Ben denizi seyrederken arkamdan gelen güçlü ışıkta bunun platonik olduğunu anlamıştım. Çünkü bu arabanın farlarıydı. Gözlerimi kısarak arkama döndüğümde ışık gözümü aldığından kim olduğunu göremiyordum. Ancak kapı açılmıştı. İçinden çıkan bir çift ayakkabıyla kim olduğunu görmek için bir adım attığımda vücudunu görebiliyordum. Arabanın ışıkları söndüğünde yüzü de açığa çıkmıştı. Bu... Cameron? O burada ne arıyordu? Hızla gelip kollarımı sıvazladı "Çok üşümüşsün," deyip ceketini çıkartıyordu ki onu durdurdum. "Destiny, hadi gidiyoruz" keskin bir ses tonuyla konuştuğunda dudaklarının arasından çıkan dumanı izledim. Hava cidden soğuktu.
"Olmaz. Onu görmeden hiçbir yere gitmiyorum," denize döndüğümde yanıma geçti ve yüzüme anlamsızca bakarak sorulara boğdu "Kimi görmeden? Destiny, kimi bekliyorsun?" Söylersem ve ya beni Cameron'la görürse geri gidebilirdi. "Söyleyemem sadece git..." cevap vermesine fırsat bile vermeden tamamladım "...beni merak etme. O bana zarar vermez," nefesini hızla dışarı verdiğinde soğuktan yanakları ve burnu kızarmaya başlayan Cameron'a döndüm.
"O kim Destiny?"
"Cameron git!" Etrafımı incelerken dikkat çeken kimsenin olmadığunı fark ettim. Söz vermişti. Ama hala yoktu. Canım yanıyordu.
"Seni burada bırakacağımı mu sandın ufaklık," ufaklık mı? Tamam bana çok ufaksın demişti kabul. Ama ufaklık neydi? Dudaklarımı aralayıp karşılık verecekken ayaklarımın yerden kesilmesiyle neler olduğunu anlamaya çalışmıştım.
Beni omzuna almıştı. Ellerimle sırtına yavaş darbelerle vururken bırakmasını emrediyordum. Ancak adam inatçıydı. Fazla inatçıydı.
Etraf birden sıcak olunca çoktan arabaya oturttuğunun farkına varmıştım. Tam çıkacakken kapıları kilitlemesi bana başka çare bırakmamıştı. Öylece oturup beni götürmesine izin verecektim.
Dolan gözlerimle ona bakıp yalvardım. Sesim titrek ve güçsüz çıkıyordu. "Cameron yalvarırım bırak. Onu bu sefer göremezsem hiç göremem, lütfen. Bari bir kere sarılayım ona sonra nereye götürüyorsan götür. Başını omzuma gömsün hayallerini gerçekleştirsin lütfen. Onun buna ihtiyacı var," sesim kısıldığında yutkundum ve kapıyı açmaya zorşarken gözlerimden süzülen yaşlarla tekrar yüzüne baktım.
İçinde derin bir sıkıntı vardı ve konuşmuyordu. Sadece sıkıntılı bir hali vardı ve bunu bakışlarından sezebiliyordum. "Lütfen..." fısıldadığımda çoktan arabayı çalıştırmıştı bile. Ne yaptığını sanıyordu ki? Bu yaptığı kalpsizlikti, duygusuzluktu. Acıma duygusu falan yoktu.
İçimde oluşan küçük nefret tüm vücudumu ele geçirdiğinde kapıya yumruğumu geçirip ellerimi yüzüme siper ettim ve hıçkırıklara boğuldum. Onu görmeme engel olmuştu. Ve belki de Cameron yüzünden bir daha asla onun yüzünü göremeyecek, kokusunu içime çekemeyecektim.
Hani bana kıyamazdı? Şimdi ağlıyordum ve umrunda bile değildi. "Sen, duygusuzun teki olmuşsun. Hep senin farklı olduğunu düşünmüştüm. Ancak yanılmışım. Beni yanıltmışsın," deyip içimdeki nefreti kusmuştum. Ne kadar umursamıyormuş gibi bir imaj vermeye çalışsa da içten içe yarası kanıyordu sanki. Yüzünü okuyabilmiştim. Ancak o bunu yapmaya bu sefer zahmet bile etmemişti.
Tekrar yola döndüğümde aklıma telefonum gelmişti neden platoniğe mesaj atıp beni kurtarmasını istemiyordum ki? Telefonumu çıkartıp hemen mesajlara girdim ve bilinmeyene yazmaya başladım.
Ancak tam o sırada telefon ellerimden yok olmuştu sanki. Cameron onu alıp arka cebine koymuştu. "Sen ne yaptığını sanıyorsun? Bana telefonumu ver! Yoksa seni asla affetmem Cam, asla!!" Sesimi o kadar çok yükseltmiştim ki buradan Sara bile duymuştur. Boğazımda oluşan yumru beni gıcık ederken şu anki sinirimi de içine katarsak fena patlamıştım.
"Hepsi senin iyiliğin için."
"O zaman beni uçurumdan at? Bu da iyiliğim için olur! Tanrı seni cennetine koyar emin ol!" Sesim öncekine göre daha güçlü çıkıyordu artık. Kaşlarını çatıp arabayı durdurdu ve boş boş bakmaya başladı.
"Beni dinler misin?" Sesi benimkine göre çok sakindi. Ben hızlı bir şekilde soluk alıp verirken o sadece bir şeyler anlatmak için kendini zorluyordu. "Kimi beklediğini biliyorum," bir saniye ne? Cameron platoniğimin kim olduğunu biliyor muydu?
BÖLÜM SONU
Hadi bakalım görüşleri bekliyorum
Paragraf yorumları çok hoşuma gidiyor onları görmek istiyorum şammdşsmxkssofnsşdb
Neyse iyi geceler sizi seviyorum<3

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Excellent | Cameron Dallas
Roman pour Adolescents"Sen benim gökkuşağımsın. Ve eğer gökkuşağını seviyorsan, yağmura katlanmak zorundasın."