Sabah güneşi, Büyük Salon'un vitraylarından süzülerek Gryffindor masasının parlak meşe yüzeyine vuruyordu. Hermione, masanın ortasında, Harry'nin ve kendi tabağının yanına bir fincan çay koymuştu. Harry, dışarıda babasıyla –yeni görev talimatlarını alıyor olmalıydı– konuşurken, Hermione önden gelip yerlerini tutmuştu.
Eskiden yabancı olduğu bu masada, şimdi tanıdık ve endişeli yüzler vardı.
Hermione, fincanını tutarken bile içindeki dinginliği koruyordu. Dışarıdaki dünya karışık olabilirdi, ama Harry'nin kollarında geçirdiği gece, ona ihtiyacı olan gücü vermişti.
Ron, hemen yanına oturdu ve yüzü kederliydi.
"Hermione, iyi misin? Gerçekten çok korktuk. O turnuva lanet olası bir hataydı."
Ginny, Hermione'nin karşısındaydı, gözlerinde hala dün geceki tartışmanın izleri vardı.
"Nasıl hissediyorsun? Güvenlik berbattı. Harry... Harry dünkü çıkışıyla da hepimizi perişan etti."
Ardından Dean, Seamus ve Neville'den gelen "Geçmiş olsun," "Nasılsın?" sesleri birbirine karıştı. Hermione, her birine sakin bir gülümsemeyle karşılık verdi.
"İyiyim, arkadaşlar. Teşekkür ederim. Harry haklıydı, bu tür hatalar bir daha yapılmamalı."
Tam o sırada, Neville'in yanında duran Luna Lovegood öne eğildi, gözlerinde o her zamanki düşsel ifade vardı. Burada olması artık tuhaf bile değildi.
"Harry seni bulamazken çıldırdı. Elindeki o yüzükle dolaşıp durdu. Bir şey anlamalı mıyız, Hermione?"
Luna'nın bu yorumu üzerine masada anında bir patlama yaşandı.Ginny'den Ron'a, Dean'den Lavender'a kadar herkes Hermione'ye döndü.
"Yüzük mi? Evleniyor musunuz?"
"Tebrikler!"
"Bu kadar erken mi?"
Hermione'nin yanakları kızardı, ama bakışları neşeliydi.
"Aman Tanrım, hayır, henüz değil!" Kahkahasını tutmaya çalışarak toparladı.
"Ortalık böyle karışıkken değil. Mezun olduktan sonra, belki...Zaten sınavlarımızı da vermiştik. Harry'nin de benim de büyük hayalleriz var, biliyorsunuz. Ve her zaman birbirimizin yanındayız,zaman alabilir. "
Ginny, kollarını kavuşturdu ama yüzünde ciddi bir ifade vardı.
"Bir yıl bile olmadı, Hermione. Bir yıl içinde tanışıp, aşık olup, böylesine ciddi bir karar... Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?"
Hermione'nin yüzündeki tatlı kızarıklık, yerini sarsılmaz bir kararlılığa bıraktı. Çay fincanını masaya bıraktı.
"Çünkü aşk, takvime bakmaz, Ginny. Harry, tüm maskelerinin ardında, benim ruhumu gördü. O, başkalarının korktuğu ne varsa bende onu sevdi. İlk görüşte aşktı,bizimki"
diye fısıldadı, sesi artık tüm arkadaşlarına meydan okuyordu.
"Ve o an anladım ki, onun karanlığı benim aydınlığımdan daha gerçek. O benim dengem. Bir yıl ya da bir asır fark etmez.."
Ginny, Hermione'nin aşkının şiddetine başıyla onay verdi. Sözleri, bir eleştiri değil, bir uyarıydı.
"Pekala, umarım o ilk görüşte aşkın uğurlu gelir."
dedi Ginny, elini masanın üzerindeki gazeteye uzatırken.
"Çünkü Dumbledore bu sabah mahkemelik oldu."
Hermione'nin gözleri anında gazeteye kaydı. Manşetler, Harry'nin sızdırdığı tüm dehşet verici ayrıntılarla doluydu.
> Dumbledore Gringotts'a Borçlu!
> Siyasi Rakipleri Tasfiye Etmek İçin Fonları Kötüye Kullandı!
> Hogwarts Güvenlik Büyüsü Bütçesi Sırra Kadım Oldu!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
General FictionYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
