♤ Final ♤

2.5K 201 94
                                        

Uyuyan adamın saçlarıyla oynamaktan sıkılıp yüzünde gezindi parmakları. Kimi sivilce izlerinin üzerinden geçerken dudakları acı ile büzüldü. Kollarını diğerinin göğsünde birleştirip başını yasladı. Kalbi avuçlarının altında ağır ağır atarken aynı ritimde göğsü de inip kalkıyordu. Bir süre bu ritmi izledi, gözleri ağırlaşsa da uykusu gelmiyordu. Odasına dönüp çalışsa iyi olabilirdi ama diğerinden o kadarlık dahi olsun ayrılmak zor geliyordu. Hayatının onunla kesiştiği noktası oldukça ilginç olsa da kısa sürede yakaladıkları uyum ile sanki kader çizgisinin üzerine yürüyerek eksik olan parçasına kavuşmuş gibi hissediyordu. Bir erkeği bu denli sevmek gibi bir düşünce zihnine onu görünceye dek hiç uğramamıştı. KyungSoo görür görmez âşık olan ya da seven biri değildi. Tanıdıkça severdi. Jongin'i de tanıdıkça sevmişti. Jongin'in yakışıklı olmak dışında belirgin bir özelliği yoktu. Ona dair çok şey ancak birlikte yaşadıkça keşfedilebilirdi. Yaşadıkça güzelleşen bir şehirdi Jongin, KyungSoo için. Sevdiğinde dokunuşları sıcacıktı, sanki parmakları teninde eriyordu. Fazlasıyla düşkündü söz konusu kendisi olduğunda. Kıskançtı, cesurdu; bir o kadar da sıradan. Sıradan bir memur hayatı vardı. Sanki Chicago renkli hayatlarını herkese dağıtmış Asyalı bu güzel adama da elindeki renklerin kalanını vermiş gibiydi. Ama Jongin'in buna itirazı yoktu. Gülümsedi ve kollarını ona iyice sardı. Yüzünü kalp atışlarının tam üzerine yasladı. Karışık geçmişine rağmen kendisi de sıradan bir yaşantıya sahipti. Yetinmeyi bilen bu adamla bir ömre yetecekleri fikri ile gülümsedi ve başını biraz çevirerek kalbinden öptü. Onunla bir ömür yaşayabilmek...

" Ben de seni çok seviyorum hayatım."

KyungSoo yaslandığı göğüsten başını kaldırdığında,  Jongin onun yakalanmanın utancı ile kızaran yanaklarına ve şaşkın bakışlarına güldü.

" Sen ne ara uyandın?!"

Jongin kollarını KyungSoo'ya sarıp onu üzerine daha çok çekerek göğsünde yükseltti.

" Bir süre oldu.."

" Ne kadar süre?!"

" Acıktım.."

KyungSoo onun yanaklarını avuçlayıp dudaklarını büzdü.

" Ne kadar süre dedim."

Jongin büzüşmüş dudakları ile güçlükle mırıldandı.

" Acıktım dedim."

KyungSoo pes edip yanakları serbest bıraktığında Jongin uzanıp dudaklarının değdiği ilk yerden öptü. KyungSoo bu ani hareketle dengesini kaybedip Jongin'in üzerine düştü. Yanakları birbirine yaslı iken boynuna değen ılık nefes ve yüzünü okşayan saçlarla Jongin'in gözleri kısıldı. Elleri ezberlediği tende yavaşça aşağılara tişörtünün altından okşayarak kaydı. KyungSoo derin solukları ile bir sonraki dokunuşu beklerken, Jongin onun ağırlaşan nefesinin boynundaki esintisi ile dokunuşlarını belirginleştirdi. Elleri pijamasının lastiğine geldiğinde işaret parmağı ile hattı dolaştı. KyungSoo'nun kolları Jongin'in boynuna dolanmış beklediği adım için diğerinin boynunu usul usul öptü. Jongin sonraki hamleden vazgeçerek ona sarıldı. Yüzüne değen saçları koklayıp öptü.

" Sen benim misin gerçekten?!"

KyungSoo hâlâ önceki dokunuşların etkisinde ağır ağır soluklanırken güldü.

Başkent ChicagoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin