Pembenin içindeki siyah-2-

199 46 4
                                    


İndila-S.O.S.

Ben pembenin içindeki siyahtım.

Küçük bir nokta değildi içimdeki siyah. Ruhumun tamamını kaplıyordu bedenim ise pembeden oluşuyordu.

Zekiydim ve her erkeğin arzulayacağı kadar olmasa da pek çok kızdan güzel olduğumu iddia edebilirdim. Zordum. Beni tanıyan herkes bunu söylerdi çünkü kimseye karşı yelkenlerimi indirmemiştim. Güçlü olandım ben hep, saf olan, iyi olan. Kimseye kendimi tam olarak açmamıştım ve açmayacağımı düşünüyordum. Komiktim, iğrenç espriler yapardım, içten sandıkları gülümsemeler sunardım insanlara ama ben sonsuz mutluluğu arayan küçük bir kız çocuğuydum. Güçlü olduğumu söyledim fakat ağladım. Her zorda ağlardım. İnsanların içinde veya tek başıma, göz yaşlarımı tutmak en başarısız olduğum işlerden biriydi.

Kendi içimde bir dünya yaratmıştım. Bir odalık bir dünya.Bu oda tamamen siyahtı. Ve içinde yine tamamen siyah giyinmiş ben vardım. Bu asıl Karen idi. Kimsenin bilmediği, bilmeyeceği ve anlayamadığı.

Sadece ben ve Tanrım'ın bildiği Karen... Bu kız benim ruhumdu. Ve hepsinin sadece 1 sene içerisinde gerçekleşmesi beni şaşırtıyordu.

Neydi bu? 15 yaşımıza kadar hiçbir şeyin farkında değildik ve 16'ımıza girince her şey değişiyor muydu? Bu lanet olası insanları ve bu güzel dünyayı mı tanıyorduk? Bir anda mı?

Aslına bakarsanız bir birey ya da insan , siz her ne diyorsanız onlara, hayatında ki tek sorunun altına işemek olmadığını anladığında çocukluktan çıkıyordu.

  Zor da olsa içimdeki aptal Karen'i susturdum ve yatağımda doğruldum. Sanırım hâlâ 2 hafta önceki olayın etkisindeydim. Neydi o cidden? Olaydan sonra çok bir şey yapmamıştım. Servise bindiğimde yine servisçi abi beni geç kalmamam konusunda uyarmış ve sürpriz ingilizce quizim iğrenç  geçmişti. Ama artık umursamıyordum. Geçen seneki ben olsa quizim kötü geçtiği için saatlerce ağlardı fakat ben değişmiştim ve artık asla eskisi gibi olamayacağımı biliyordum.

   Ortaokulu bir devlet okulunda okumuştum ve oldukça başarılıydım. 8. sınıf sonunda girdiğim sınav sonucunda da epey başarılı olmuştum.

Bunun üzerine mükemmel bir devlet lisesine kayıdımı yaptırmıştık ve 2 dönem sonunda da sınıf 1.si olmuştum. Her şey böyle rüya gibi giderken bir gün babam eve gelip anneme gizli gizli işten ayrıldığını söylemişti ve tabi ki ben bunu duymuştum. 1 aylık iş arayışının sonunda kendine harika bir iş bulduğunu söyledi.

Artık mesai saatleri daha düzenliydi ve eskisine kıyasla garip bir şekilde 5 kat daha fazla maaş alıyordu. Üniversite mezunu olmamasına rağmen bu kadar güzel maaşlı bir iş bulduğu için hepimiz ona hayret ediyorduk. Sonrasında işe artık takım elbiseyle gitmeye başladı ve artık babam kendine daha çok bakıyordu. Bu hepimizi çok mutlu etmişti çünkü o eskisine kıyasla oldukça mutluydu. Tüm bu olaylar gerçekleşirken ortaokulda okuyan erkek kardeşim ve ben koleje yazdırılmıştık.

O fazla zorlanmadı çünkü devlet okulu olsa bile eski okulu üst düzey eğitim veriyordu. Ben ise oldukça zorlanmıştım.

