Gündüzün geceyi aydınlattığı gibi birbirlerine karışıp gün batımını oluşturacak iki insan...
Kayra Eroğlu kendini büyük bir bilmecenin içinde bulduğunda hiçbir şeyin farkında değildi ve Karen'in bu bilmecenin cevabını büyük ölçüde tamamladığını...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Teoman- Serseri
Bu bölümden sonra kurguyu biraz daha derinleştirmek istiyorum. Seksenlerin kötü çocuğuna hazır olun!
Hikayenin gidişatı hakkındaki yorumlarınızı gerçekten çok merak ediyorum. Bu arada okunma gerçekten beklemediğim bir şekilde artıyor ve bu beni nasıl mutlu ediyor anlatamam. Güzel yorumlarınınız her biri bana küçük sevinç çığlıkları attırıyor :D ................................................................
Sabahları önümden sessizce geçen kar maskeli bisikletliye...
''Tamam anne.'' diye homurdandım. Uyuşuk uyuşuk masadan kalktım. Sabahtan beri onlarca çikolatalı süt içmiştik ve masanın üzeri Kido kutularıyla doluydu.
Kutulardan birkaçı yere düştü fakat umursamadım. Paytak adımlarla kendimden geçmiş bir şekilde merdivene yöneldim. Zeynep beni arkadan düşmemem için destekliyordu. ''Ah be kızım, çikolatalı süt içince bile sarhoş oluyorsun.''
Sesimi çıkartmadım. Uykunun içinde uyuşmuşken beyin kıvrımlarımdan biri bana kardeşimi hatırlattı. Uykulu sesimle konuştum. ''Zeynep, Mehmet'i aramalıyım.''
Üst katta Zeynep'in odasına giriyorduk. ''Sen kız kardeşimin oyuncaklarıyla oynarken telefonun çaldı ve ben açtım. Mehmet bugün Ömer ile kalacakmış.''
Yatağa kendimi attım. ''Evet, düş de yat dedikleri bu olsa gerek.'' Zeynep'in esprisine yüzümü buruşturmaya bile üşendim ve rahat yataktaki yorganı yanıma alıp sarıldım. Bir şeylere sarılmadığım sürece uyuyamıyordum. Yastık, yorgan, ayıcık... Ne olursa olsun fark etmezdi ama uyumam için illaki bir şeye sarılmam gerekti.
Zeynep yanımdaki pembe tülü tavandan yere kadar sarkan yatağa kuruldu. Evlerinde her çocuğa yetecek oda olmasına rağmen küçük kız kardeşi ile aynı odada kalıyordu ve bu gece için onun yatağını işgal ediyordu.
''Bizde kaldığın için yarın normalde çözdüğüm soru sayısının iki katını çözeceğimi biliyor musun?''
Uykulu sesimle mırıldandım ama ne dediğimi ben bile çıkaramamıştım. Zeynep uzunca iç geçirdi. Başka bir şey hatırlamıyordum çünkü uykunun esareti zihnimi ele geçirmişti.
Göz kapaklarımı perde misali araladığımda hemen yandaki yatakta bulmayı umduğum Zeynep yoktu. Gözlerimi ovaladım ve biraz daha uyumak için dua edip tekrar yorgana sarıldım. Beni uyandıran kimse yoktu ama arkadaşımda olsa benim evim değildi ve Zeynep'in neden yatağında olmadığını merak ediyordum. Beni uyanmam için zorlayan siyah odadaki Karen'in etini çimdikledim. Kısa bir çığlıktan sonra yine siyah duvarlarına döndü.