ECE
elimi camdan çıkarıp rüzgarın tenime çarpmasına izin verdim.bu gerçekten rahatlatıcıydı.eren arabayı normal bir hız seyirinde kullanırken radyoda bu aralar sıklıkla dinlediğim şarkı çalıyordu.gözlüğümün camından gökyüzü sarı gölgeler şeklinde görünüyor ve gerçekliğini yitiriyordu.hemen çıkarıp saçıma koydum ve güneşin can alıcı parlaklığı karşısın da gözlerim kamaştı.eren'e baktım.siyah kalın çerçeveli gözlüklerinin altında yemyeşil parlayan gözleri yolu takip ediyordu.beyaz ince tişörtünün altından görünen kol kası direksiyonu sıkıp parmaklarıyla ritim tutması halinde gerildi.dolgun dudaklarını ıslatıp ağzında ki sakızı arsızca çiğnemeye devam etti.
"arabayı alması için tilkiye haber verelim."dedi.
telefonunu çıkarttı ve ben hemen elinden aldım.
"sen yola bak ben söylerim."dedim.
geçirdiğim kazadan sonra daha dikkatli ve temkinli olmaya çalışıyordum.arabaya biniyor olmak bile yeterince ürkütücüydü.numarayı çevirip telefonu kulağıma götürdüm.bir kaç çalıştan sonra tilkinin halsiz ve yorgun sesini duydum.
"efendim patron?"dedi.
"selam uykucu ben ece."dedim.
"sanada."dedi bıkkın bir sesle.
"gelip arabayı havalanının önünden alman gerek."dedim.
"alırım."deyince gözlerimi devirerek;
"unutma!"dedim.
fakat o suratıma kapadı.telefonu bırakırken;
"pek cana yakın."diye homurdandım.
eren gülerken,"öyledir."dedi.
insanlar yaşadıklarının farkına gerçekten çok geç varıyordu.aklının sesinden kopmak istemesende kalbinin sesine yenilirsin.bu benim bilmem kaçıncı yenilişimdi.ama bu hepsinden özel olan yeniliş gerçek ve sahte olamayacak kadar mükemmeldi.eren gerçekti,ben gerçektim,biz gerçektik.aslında korkak olan insanın aklıydı.eğer kalbimi dinlemeseydim ereni takip etmeseydim ve onu affetmeseydim belki de yıllarca vicdan azabı duyacaktım.onun gibi biri sevmez diye düşünürken onun gibi birinin sevebileceğini öğrendim bu sayede.kalbimize bir şans vermeliyiz.çünkü korkak bir kalp aşkı tadamaz.ve aşksız bir hayat hiç yaşanmamış olarak kalır...
"şuan binlerce kitap okumuş olmak isterdim."dedi hayal kırıklığı barındıran bir tonla.
düşüncelerimi terk edip ona döndüm ve,"neden ki?"diye sordum.
"sana bir sürü güzel söz söyleyebilmek için."dedi.
"söylemesen de olur ben alışığım."deyip onun saçlarını karıştırdım.
suratını asıp,"bu işte iyi değilim güzelim.beni böyle kabul et."dedi.
"seni böyle kabul etmesem burada olmazdım."deyince kaşlarını çatıp gözlüğünü çıkardı.
gözleri koyulaşmıştı.ürkek bir tavırla dudağımı dişledim.
"nerede olurdun?"dedi.
"şey..belki yurt dışında olurdum.sahilde kaslı can kurtaranları tavlayabilmek için boğulmuş numarası yapardım."dedim.
burnunu kırıştırdı ve,"evet bende öyle yapmak isterdim."dedi.
kolunu cimcikleyip suratımı astım.gülüyordu.
"hiç komik değil."
"seninki de değildi."
içimde ki mutluluğu neden gizleyemiyordum.bu tatlı atışmamız bile çok hoş ve ilk kez yaşanıyormuş gibi geliyordu.değişmiştim ve bu geç kalınmış bir değişiklikti.uzun zamandır ne kadar yalnızmışız öyle?nelerle mücadele etmişiz.hepsi iyi yada kötü birer anı olarak kalacaktı.gözlerimi kapadım.yoktular,o kötü anılar artık yoktu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YANLIŞ ROL SERİSİ *ADI AŞK OLSUN*(DÜZENLENİYOR)
RomanceSINIRLAR AŞMAK İÇİNDİR,KURALLAR ÇİĞNENMEK İÇİN. HAYATTA HERŞEYİN BİR NEDENİ VARSA; "BENDE SANA AŞIK OLABİLİRİM". "YOL GÖSTERİCİM SANA AŞIĞIM". YANLIŞ ROL SERİSİ-ADI AŞK OLSUN...