25 . Bölüm
Selamlar. Başlamadan klasiğimizi yerine getirelim. 🌱
"Gökyüzü yere indi. Babam, sustuğu bütün sözleri götürdü. Toprağın gökyüzünden büyük olduğunu o gün öğrendik." Şükrü Erbaş
15 yıl önce:
Yuvarlanan topun peşinden koşarken neredeyse düşecek gibi olan kızı ağabeyi kolundan tuttu.
"Dikkat et Eylül."
"Top oraya kaçtı."
Yokuştan aşağı doğru yuvarlandığı için çok uzağa gitmişti top.
"Sen burada dur ben getiririm."
Kardeşi başını sallayınca dikkatle inmeye başladı. Her adımıyla kayalara çarpan dalgaların sesini daha yakından duyuyordu, yine de hâlâ uzaktaydı deniz.
Şahin topa vardığında havasının sönmüş olduğunu fark etti. Dibine gittiği böğürtlen ağacının dikkenleri yüzünden patlamıştı.
Boşuna yokuşu indiği için ofladı, gitmek için arkasını döndüğünde kardeşini görünce kaşları havalandı.
"Hani bekleyecektin?"
Eylül omuz silkti. Akşam üzeri ışıklarının vurduğu kuzguni siyah saçları parlıyor, gözleri munzur bir ışıltıyla parlıyordu. Çenesiyle Şahinin arkasındaki yeri gösterdi.
"Abi, oraya gidelim mi?"
Nereden bahsettiğini anlamak için omzunun üzerinden baktığında kaşları çatıldı. Yaklaşık otuz metre ileride uçurum vardı, aşağılarında ise deniz vardı.
"Hayır tabii ki, zaten geçmemiz gereken bölgeye çoktan girdik. Geri dönmeliyiz artık."
"Ama lütfen."
"Hayır Eylül orası tehlikeli."
"Sadece bir seferliğine..."
"Hayır!"
Şahinin kesin bir şekilde reddedişiyle dudaklarını sarkıttı Eylül. Annesi evde yemek yaparken bahçede oynamak için çıkmışlardı çok ısrar edince Şahin bahçeden çıkmayı kabul etmişti. Sonrasında oyuna o kadar dalmışlardı ki buraya kadar gelmişlerdi.
Normalde olsa annesi çoktan fark ederdi ama son günlerde fazla dalgındı.
Şahin gelip elini tuttuğunda onunla beraber yokuşu tekrar çıkmaya başladı. Yasaklar cezbedeci geliyordu ama ağabeyi haklıydı. Olmaması gerektiği kadar uzaklaşmışlardı zaten.
Evleri şehrin biraz çıkışına doğru olduğu için buralarda çok ev yoktu. Evlerine en yakın ev bir kilometre uzaktaydı.
Eylül sekiz yaşındaydı, Şahin ise iki gün önce on iki olmuştu. İkisi de çocuktu fakat Şahin ağabey olduğundan kardeşine dikkat etmeliydi.
Yokuşu çıktıklarında bile Şahin kardeşinin elini bırakmadı ilerlemeye devam ettiler fakat artık daha hızlı yürüyorlardı.
"Umarım annem yokluğumuzu fark etmemiştir."
Şahinin cümlesiyle Eylül koşmaya başladı azar işitmek istemiyordu. Şahin de onunla birlikte koştu. Evlerinin bahçesinin önüne gelene kadar koştular.
Bahçe kapısının önünde soluklanmak için durdular. Ellerini dizlerine yasladı Şahin, nefesini düzene sokana kadar bekledi. Eylül de aynısını yaptı.
"Nereden böyle kaçaklar?"
Duydukları sesle ikisi de aynı anda kafasını kaldırdı.
"BABA!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Toprak kokusu 🌱
Romance***Şiddet içerir*** Yaşlarla dolmuş gözlerime baktı "Gökyüzümü bulutlar kaplamış , kaplamasın" dedi . Kafamı göğe kaldırıp baktım bir tek bulut yoktu "Hani nerede ? Bulut yok ki" dedim gülümsedi . "Olmasın zaten, gökyüzüme bulut değmesin ". Ne dem...
