Uzun, maun bir masa etrafında, Avrupa'nın önemli ülkelerinin Muggle Bakanları ve Büyülü Dünya'nın delegeleri oturuyordu. Masanın başında, artık Prens değil, Örgüt Lideri sıfatıyla oturan Harry Potter vardı. Siyah, özel dikim cüppesi ve doğal otoritesi, masadaki herkesten farklı bir ağırlık yayıyordu.
Harry'nin sağında, her zaman olduğu gibi Draco Malfoy oturuyordu; soğuk, resmi ve Muggle siyasetini Harry'den daha iyi bilen bir sözcü.
Tartışma, Büyülü Varlıkların Muggle yasalarında korunması ve gizlilik yasasının tamamen kaldırılması üzerineydi. Birleşik Krallık Muggle İçişleri Bakanı, Lord Ashton, itiraz ediyordu.
"Sayın Malfoy, anlıyoruz, Büyücülük Evreninin ifşası kaçınılmaz. Ancak, Muggle yasalarını, ejderha mülkiyeti veya Yasak Affedilmez Lanetler gibi konulara uyarlamamız beklenemez. Bu, ulusal güvenliğimizin ihlalidir!"
Draco Malfoy, alaycı bir soğuklukla yanıtladı.
"Lord Ashton, Muggle yasalarının Büyücü yasalarına uyarlanmasını beklemiyoruz. Büyücü yasalarının üstünlüğünün uluslararası düzeyde tanınmasını bekliyoruz. Bizim dünyamız gizlenmediği sürece, yasalarımızın da gizlenmesine gerek kalmaz."
Ashton, öfkeyle Harry'ye baktı, ama Harry, sakin bir şekilde parmağındaki yüzüğü çeviriyordu.
"Sayın Potter, bu örgüt, Karanlık Lord tarafından kuruldu. Sizin burada yasal üstünlük talep etmeniz, tehdit olarak algılanıyor. Muggle toplumu, sizin otoriter yönetim şeklinize... karşı çıkacaktır."
Draco, Lord Ashton'a sertçe cevap vermek için ağzını açtı, ancak Harry elini hafifçe masaya vurdu. Sadece bu basit hareket bile, salondaki tüm sesleri susturdu.
Harry, başını kaldırdı. Gözleri, Ashton'ın gözlerine kilitlendi. Harry'nin sesi alçaktı, ancak etraftaki en gürültülü şeydi.
"Lord Ashton.Ben bu masada, tehdit etmek için bulunmuyorum. Ben, gerçekleri koymak için buradayım. Geçen on iki yıl içinde, Büyücülük Evreni gücünü kanıtladı. Gizlilik yasası, dünyamızı korumadı; Muggle dünyasını, kendi cahilliğinizden korudu."
Harry, masaya eğildi. Sesi, alçak ama tehditkârdı; artık sadece konuşmuyordu, hükmediyordu.
"Biz olmasak, küresel ısınma durmazdı. Hala aptal savaşlarınız devam ederdi,ölümcül salgın hastalıklarınız hâlâ olurdu. Ve biz olmasak, kıyametinizin eşiğinde, başka gezegenlerde çaresizce hayat aramaya devam ediyor olurdunuz. Biz, dünyanızın koruyucularıyız. Bu masadaki tartışma, boyun eğme şartlarınızla ilgilidir."
Bu sert üstünlük beyanı, masada soğuk bir rüzgar estirdi. Draco Malfoy, solgun yüzünde bir gurur ifadesiyle gülümsedi.
Harry'nin solunda oturan, keskin hatlara sahip, zeki bakışlı bir adam olan Regulus Jr. Black söz aldı.Harry'nin sözlerini tamamlamak için öne çıktı. İşin sağlık boyutunu tabii ki de ülkenin en iyi şifacısı söyleyecekti.
"Lordumuzun araştırmaları sayesinde, Muggle delegeler, siz sadece varoluşumuzu kabul etmekle kalmıyorsunuz, aynı zamanda kendi türünüzün devamını da borçlu olacaksınız."
Regulus, Muggle delegelerinin şaşkın yüzlerine bakarak devam etti.
"Biz, sadece sihirle dünyayı dengede tutmakla kalmıyoruz. Büyücü genetiği üzerine yaptığımız derinlemesine çalışmalar sayesinde, Muggle topluluklarına hızla karışan halkımız sayesinde, bundan sonraki nesliniz de güçlü büyü özünden faydalanacak. Dünyayı daha yaşanılır kılan büyüyü, sadece Büyücülük Evreni değil, yavaş yavaş sizin kanınız da taşıyacak. Siz, Büyücü kanının getirdiği zeka, güç ve dayanıklılık ile evrimleşeceksiniz. Bu, bizim size sunduğumuz nihai anlaşmadır."
Regulus'un bu bilimsel ve genetik üstünlük iddiası, Muggle bakanlarının yüzünü büktü.Madame Dubois (Fransa Dışişleri Bakanı), durumu yatıştırmak için Harry'ye döndü. Harry, başıyla kadını onayladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
General FictionYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