Alakasız bir şekilde bir Fransız kolejine yazdırılmıştım. Okula gittiğim zaman bir gram Fransızca bile bilmiyordum ve öğrenciler resmen Fransızca şakıyorlardı. Bunun üzerine hırslı Karen canını tırnağına takarak sadece 2 ayda Fransızca konuşmaya başladı. Özel dersler aldı ve günde 8 saat çalıştı.

Artık her şey çok daha güzeldi ve yine 1. o idi.

Ve işte günümüzde sınıf sonuncusu Karen...

Karşımızdaki konağın önünde bir kamyon ve üst üste yığılmış birçok kutu gördüm. Sanki üstüme düşecekmiş gibi görünen bulutlara çevirdim gözlerimi. Derin bir iç geçirdim.

Caddeye indiğimde servis gelmemişti. İçimden bir ses bisikletli çocuğu yeniden görmek istediğimi söylüyordu fakat hayır görmeyecektim. Servise bindim ve kulaklığımı takıp kitabımı okumaya başladım. 1 saatlik yolculuğun sonunda çok sevdiğim okulum ve öğrencilerin (!) arasına gelmiştim.

Servisten indiğimde arkamda adımı seslenen birini duydum. İlk önce delirdiğimi düşündüm fakat sonra bu sesin Zeynep'e ait olduğunu anladım.

''Günaydın!'' diye ciyakladı Zeynep. Bende yüzüme içten gibi gözüken fakat sahte olan gülümsememi yerleştirdim ve ''Günyadın'' dedim.

Birlikte sınıfa girdik ve çantalarımızı koyduktan sonra kaloriferin yanına geçtik. ''Eee... Ne yapıyosun?'' diye sordu.

İçimden her ne kadar 'sanane' demek geçse de ''Hiiç,öyle takılıyorum işte'' dedim.

''Kimle?''dedi gözlerini pörtleterek.

''Ebenle Zeynep!'' dedim sesimi yükselterek ve hırkasından çekiştirerek kantine doğru yürüdüm. Arada bir de zıplıyordum.

''Yine neşen yerinde''

''Aaa! Ayıp ediyorsun ama benim ne zaman neşemin yerinde olmadığını gördün?'' dedim sitemkar bir şekilde.

Hoplayarak 2 adımda kantinci amcanın önüne geçtim ve ''Günaydın'' dedim.

O da bana ''Günaydın kızım'' diye karşılık verdi. Cidden şu okulda konuşurken kendimi rahat hissettiğim 2-3 insanın birisi de kantinci Sami amcaydı.

''Bana bir ayvalık tostu verir misin?'' diye rica ettim ve o da gülümseyerek tostumu bana uzattı. 50 saniyenin sonunda tostu hayvan gibi yemiştim. Sınıfa çıktığımızda resmi sürtüklerimiz kapıda bizi karşıladı ve başlarını selam manasında salladılar.

Ben de kısaca gülümsedim. Biri esmer diğeri sarışın sürtüklerimizin asıl sevgilileri 25 yaşında üniversite son öğrencileriydi fakat okuldaki sevgilileri 12. sınıfın taş çocuklarıydı buna rağmen okulda her birine şampuan ismi verdikleri çocukları kesmeye devam ediyorlardı. Bir de onların yavruları vardı. Sınıftaki geri kalan 8 kız da profesyonel bir şekilde çocuk avcısıydı. Zaten geriye 4 inek kız ben ve Zeynep kalıyorduk. Bir de  erkeklerimiz vardı. Onlar olmasa okul çok daha çekilmez bir hâl alırdı. Birlikte sürekli dersleri kaynatıyor ve iğrenç espriler yapıyorduk. Espiriler o kadar çekilmez bir hal alıyordu ki çoğu zaman dersten atılabiliyorduk.

  Tahtanın önüne geçtim ve sıradaki ders ne diye ciyaklamaya yakın bağırdım. Ön sıradaki inek öğrenci Almanca diye cevap verince tüm sınıf birlikte homurdandık. Harika!Uyuyacaktım. 2 dakika sonra öğretmen içeri girdiğinde çocuğumuz çoktan arka sıralara geçmiş ve uyumak için sıralarımıza yerleşmiştik. Hoca konuşmaya başladığında çoktan gözlerimi kapatmıştım.

DaimaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin