Sonunda karneler alındı, tatile girildi. Gitsin dersler hocalar, ödevler; gelsin kitaplar, uyku ve eğlence!
Herkese iyi tatiller, karneleriniz umarım iyidir.
Hikayemi de tatile sokuyorum. Okullar açıldıktan sonra görüşmek üzere! Kendinize iyi bakın...
•••
Hava yeterince kararınca anlaşmanın kendine düşen payını almak için karanlık sokağa çıkmıştı. Yüzünde yine o; kazandığını belli eden ve kendini yeterince yakışıklı olduğunu hissettiği sırıtışı yaparak anlaşma noktasına ilerliyordu.
Avcıların onu öpdürmemesi onun içi iyi bir şeydi. Hatta öldürmek bir köşede dursun, ona oldukça yardımcı oluyorlardı. Para, barınak, yemek, ve diğer her türlü ihtiyaç...
Bunu seviyordu çünkü tek yapması gereken şey, Taşıyıcı'lara yardım ediyormuş gibi görünerek onları tuzağa çekmekti. Sonrasını zaten avcılar, askerler hallediyorlardı.
Anlaşma noktasına geldiğinde cebinde duran sigarayı ve çakmağı çıkardı. Sigarayı ağzına yerleştirdiğinde karanlık sokağın ucundan bir adam yaklaşmaya başladı. Evet bu o anlaşmanın payını kendisine verecek olan kişiydi.
Alayla ellerini kaldırarak "Sonunda geldin." dedi ve askere yaklaşmaya başladı. Askerin elinde beklediği gibi siyah kutuya benzeyen bir çanta vardı. Sırıtarak askere iyice yaklaştı ve aralarında iki adımlık bir mesafe olunca durup elini çantaya uzattı. Asker çantayı vermiyor direk olarak yüzüne bakıyordu.
Kaşlarını çatarak "Size yardım ettim. Şimdide payıma düşeni alacağım." diyerek çantayı tuttu ve kendine doğru çekti fakat asker çantayı bırakmamakta kararlı gibi gözüküyordu.
Sinirle dişlerini sıktığında asker "Evet payını alacaksın." dedi ve gözünde duran gözlüğü çıkardı. Bunu yapmasıyla iki el, kollarını sıkıca tutmuştu. Bir adım gerilemeye çalışsa da bunu yapamamıştı. Karşısında duran adam çantayı yere koydu ve çantanın şifresini girerek çantayı açtı. Asker lastik beyaz bir eldiven giyince içini bir endişe sarmıştı. Mutlaka bir yolunubulup bu adamlardan kurtulmalıydı. Ah tabi ya! Yeteneği. Tek yapması gereken düşünmesi, adamlar ona dokunuyorken onları kör etmesi gerekliydi. Ama... Biraz eğlenmekten zarar gelmezdi. Değil mi?
Karşısında ki adam, çantadan bir iğne çıkardığında anladan olanları algılamaya, mantıklı bir açıklama getirmeye çalışıyordu. Adam ona bakarak "Sen o kızı getirirsen payını alacaktın." dediğinde "Getirdim zaten." diye anlamadan konuştuğunda "Hayır. Arabada bulunan üc askerden biri kan kaybından ölmüş, diğer ikisi de ağır yaralıydı. Bu, senin başaramadığın anlamına geliyordu. Bu yüzden, cezalandırılacaksın." dediğinde ne olacağını anlamıştı.
Sırıtarak "Bunun olmasına izin vereceğimi mi sandın?" diyerek bileklerini kollarından tutan adamlara doladı ve elleriyle adamların bileklerini sıkıca kavradı. Herşey iki saniyede gerçekleşmişti. Artık bu iki adamın görmesini engellemişti. Kollarını hızla çektiğindeyse adamların ikisi de gözlerini onun gözlerine kenetledi ve bir ellerini omzuna sıkıca koyarak hareket etmesini engelledi.
Anlamadan nefesini tutuğunda "A-ama nasıl..." dediğinde karşısında ki adam "Benim özel buluşlarımdan bir tanesi." dedi. Bir anda adam ileri atıldığında boynunda sert birbatma hissiyle donup kalmıştı.
Adam şırınganın içindekini enjekte ederken "Artık daha çok işimize yarayacaksın. Tao." dedi
•••••
Kulaklarımda giderek artan çınlama ile yüzümü buruşturarak gözlerimi açmaya çalıştım. Daha ilk açışımda parlak ışık ile yeniden kapadım. Birkaç göz kırpıştırmanın ardından bulanıklık ve acı yavaşça azalıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
K.A.O.S Projesi
Ciencia Ficción#Bilim-Kurgu'da 8 Serinin ilk kitabıdır. K.A.O.S. projesinin tek amacı, daha güçlü, daha dayanıklı ve daha sağlıklı nesiller üretmekti. Kim bilebilirdi ki böylesine iyi niyetli bir projenin herkesin laneti olacağını? Dünya'nın tüm çocukları projeye...
