♤35♤

2.4K 225 36
                                        

"KyungSoo şu makalenin bu satırına baksana. Bunu da mı eklesek sunuma?"

" Peniel bu ifadeye yakın bir kaç  ifade ekledik zaten. Tekrara düşmüş oluruz. Dinleyicilere sıkıcı gelebilir ve basit görünebilir. "

" Woaaa.. Çok haklısın."

" Gözden geçirmemiz gereken on üç makale var hâlâ. "

" Ve saat çoktan sekiz oldu."

" Ama diğer güne yetiştirmek zorundayız bu sunumu."

" Hep benim hatam. Özür dilerim. Bana düşen makalelerin özetini zamanında hazırlamış olsaydım.."

KyungSoo gözlüklerinin altından gözlerini ovarak diğerine söylenmeye devam etti.

" Sorun değil. Önemli olan yetiştirmemiz."

" Hep bizimkiler yüzünden.
Pansiyonda tadilat işi çıkardılar.
Koca yazda dedim ki şu tadilatları yapalım, önceki seferde olduğu gibi kışa kalmayalım.
Hayır yani öğrencilere de yazık oluyor."

" Peniel gerçekten sorun değil.
Ama bugün gerekirse gecelememiz lazım.
Bunun için de.."

" Burada kal.
Pansiyonda boş yer var."

" Ama .. Bizim evde müsait olabilir mi, Jongin'e bir sorayım. "

" Sormana gerek yok.
Burada kal. Bak zaten burada ortamı kurmuşuz. Kalacak yer var. Hem bizimkiler seninle tanışmayı çok istiyordu.
Seni görünce Kore'yi görmüş gibi mutlu olurlar."

" Bilmem ki. O zaman evi arayıp haber vereyim."

" Hieyt be topram..
Ben bizimkilere senin burada kalacağını söylüyorum."

KyungSoo, Peniel'in koşarak odadan çıkması ile telefonundan Jongin'i aradı.

" Jongin. Özür dilerim çok geciktim.
Hayır bitmedi. Burada kalmam gerekebilir.
Yok yok. Gece gece beni almaya gelmene gerek yok.
Peniel de Koreli. Ailesi beni görmeyi çok istiyormuş. Memleket hasreti her halde.
Ben de seni şimdiden özledim.
Yemeği beğendin mi?
İlk defa senden ayrı yedim.
Zor oldu tabi.
Ben de seni seviyorum.
Yarın görüşeceğiz zaten yine.
Kapatıyorum.
Hoşçakal Birtanem."

KyungSoo güçlükle de olsa telefonda kendisine mızmızlanan adama aramayı kapattı.
Ekrandaki resimlerine gülümserken Peniel odaya döndü.

" Ne yaptın? "

" Jongin. İşiniz bitince gelip seni alayım diyor."

" Yok artık. Sadece bir gece ya.
Hem neden bu kadar karışıyor ki?
Annen değil baban değil."

KyungSoo, Peniel'e Jongin ile olan ilişkisinden bahsedip bahsetmemek konusunda kararsız kaldığında erteleme seçeneğini kullandı.
İlişkilerini rahat yaşayabilecekleri bir ülkede olsalar da Peniel bir Koreliydi.
Ve Korede bu türlü ilişkiler hala kabul görmüyordu.
Kendi ailelerine dahi henüz bahsetmemişlerdi.
Hatta ev arkadaşı olarak dahi birbirlerini tanıtmamışlardı.
KyungSoo buna bir parça içerlese de en kısa  zamanda Jongin'i ailesi ile tanıştırmaya karar verdi.

" Hadi bir an önce bitirelim şu sunumu."

KyungSoo gözlüklerini düzeltip önlerindeki makale yığınına odaklandı.
Peniel onun sürekli kalın çerçeveli gözlüklerini düzeltişini sevimli bularak aniden yanağından makas aldı.
KyungSoo bu ani hareketle kalbinin sızladığını hissetti. Muhtemelen Peniel fazlasıyla arkadaş canlısı olduğu için bu hareketini sıradan buluyordu.  Ama KyungSoo'nun Jongin'den başkasının kendisine  arkadaşça bile dokunmasından kalbi endişe ile sızlamıştı.

~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~

Yessı minnadesu 😊

Sağ köşenin orta yerinden kucak dolusu Jagiya'lar efenim 😊

Peniel'e el sallayın 🙋

Yeni bölümlerde görüşmek üzere 😉 Jane minna 😊 Jagiya kalınız efem 😈

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Yeni bölümlerde görüşmek üzere 😉
Jane minna 😊
Jagiya kalınız efem 😈

Başkent ChicagoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin