SENİ KAYBETMEK İSTEMİYORUM!HENÜZ DEĞİL,BUNA HAZIR DEĞİLİM!

120 65 3
                                    


EREN ASKAR

kapı bir süredir yumruklanıyordu. önüm de ki bardağı alıp kalan son içkiyi kafama diktim.neredeyse bir saattir burada oturmuş bakışıyorduk.

"seni öldüreceğimi düşünüyor olmalılar."dedi keyifle sırıtıp.

bu defa bende güldüm.onun beni öldürme ihtimali yüzde bir bile olamazdı.öz güvenine hayran kaldığımı belli etmek istercesine öne doğru eğilip sırıtmaya devam ettim.eksik zekalı biriyle nereye kadar konuşabilirdim?

"yanılıyorsun ersoy!onlar benim seni öldürmemden korkuyorlar.çünkü bu mekanda bu potansiyele sahip tek kişi benim.üstelik sen daha önce denemiş ve başaramamış korkağın tekisin."dedim.

"beni öldürmeye hevesli gibisin."dedi.

evet onun başını bir böcek gibi ezip hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istiyordum.pekala yapabilirdim de.ama,ya sonra?

sonra ne olacaktı?içimde ki ateş sönecek miydi?hiç sanmıyorum.onu öldürmek hiç bir işime yaramayacaktı ve bu kadar kolay ölmesini de istemiyordum.

"ecenin daha önce kötü bir kız olduğunu biliyordun değil mi?oyun oynamayı seven şımarık bir kızdı.ve biliyorum ki uzun süredir yine oyun oynuyordu.onun iyi olacağına inanmak aptalların işi.eğer beni onu rahatsız etmememi söylemek için çağırdıysan boşuna zahmet etme.artık ece için iyi yada kötü hiç bir uğraşa girmeyeceğim.bu oyunun kazananı sensin askar."dedi.

seçtiği kelimelerle suratım asılmıştı.nede olsa ecenin kötü bir kız olduğunu düşünmüyordum.ama öyle olsa da onu sevmekten vazgeçmezdim.dikkatimi ona verdim.

"sen neden bahsediyorsun lan?ben ne öğrendim biliyor musun?ece'nin hamile olduğunu.üstelik senden olduğunu.şimdi söyle ersoy,nasıl bir ölüm istiyorsun?"dedim.

bir anda yüzü bembeyaz olmuştu.yutkundu ve elini masadan çekti.

"saçma sapan konuşmayı kes!"dedi.

"ne o korktun mu yoksa?"

"öyle bir şey olamaz!"

"olabileceğini ikimizde iyi biliyoruz!bana boş laf yapma."dedim.

dudaklarını ıslatıp parmaklarını saçlarından geçirdi.dezavantajlı bir durumda iken keyif aldığı bariz bir şekilde ortadaydı.şimdi ise zavallı bir ersoy duruyordu karşımda.kapı uzun bir sürenin ardından kırılarak açıldı.içeri büyük bir öfke ile giren hakan abi ceketini atıp önümde durdu.

"sen kafayı mı yedin lan?"diye kükredi.

uluç hala girdiği şoktan çıkamamıştı tutunmaya çalışırken sandalyeyi devirdi ve ikimiz ona baktık.hakan abi onu işaret ederek;

"onun burada ne işi var!dedi.

"sadece konuşuyorduk."dedim.

"konuşmak mı?saatlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum geri zekalı herif!bana haber vermeden nasıl böyle bir işe kalkışırsın!eğer gelmeseydim ne olacaktı kim bilir!"dedi.

gömleğinin düğmelerini açıp nefes almaya çalıştı.enteresan bir şekilde telaşlıydı.gözleri kocaman olmuştu.anlamaya çalıştım onu.

"abi-

"bu mekanda bir ersoy leşi istemiyorum!ayrıca-deyip sustu.

sıkıntıyla iç çekip,"böyle bir günde!"dedi.

"ne oldu abi?"

"ece kaza geçirdi."

sandalyeyi iterek kalktım.

YANLIŞ ROL SERİSİ *ADI AŞK OLSUN*(DÜZENLENİYOR)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin