"BİLİNMEYEN"

1.7K 122 11
                                    

Okulun bahçesindeki banklarda tek başıma oturuyordum. Sara erkek arkadaşının yanına gitmişti, bense öylece oturup etrafı izliyordum. Basketbol sahasında okul takımı oynuyor, okulun yalaka kızları ise kaslarını izleyip destek veriyorlardı. Yanıma birinin oturmasıyla istemeden kenara kaydım. Kim olduğuna bakmak için başımı o yöne çevirdiğimde göz göze geldiğim kişi Cameron'dı.

Gözlerimi onun gözlerinden çektiğimde "Bugün fazla düşüncelisin," diyerek konuşmayı başlattı.

Ne söyleyeceğimi bilmediğim için başımı olumlu anlamda salladım. Tek istediğim şu bilinmeyeni bulmaktı. Muhtemelen beni izleyen biri olmalıydı. Onu bulmak için tek bir yol vardı. O da mesaj atmak. Bahçede o kadar çok telefon kullanan kişi vardı ki. Ancak ayırt edebilirdim.

Telefonumu cebimden çıkartıp whatsappa girdim. En son 10 dakika önce aktifmiş. Yani bulmaya yakınım demektir.

Destiny: Beni görüyor musun?

Yollar yollamaz etrafımı incelemeye başladım. Yan banklardan Luke telefonunu çıkartıp bir şeyler yazmaya başladığında hızlı adımlarla ona doğru ilerledim ve önünde dikildim. "Bilinmeyen?" Ağzımdan dökülen kelimeyle suratıma şaşkınca bakmaya devam ederken telefonunu elinden çektim ve ekrana bakmamla kızardım. Emily ile mesajlaştığını gördüm. Şu an yaptığım şeyden pişmanlık duyup kendime küfür ederken telefonu elimden çeken sinirli Luke ile göz göze geldim " Senin derdin ne Des?" Telefonunu arka cebine koyup beni dinlemeye bile zahmet etmeden yanımdan ayrıldı. Bense donup kalmıştım. Aptal Destiny!

Telefonun tekrardan titremesiyle kilitlemediğim telefona baktım.

Bilinmeyen Numara: Evet hatta az önce yanlış kişinin telefonunu nasıl aldığını da gördüm :DD

Etrafıma baktığımda bana meraklı gözlerle bakan Cameron ve işine devam eden diğerleri ile karşılaştım. Telefonumu arka cebime koyup dudağımı ısırdım ve okulun içine doğru ilerledim.

Aferim Destiny. Yine rezil oldun kızım!

Zilin çalmasına 5 dakika vardı ve ben sınıfa erkenden gitmek istemiyordum. Kantine gidip biraz kafa dinlemek en iyisiydi.

Adımlarımı yavaşlatıp kantinin kapısından girdim. Zaten az kişi olduğu için yer bulmak kolay olmuştu. Hemen bir masaya oturup kollarımı masaya koydum ve kollarımın üzerine başımı kapattım. Bıraksalar hemen uyuyabilirdim. Zaten geç yatıp çok erken kalkmıştım. Vücuduma bir titreşim yayılmaya başladığında bunun telefonum olduğunu tahmin etmiştim. Muhtemelen platoniğimdendi.

Bilinmeyen Numara: Nereye kayboldun?

Destiny: Kantinde uyuyorum

Bilinmeyen Numara: Şu an dizlerimde uyumanı isterdim

Bilinmeyen Numara: Orada rahat uyuyamazsın. Sınıfına geç istersen

Destiny: Madem beni bu kadar çok seviyorsun peki neden hala bilinmeyensin?

Bilinmeyen Numara: İkimizde buna hazır değiliz. Eğer karşına çıkarsam beni kabul etmeyebilirsin

Destiny: Ben öyle biri değilim

Destiny: O kadar emin olmamalısın

Bilinmeyen Numara: Yapamam Destiny. Biraz zaman ver

Destiny: Beni oyalamaktan başka bir şey yapmıyorsun

Destiny: İyi günler 'BİLİNMEYEN'

Telefonumu kilitleyip masanın üzerine bıraktım. Art arda gelen titreşim seslerinin verdiği rahatsızlıktan dolayı telefonu sessize aldım. Bilinmeyen beni gerçekten sevseydi, saklanmazdı.

Bölüm sonu

Nasıl gidiyor?

Pazartesi okul var;(

Neyse ben siz isterseniz eğer her gün bölüm yazmaya çalışırım

Öpüldünüz:*

Excellent | Cameron DallasHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin