Jongin Nancy'nin de önerisi ile ayna ve gardırobu arasında yarım saat oyalanarak giyimini tamamladı.
Onayını almak üzere salonda kanepeye uzanmış film izleyen Nancy'nin karşısına geçti.
" Nasılım? İş görür mü?"
Nancy Jongin'i baştan aşağı süzdükten sonra gözlerini yana yuvarladı.
"Yani resmen terkettiğin afete dön bir bak diyorsun."
" Yani onayladın."
" İyisin iyi. Daha fazla oyalanma da git.
O ikisi kaç saattir başbaşa çalışıyor."
" Değil mi? Ama KyungSoo bana güvenmişti. Ben de ona güvenmeliyim."
" KyungSoo gay mi?"
" Bilmem."
" Nasıl bilmiyorsun?"
" Yani onunla ben.. Bu evde..Sevdik birbirimizi. Ben başka erkeklere karşı özel duygular hiç beslememiştim.
KyungSoo'yu bilmiyorum.
Ama tercihleri ne olursa olsun ona güvenmeliyim. O bana, sana rağmen güvenmişti."
" Sen yine de tedbirli ol.
KyungSoo iyi olabilir ama zaman kötü.
Git sahip çık sevdiğine.
Elin boş gitme. Atıştırmalık bir şeyler de götür. Ders çalışırken falan diye kıvır bir şeyler. ."
Jongin minnetle Nancy'e gülümsedi.
" Gerçekten çok teşekkür ederim Nancy.
Umarım sen de gerçekten sevebileceğin ve sevileceğin birisini bulursun."
" Eski erkek arkadaşımın dileğine de bakın. İltifatlı küfür gibi. Git hadi git.
Ben de KyungSoo'nun harika yemeklerini yiyeyim."
" Ya amaaaa.. "
Nancy Jongin'i sırtından iteleyerek kapının önüne koydu.
Kapı dışarı edilen Jongin KyungSoo'ya gitmek için heyecanlı olsa da nasıl karşılanacağını bilmediği için tedirgindi ve ayakları onu geri çekiyordu.
Olacak olan olsun deyip garaja yöneldi arabasını çıkardı.
KyungSoo'nun verdiği adresi navigasyona girdi.
Telefonundan KyungSoo'yu aradı.
" Sevgilim. Nasılsın? Bitti mi işiniz?
Hayır mı? Demek yatıya kalmak zorundasın. Ama ben sensiz nasıl uyuyacağım? Peki ya sen bensiz nasıl uyuyacaksın? Keşke yanında olsaydım demi. Boş odaları var mıydı ki?
Ben mi? Yok ne oraya gelmesi! Ya navigasyondan değil o sesler, televizyon açık. Ordan geliyordur.
Canının çektiği bir şey var mı yarın sana alayım? Sen şimdi ders çalışırken neler neler çekmiştir canın. Ne?! Elmalı soda ve karamelli çikolata mı? Tamam hayatım.
Sana onlardan koli koli alacağım.
Seni çok seviyorum. "
Jongin telefonu kapatıp navigasyon aletine bir tane geçirdi.
" Aptal makine. Senin yüzünden yakalanıyorduk.
Elli metre sonra lütfen sağa dönünüzmüş.
Kibarlığını yesinler . Televizyonda hangi programda bu vardırki!"
Jongin pansiyonun yakınlarındaki bir markete girip KyungSoo'nun istediği soda ve çikolatalardan bir kaç tane alıp arabasına döndü. .
Dakikalar sonra sokağın üçte birini kaplayan iki katlı binanın önünde arabasını parketti.
Poşetlerle arabasından inip tabelayı gördüğünde doğru yere geldiğinden emin oldu.
Pansiyondan içeri girip resepsiyondan KyungSoo'yu sordu.
" Do KyungSoo için bakmıştım."
" Bizim Peniel'in Koreli arkadaşı mı?
Yoksa siz de mi Korelisiniz?"
" Evet. KyungSoo'yu görmem lazım."
"Buraya mı çağırayım yoksa yanına mı gideceksiniz?"
" Ona gidebilir miyim?"
" Tabi. Pansiyonun hemen yanındaki ev onların. Ve oradalar. Dersleri mi ne varmış?"
" Teşekkür ederim. "
Jongin pansiyondan ayrılıp görevlinin tarif ettiği eve yöneldi.
Heyecandan titreyen elleri ile zile uzandı.
Buraya kadar gelmişken vazgeçemezdi.
Ve zili çaldı. .
Dakikalar içinde oldukça güler yüzlü, küçük çekik gözlü, pijamalı, kendisinden kısa ve kendisi kadar yakışıklı olmasa da gideri olan bir genç kapıyı açmıştı.
" Buyrun."
" Ben şey. . Şey için gelmiştim. ."
" KyungSoo için mi?"
" Evet. "
~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~•~
Yessı minnadesu 😊
Sağ köşenin orta yerinden kucak dolusu Jagiya'lar efenim 😊
Sizde de bazen şey oluyor mu😮?
Acaba KaDi şimdi ne yapıyordur diye düşlüyor musunuz😞?
Delulu KaDi şipır olmak bunu gerektiriyor herhalde 😂!
Yeni bölümlerde görüşmek üzere 😉
Jane minna 😊
Jagiya kalınız efem 😈
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Başkent Chicago
FanficUzun yıllar ailesi ile Amerika'da yaşayan Kim Jongin ailesinin Kore'ye dönmek istemesiyle kendisine yemek yapabilecek ev arkadaşı aramaktadır. Do KyungSoo üniversite öğrenimi için gittiği Amerika'da kalacak yer arar. Taleplerin getirdiği birliktelik...
