Kavga-25-

69 4 6
                                        


City Hunter- İt's alright

''Ben çıkıyorum annecim.'' dedim ve annemin yanağına bir tane öpücük kondurdum.

''Kahvaltı yapsaydın bari.''

''Yolda yerim. Geç kaldım.''

Ağır kamp çantasıyla dışarı çıktım. Kayra'da dışarıdaydı. Beni görünce el salladı ama onu umursamayarak otobüs durağının olduğu yere yürümeye başladım.

Arkamdan gelen olur diye umuyordum ama ne gelen vardı ne de giden. Saçma bir umuttu benimkisi.

Duraktaki oturaklara oturdum ve kamp çantamın küçük gözünden pasomu çıkardım.

Şimdi buradan öylesine geçmiş olsaydım otobüs gelirdi ama otobüsü beklediğim için gelmiyordu.

Ofladım ve kol saatime baktım. Çoktan gelmesi gerekti. Siyah bot geçirdiğim ayaklarımı oturduğum yerde sallamaya başladım.

Kış aylarına yaklaşıyorduk artık. Kasım ayının başlarındaydık ve yıl başı yaklaşıyordu.

Boynumu kaşındıran ince atkıyı düzelttim ve kafama kadar çekip tüm yüzümü atkı ile sardım. Sonsuza dek kimse beni rahatsız etmese ve ben böyle kalsam olmaz mıydı?

Bir araba bana doğru yaklaşıyordu, işitebiliyordum. Atkıyı yüzümden çektim ve karşımdaki arabaya baktım. Kayra?

Benim olduğum taraftaki camı açtı ve gülümsedi. Aynı dün geceki gibi uzandı ve kapıyı açtı.

"Otobüsler bugün çalışmıyor. Kötü bir fırtına çıkacakmış. Bazı semtleri sel basmış. Buradaki otobüsler çalışsa bile geç gelir."

Kafasını yana eğdi. Söylediği cümleler bir bilgilendirmeden çok teklifti.

Bir süre Kayra'ya bakakalsam da aniden dökülen yağmur görüşümü bozdu.

Arabaya bindim.

"Çantanı koltuğa bırak. Malum senden bile büyük." Kinayeli cümlesine karşılık ters bir bakış attım ve ağır çantamı arka koltuğa attım.

Sinirimden ödüm vermeden gittiğimiz yolu seyrediyordum ama Kayra'nın kaçamak bakışlarını üzerimde hissediyordum.

Sessiz alfabe aramızda gidip gelirken harfler somutlaştı. "Ajandada işine yarar bir şey buldun mu?"

Bu sefer ikimizde birbirimize baktık. "Oraya daha önce de gittiğimi biliyorsun."  Anladığımı o da fark etmişti.

Önüme döndüm. Yağmur deli gibi yağıyordu ve silecekler saniyelik bir görüş sağlıyordu.

Araba durdu. Kaşlarımı çatıp Kayra'ya baktım. "Yol kapalı. Gideceğimiz yolları çoktan sel basmış."

Arabanın radyosunu açtı. "Kötü hava şartları nedeniyle pek çok yol kapandı. Belediye çalışmaya başladı. Yine de bu havada araba sürmek tehlikeli olabilir. E5 ve Tem otoyolu tıkanmış durumda."

Radyodaki adamın bu sözlerinden sonra radyoyu kapattık ama arkamızda akıl almaz bir trafik oluşmuştu. Önümüzdeki trafikte akıl almazdı. Sanki sayı doğrusunda 0 idik.

Ofladım ve yerime gömüldüm. Kayra'da tek elini zaten hareket ettirmesine gerek olmayan direksiyondan çekti. 

"Emliyet kemerini neden takmıyorsun?"  Dudaklarımı birbirine bastırdım ve Kayra'ya döndüm. "Hoşuma gitmiyor."

Mesafeli ses tonumu anlamıştı ki sesi sertleşmişti. "Hoşuma gitmediği için ölmeyi mi tercih edersin?"

"Umrunda mı?" İçten bir kahkaha attı ama hemen sonra ciddileşti. "İn arabamdan."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 16, 2016 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

DaimaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin