Gray

520 67 137
                                        

Telsiz sesleri eşliğinde ayağımla ritim tutmaya devam ettim. Tuttuğum ritmin stresten kaynaklandığı barizdi.

Sınıfta ki herkes gergindi ve herkes bir stres belirtisi gösteriyordu.

Natsu sürekli önümüzde bir sağa bir sola gidip duruyordu. Juvia tırnaklarını yiyordu.

"Juvia tırnaklarını yeme! Çok iğrenç." dedi Mirajane.

Juvia kaşlarını çatıp parmağını Miraya gösterdi.

"Juvia tırnağını yemiyor, yanında ki etleri yiyor!" diye çıkıştı.

"Duydum ki tırnak yemek karnını şişirirmiş " dedi Liss karnını göstererek.

Juvia karnına bakıp endişeyle yüzünü astı.

"Saçma konularda tartışmayı kesin. Durumun farkında değil misiniz!" diye çıkıştı Natsu. Ayağı kalkıp omzuna dokundum.

"Sakin ol dostum. Bilerek konuyu dağıtıyorlar herkes stresli." dedim. Natsu endişeyle etrafı taradı.

Onun için polis merkezi ölüm demekti. Abisi ile karşılaşmak istediği son yer.

Çünkü abisi savcıydı ve kesinlikle işle aileyi karıştırmayacağını Natsuya söylemişti.

Natsu da zaten Zerefe muhtaç kalmayı sevmezdi.

Burada bulunma nedenimize gelirsek...

Whatsaap mesajları bulunmuştu ve tüm sınıf sorguya çağrılmıştı. Ölümler arttıkça polisin bize karşı yogunluğu artmıştı.

Levy elinde ki kitabı daha da sıkarken göz yaşları kitabı ıslatıyordu.

Hem sınavlara çalışıyor hem de arkadaşının ölümüne katlanıyordu. Neredeyse dün onunla dalga geçtiğim için vicdan azabı çekecektim...

Gajeel Levy yi kendine doğru çekip rahatlatmaya çalıştı.

"Gray?" diye seslendi Lucy. Gözlerimi levy ve Gajeelden ayırıp Lucy ye baktım.

"Sigara versene." dedi. Gözlerimi kısarken yanımda ki Natsu kasıldı.

"İçmemen konusunda anlaşmıştık." dedi sinirle Natsu.

"Sen ne zaman sigaraya başladın?" diye sordu Erza. Lucy omuz silkti.

"Hadi Gray" dedi umursamaz bir şekilde. İç çekip cebimde ki paketi Lucy ye uzattım. Natsu sinirli bir şekilde baksa da bir tepki vermedi.

"Bu lanet olası Tune şuan ne yapıyor! Bizi öldürceğini söyledi hapse atacağını değil." diye itiraz etti Natsu.

"Ne yani ölmek, Hapse girmekten daha mı iyi?" diye sordu Laxus alayla.

Natsu hızla başını salladı. Tam konuşacağı sırada yanımıza gelen bir kaç polisle herkes sustu. Polislerin arkasından gelen kişiyle Natsu küfretti.

Zeref bize doğru gelirken sadece bakmakla yetindik.

"Hepiniz tek tek sorguya alınacaksınız." dedi kesin bir dille.

Kimseden yine bir ses çıkmazken Zerefin gözleri Natsuyu buldu. Sinirli olduğu belliydi ama nedenini öğrenmek zordu.

"Natsu, sen benimle gel. İlk sorguya seni alacağız." dedi.

"Lanet olsun." diye kısık sesle isyan ettikten sonra Zerefin peşine takıldı. Hala yanımızda dikilen polislerden biri elindeki listeye bakıp bir kaç isim okudu.

"Lucy Heartfilia, Levy Mcgarden, Gray fulbester beni takip etsin." dedi. Lucy yi neden çağırdıklarını bilmiyordum ama ben ve Levy yi neden çağırdıkları belliydi. Jet'e son mesaj atan bizdik...

Ayaklanıp peşlerinden giderken, sınıfta endişe mırıltıları başlamıştı.

Polis bizi uzun bir koridora getirince ilk kapıyı gösterip Lucy nin girmesini söyledi.

Lucy girince biz kadın polisin peşinden ilerlemeye devam ettik.

Yan yana iki kapıya gelince kadın durdu ve sağda ki kapıyı bana, soldakini levy ye işaret ederek girmemizi söyledi.

Kadının sözlerine koşulsuz uyup içeri girdiğimde Natsunun bahsettiği o bunaltıcı sorgu odasını görmüştüm bile.

Hemen arkamdan giren kişiyle gözlerimi kıstım. Zeref karşımda ki sandalyeye otururken beklemeye başladım.

Natsuyu sorguladığını sanıyordum...

"Nasılsın Gray?" diye sorunca ilk başta afallasamda cevapladım.

"Pek iyi sayılmaz." dedim. Başını sallayıp masaya daha fazla eğildi.

"Şimdi söyle bakalım bıçakla mı öldürdün silahla mı?" diye sordu.

Soruyu düşünmeden cevapladım.

"Öldürmediğim için bilmiyorum," dedim.

Ellerini çenesinin altına koyup beni izlemeye devam etti.

"O zaman Natsu öldürdü. Yoksa ortak mısınız?" diye sordu soğuk bir şekilde.

Ne dediğini anlamıyordum. Anlamak istemiyordum. Kendi öz kardeşinden mi şüpheleniyordu?

"Hadi konuş Gray. Senin aksine Natsu konuştu ve adını verdi. Sence neden senin adını verdi?" diye sordu.

Kaşlarımı çatıp zerefi izlemeye başladım. O sırada kapının çalması ve camdan bakan Natsuyu görünce şaşkınca baktım.

"Avukatını iste!" diye bağırdı Natsu.  Sandalyemi hafif geri itip bağırdım.

"Avukatımı istiyorum oruspu çocuğu!" (hep bu sahneyi yazmak istemiştim amk sjss)

Zeref sinirle bana dönünce sandalyeme gömüldüm.

"Siz durumunuzun farkında değilsiniz. Ya öleceksiniz, ya hapse gideceksiniz." dedi tehditvari bir şekilde.

Ben ise hala durumu idrak etmeye çalışıyordum.

"Öldürüleceğimizi nereden biliyorsun?" diye sordum. Zeref aniden bana dönüp alayla baktıktan sonra kapıya yöneldi. Beni arkasında bir çok soru ile bırakıp gitti...

Uwa zeref neler biliyo acabaaaaaaaaaaaa bu arada muge anli bile bulamaz tune yi amk iddaliyim dndjsj

°TUNE°Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin