♤33♤

2.5K 234 20
                                        

KyungSoo kucağında uyuya kalan adamın başını yavaşça yatağa kaydırıp üzerini örttü.
Bilgisayarını yataktan kaldırıp çalışma masasına bıraktı.
Akşam yemeğini hazırlamak üzere mutfağa ilerledi.

Buzdolabının kapağını açıp önünde bir süre öylece dikildi.
Karar kıldığı yemek için gerekli malzemeleri bir bir tezgaha bıraktı.

" Akşam  yemeği mi hazırlıyorsun?"

KyungSoo duyduğu sesle irkilip Nancy'i mutfağın kapısının yaslanmış kendisini izlerken bulunca gülümsedi.

" Evet. Bir şeyler deneyeceğim. "

" Yardım edebilir miyim?"

" Sen bilirsin?"

"Ne yapmayı düşünüyorsun? "

" Tavuk çorbası ve bir sebze yemeği deneyeceğim. İçine sığır eti koymayı da düşünüyorum ama kararsızım."

" Tavuk ve sığır eti biraz fazla olabilir."

" Değil mi? İşte bu yüzden kararsızdım.
Ama Jongin ikisini de çok seviyor."

"Evet Jongin et sever. Bu kabak mı?!"

" Evet. "

" Jongin kabak yiyor mu?"

" Evet.  Şimdiye kadar her hafta en az bir öğün kabak yaptım ve severek yedi."

" Hem de severek yedi!?"

" Evet. "

" Sanırım seni gerçekten çok seviyor."

" Anlamadım. "

"Jongin kabaktan nefret eder.
Ama senin pişirdiğini yiyorsa ya sen gerçekten çok iyi bir aşçısın ya da Jongin senin için kabak bile yiyor. "

"Hımm. Sanırım bu  iyi."

" Tavuk çorbasını ben yapabilirim."

" Peki. O zaman sen çorbayı yaparken ben de kurabiye yapayım.
Ocağı kullanırken sana engel olmasam iyi olur."

" Benim için sorun değil. "

" Olsun. Böylesi daha iyi."

KyungSoo kurabiye için malzemeleri çıkarıp seri hareketlerle hamurunu hazırlarken Nancy onu ilgiyle izliyordu.
Jongin'e nefret ettiği kabağı zevkle yediren bu gencin sırrını çözmek istiyordu.

KyungSoo hamurlara şekil verip tepsiye dizerken, küçük şekillerin üzerini süslemeyi de ihmal etmiyordu.

" Bunlar  penguen mi? Ve Baykuş ve ayıcık?"

" Evet."

" Bu işte bayağı iyisin. Ve özenli."

" Kardeşim okula giderken beslenmesine kurabiye koyardım.
O zamanlar öğrendim."

" Kardeşin çok şanslı."

" Yapmamı istediğin bir şekil var mı?"

" Tavşan olsun."

" Kardeşim de tavşan isterdi."

" Neden yemekleri sen yapıyorsun?"

"Bu şekilde anlaşmıştık.
Ben yemekleri yapacaktım, karşılığında da kalacak yerim olacaktı.
Jongin dışarıda yiyemiyormuş ve yemek yapmada gerçekten kötü."

" Senin için  zor olmuyor mu?"

" Yemek yapmayı seviyorum.
Üstelik ben de yiyorum.
Jongin için yemek yapmak benim için bir zevk. "

" Çünkü onu seviyorsun."

KyungSoo utanarak başını eğdi.

" Ondan ziyade,  Jongin çok güzel yemek yiyor. Bu bir nevi takdir edilmedir.
Ve daha fazlasını yapmamda bana teşvik oluyor. "

" Sanırım haklısın."

KyungSoo kurabiyeleri bitirip ısınmış fırına sürdü ve dakikasını ayarladı.

Sebze yemeği için  malzemleri ayarladı.
Nancy KyungSoo ile konuşurken ve onu izlerken Jongin'in kendisini, kendi halinde mutfakta oradan oraya dolanan bu gençle  nasıl sildiğini gözleriyle adım adım görmüştü.
KyungSoo kendisinden çok çok çok  farklıydı. Amerikan kültüründen çok uzaktı.
Düşünceli, ilgili, samimi ve merhametliydi.
Değerli olduğunuzu hissettiriyordu.
Jongin ile olan geçmişine rağmen kendisine karşı da fazlasıyla özenliydi.
Üstelik de onun yeni sevgilisi iken.
Artık kabulleniyordu.
KyungSoo'nun Jongin'e verdiklerini kendisi asla veremezdi.
Jongin'in kendisine böyle  bir aşk  bulmasını isterken ne kadar da haklı olduğunu gördü.
Buna epey içerlemişti.
Çünkü  değil böyle bir aşkı, sevgiyi dahi bu yaşına kadar kimseden görmemişti.
Belki de kalpten kalbe, bir yataktan diğerine uzanan bu sürgün oluşu, bu zamana kadar kimseden gerçek bir sevgi görmemiş olmasındandı.
KyungSoo'nun yarım saatte ona gösterdiği merhameti bir tek Jongin bir parça hissettirmişti bir zamanlar.
Ama Jongin'in fazla sahiplenici olması onu boğmuş ve kaçmasına neden olmuştu.
Merhamete en çok ihtiyacı olduğunda her şeye rağmen onun kapısını çaldığında aradığı sıcaklığı hiç tanımadığı şu adam ona vermişti.
KyungSoo ona merhamet etmişti.
Esasında kadın, yaratılışından merhamete muhtaçtı.

Nancy farkına vardığı gerçekle bu duraktan da gitme vakti geldiğini anladı.
Ama önce kendisine yeni bir hayat kurabileceği bir başlangıç noktası bulmalıydı.

~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~

Yessı minnadesu 😊

Sağ köşenin orta yerinden kucak dolusu Jagiya'lar efenim 😊

Bakınız Lotte amca bize ne yüklemiş
Tadaaaa KaDi  😍

Sanatçı bu eserinde" bakın ne kadaran da çok yakışıyorlar" demek istemiş 😄😆

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Sanatçı bu eserinde
" bakın ne kadaran da çok yakışıyorlar" demek istemiş 😄😆

Yalnız Lotte.nin böyle göstere göstere paylaşımlarda bulunması beni biraz endişelendiriyor..
Bundan bir b.kluk çıkmasa bari.

Yeni bölümlerde görüşmek üzere 😉
Jane minna 😊
Jagiya kalınız efem 😈

Başkent ChicagoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin