Uzun yıllar ailesi ile Amerika'da yaşayan Kim Jongin ailesinin Kore'ye dönmek istemesiyle kendisine yemek yapabilecek ev arkadaşı aramaktadır.
Do KyungSoo üniversite öğrenimi için gittiği Amerika'da kalacak yer arar.
Taleplerin getirdiği birliktelik...
Sırt çantalarını alıp otelin yemek salonuna kahvaltı için inmişlerdi. Açık mutfakta servis tabaklarına yiyebilecekleri bir şeyler koyup herhangi boş bir masaya geçtiler.
" Senin hazırlamadığın bir kahvaltı."
" Evet. Bu iyi değil mi?"
" Bilmem. Pek ait hissettirmiyor. Yabancı geliyor bunların hepsi."
" Yiyebiliyor musun?"
" Şu sebze salatası iyi gibi. Haşlanmış yumurtayı severim zaten."
"Bu yemeği denesene. Tadı iyi."
" Ne var onun içinde? "
" Sanırım biber, domates. Şunlar da patlıcana benziyor. Biber sosu ile karıştırmışlar. Biraz da baharat ilave edilmiş. Yağı biraz fazla gibi ama rahatsız edici değil."
Jongin, KyungSoo'nun tabağındaki yemeği isteksiz bakışlarla süzdü.
" Tadına bakmak ister misin?"
" Sen yedirirsen olur."
" Ben mi?"
" Evet. Yani sakıncası yoksa. Senin elinden yersem sen pişirmişsin gibi düşünebilirim. O zaman yiyebilirim sanırım. "
" Ta-tamam. Vereyim ben. Yedireyim sana. Yemek . Çatalla vereyim. Yok o damağına zarar verebilirim. Ekmeğin arasına koyayım. Evet öyle yapayım."
Jongin, telaşla nasıl yapması gerektiğine sesli karar vermeye çalışan diğerinin vazgeçmemesi için gülme isteğini tutuyordu. KyungSoo ince parmaklarının arasındaki tek lokmalık ekmek arasını Jongin'e uzattı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Fakat Jongin, annesinin elinden yiyen küçük çocuklar gibi ağzını açmış bekliyordu. KyungSoo elindeki lokmayı tereddütle diğerinin ağzına verdi. Parmakları Jongin'in dudaklarına değmesiyle elini hemen çekip masanın altına sakladı. Jongin diğerinin çekingen tavırlarına gülmemek konusunda kendini tutmak da zorlanıyordu.
KyungSoo hala başı önünde, eli masanın altında iken sordu.