yine de gözlerini babasınınkilerle buluşturdu. Yüzündeki acı Jamesi yenemedi ama Sirius kendi yaralarıyla yavaş da olsa vaftiz oğlunun yanına geçti. Çocuğun yastığını düzeltirken Sirius söz aldı.

"Hiçbirimiz iyi değiliz. Sonra konuşuruz."

"Hayır,Siri. Şimdi tam zamanı-"

"James!"
Sirius Harry'in onun koluna tutunmasını göz ardı ederek arkadaşına dönerken James de eş zamanlı ayağa kalktı. Bu büyüyle kapatılan yarasını açarak omzunun tekrar kana bulanmasına neden olurken James bunu takmadı.

"Benim oğlum bugün ölebilirdi,Black! Ben bugün uğruna kendimi kaybettiğim oğlumu kaybedebilirdim! Hem de niçin? Tarihin en uzun iskence laneti rekorunu kırdığı için! Orada kendini kaybeden Regulus olsaydı bu kadar sakin karşılamazdın,emin ol."

Different ChoicesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin