♤12♤

3.1K 312 11
                                        

Pazar sabahı öğlene ulaşmak üzere iken elektrikli süpürgenin sesi ile elinde uyukladığı gazetesini indirdi.
Uzandığı rahat koltuğundan yuvarlanır gibi kalkarak gürültülü makineyi kapattı.

"Rahatsız mı ettim?"

" Hayır.  Ben yaparım. "

" Ben de yaparım."

" Sen hizmetçi değilsin.
Ev arkadaşımsın. "

" Ama kira ödemiyorum. Alışveriş de yapmıyorum.Bari.."

" Yemek yeterli. Ve sen çok lezzetli yapıyorsun zaten."

" İçime sinmiyor."

" O zaman birlikte yapalım."

" Tamam."

"Sen süpür. Ben sileyim.
Sonra da birlikte toz alalım."

" Banyo ve tuvalet de var."

" Onları ben yaparım sen tavuğumuzu yaparsın."

" Tamam."

Temizlik bittiğinde koltuklara boylu boyunca uzanmışlardı.

" Çok yorucu. Tek başına yapmayı düşünüyordun bir de."

"Ben alışkınım."

" Nasıl? "

" Kore'de çok çalıştım yarı zamanlı işlerde. "

" Neden?"

" Kendi paramı kazanmak için. "

" Ailenle sorunun yok yani."

"Hayır yok. Aslında onlar gerçek ailem değil. "

" Değil mi?"

" Çocukları yokmuş. Olmamış.
Beni evlatlık aldılar."

" Kaç yaşındaydın?"

"On yaşındaydım.
O zamanlar bu kadar cümle kuramıyordum.
Kelimelerle aram iyi değil.
Sanırım benden nefret ediyorlar."

Jongin  ev arkadaşının alnına dayadığı ince bileğinin altından gözünü tavanda sabitlenmiş gördü.
Uzandığı koltuktan sakince kalkıp, diğerinin yanına sokuldu.
Kolunu başının altına yerleştirdi.
Eli kulağının arkasındaki saçlarda geziniyordu.
KyungSoo gözlerini kapatmış, zorlukla yutkunuyordu.

" Diğer ailen?"

" Hatırlamıyorum. Söylediklerine göre beni bir yangından kurtarmışlar.
O zamanlar hiç konuşmuyormuşum.
Şimdiki ailem beni tedavi ettirmek istemiş.
Ancak bu kadar oldu işte.
Kelimeleri çok tanıyamıyorum.
Soyut olanları."

" İngilizceyi nasıl öğrendin? "

"  Sorun kelimeleri öğrenmekte değil. Kavramsal olarak.
Yapamıyorum.  Tanıyamıyorum.
Birisine seslenmek ama sesini duyuramamak gibi."

" Ama hissediyorsun onları değil mi?"

" Sanırım. "

" Onları hissedebiliyorsan senden nefret etmiyorlardır.
Hissetiklerine uygun olanları seçmen gerekiyor. "

" O nasıl olacak?"

" Zamanla. Sana öğreteceğim."

Jongin, KyungSoo'ya diğer kolunu da sarıp kendine çekti.

"Tavuk yapacaktım sana."

" Boşver. Akşam yeriz."

" Acıkmadın mı?"

" Şşşş.. Bu öğün karnımı böyle doyuracağım.Sana sarılınca açlığım geçiyor."

KyungSoo da kollarını diğerine sardı.

"Ben de açlığımı dindirmeliyim."

Başkent ChicagoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin