''Gercekten tekrardan adının kupada olması tuhaf."
"Ilkinde istemiyordun. Ama kaderinde olmalı."
Dağınık saçlarını elinden geçiren çocuk kaşlarını çatarak karşısındaki yatakta oturan iki çocuğa döndü.
"Neyden bahsediyoruz?''
Ron oturduğu yerden satranç tahtasına bakınırken söz aldı.
"Köye yapılan saldırı yüzünden ağır yaralandın ya..bir de kullandığın lanet..Turnuvadaki yarışmacılar senin tehlikeli olduğundan bahsedip duruyor."
Harry buna kaşlarını çatarken Ron'un karşısındaki Dean ekledi.
"Senin ismini tekrar atmanı neden diğerleri hoş karşılamadı sanıyorsun? Turnuva etaplarında seninle yalnız kalmak istemiyorlar. Saldırı ile kadehin tekrar çekilmesi yarışma tarihinde bir ilkti,zaten.''
Dean aldığı yenilgiyle yüzünü ekşitip susarken Harry başını salladı.
''Ben aşağıdayım.''
"Aldığın yenilgiyi sindirmenin en iyi yolu biraz yürümektir,dostum. Sen in,Lavender oradaysa beni de çağır."
Ron'a karşı gözlerini devirip başını sallayan çocuk aşağıya doğru giderken satranç tahtasına eğildi. Taşları toparlarken odadaki sessizlik ile tekrar söz aldı.
"Iyiyiz,ya Harry?"
Ona seslenen ile çocuğa dönüp başını sallarken dudaklarını araladı.
"Neden kötü olalım ki?"
Kızıl saçlı çocuk buna kaşlarını havalandırırken devam etti.
''Farkındayım,Harry. Eskisi gibi değilsin. Dün bunu müdürle de görüştüm hatta."
Harry oturuşunu düzeltirken tek kaşını kaldırdı.
"Müdür her bunalıma giren öğrencisine bu kadar ilgilli mi?"
''Bunalımda mısın ki?''
"Sorgular mı sorgulamaz mı?"
Harrye karşı omuzlarını silkti. Ayaklanıp tahtayı masanın üzerine bırakırken söylendi..
"Herhangi bir öğrenci olduğuna emin misin?"
Harry buna sessiz kalırken Ron devam etti.
"Bende öyle düşünmüştüm. Sıradan biri değilsin. O yüzden öyleymiş gibi davranma. Tabii ki de Dumbledore bana Dean ile aranız nasıl diye sormaz..Herneyse ben bir sorun olmadığını söyledim."
Yeşil gözlü çocuğun dudakları aralandı.
"Öyle değilmiş gibi söylüyorsun. Anlaşmazlık içinde miyiz?"
Ron bununla beraber başını onaylarcasına bir şekilde salladı.
"Çünkü eskisi gibi değiliz. Bak,Grangerla çıktığını biliyorum.''
Harry buna tek kaşını kaldırırken omuzlarını silkti.
"Neden sevgilim aramızdaki sorunmuş gibi konuşuyorsun?"
Ron bununla beraber başını onaylamaz bir şekilde salladı.
"Değil mi? Yani ben Hermione ile eskiden ama çok eskiden çıkmamı yeni öğrendiğini ve bundan rahatsız olduğunu sandım.''
Harry ayaklanıp çocuğun karşısına dikilirken elini omzuna koydu.
"Ben bundan nem kapacak biri değilim,Ron. Durgunluğuma gelecek olursan bunun tek nedeni o lanetin ağırlığı. Affedilmezlerin bana bu kadar zarar vereceğini düşünmezdim. Üstelik babamı da yaralayacak kadar gözümün dönmesi beni..bilemiyorum."
Ron'un yanındaki boşluğa geçip sırtını duvara yaslarken iç geçirdi.
"Aileme kötü davranıyorum. Amcamlara söylenmeyecek laflar ediyorum. Kız arkadaşımdan uzaklaşıyorum. Arkadaşlarım benden korksun istemiyorum,en küçük lafınızda sizi kırmamak için geri duruyorum. Ama böyle daha ne kadar devam edebilirim bilmiyorum. ''
Başını iki yana salladı ve kapıya doğru ilerledi.
"Toparlanacağım,Weasley."
-
Bağıran Baraka, tarihin tozlu köşelerinden bir sır gibi kurtarılmış ve adeta bir karargâha dönüştürülmüştü. Her yerde kağıtlar, eski büyü kitapları, runik semboller, yarım yamalak notlar vardı. Draco Malfoy bir köşede, yere serilmiş bir harita üzerinde kalemiyle işaretler yapıyor, Pansy Parkinson sinirle ellerini kavuşturmuş, Regulus Black’in yazdığı bir büyüyü eleştiriyordu. Hermione Granger ise, elinde büyü taşlarını inceleyerek herkesin tartışmasını duymazdan gelmeye çalışıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Different Choices
General FictionYoldaşlığa ve aydınlığa ihanet eden Peter Pettigrew değildi. Bu sefer ihanetin asıl kaynağı oğulları için herşeyi göze alan James ve Lily Potterdı.
