Az ônce aciklamayi unutmusum sjsj medya beni Tune nin kimligi icin zorlayan arkilerim dndjkd
Gray samanın yanında tüm gece kalmıştım. Tune nin tekrar ona zarar verme ihtimali aklıma geldikçe sinirimi bozup uykularımı kaçırıyordu.
Bir iki saat önce Natsu ve Lucy bir işleri olduğunu söyleyip eve gitmiştiler. Ne işleri olduğunu pek merak etmiyordum nedense onlara da güveniyordum.
Lucy benim çocukluk arkadaşımdı, Natsu san da Gray le yakın arkadaştı. Biz bir birimize zarar vermedik. Bunu biliyordum, en azından buna inanmak istiyordum.
Elim hala Gray samanın avucunun içindeydi. Bir saat önce tutmaya başlarken uyuya kalmıştı daha sonrasında eli gevşese bile bırakmamıştım.
Yanımda olduğunu hissetmeye ihtiyacım vardı.
Gray samanın hala yanımda olduğunu, beni bırakmadığına inanmam lazımdı.
O korkunç görüntülerden sonra Gray samayı yalnız bırakmak istemiyordum.
Haklıydımda, korkuyordum çünkü.
O görüntü rüyalarıma girecek kadar kötüydü! (Plez eslisa böle fakeci iste)
Dahası Gray samanın doğum günü değilken vurulması beni tedirgin etmişti.
Sanki, sanki bir uyarı vuruşu gibiydi.
Lucy, Levy ve Lissananın ceza alması gibi. (L isimliler aşkına! Sbsjsj)
Belki de L ile başlayan isimliler cenabetti?
Ceza alacak kişilerdi?
Yani her bir doğum gününün anlamı varsa isimlerin de olabilirdi?
Mesela ilk ölen kişi Max di. Bizim sınıfta M ile başlayan iki kişi vardı bir Max bir mira...
Tamam iyice saçmaladım.
Teori üretmekten beynim patlıyordu. Bilen biri olsa da sorsam diye deliriyordum çoğu zaman. (Bknz; tüm okurlar dbdj)
Sonunda odanın kapısı açılınca tedirgin bir şekilde ayağa kalktım.
Tune gelmiş olabilir diye düşünerek su şişesini alıp kapıdan gelmekte olan kişiye doğru fırlattım.
Aynı anda iki çığlık koparken Gray sama bağırarak uyanmıştı.
"Ne oluyor lan!"
Kapının kenarında ki Natsu sanı görünce rahat bir nefes aldım ama natsu san benim kadar rahat değildi.
"Ne yapıyorsun Juvia!" diye sordu şaşkınca.
Elini kalbine atmış bir şekilde endişe ile bakıyordu.
Gray kaşlarını çatıp başını yastığa yasladı.
"Juvia senle bana kahve almaya gider misin? Natsu ile konuşacaklarım var." dedi.
İlk başta anlamamış gibi kaşlarımı çatsamda bir şey demeden odanın çıkışına yürüdüm.
Ne konuşacaklardı ki? Lucy ve Natsu da sabah tuhaf davranıyordu.
Neden herkes benden bir şeyler saklıyordu?
Kapıyı arkamdan kapatınca duymak adına kulağımı kapıya yanaştırdım ama bir şey duyamadım.
Ne de olsa hastane kapısıydı. Sesler az duyulması için yapılmıştı...
İç çekip aşağıya indim.
Kahve makinesinden iki kahve alıp tekrar ağır adımlarla yukarıya çıktım.
Kapıyı hala kapalı görünce kaşlarımı çatıp ne yapmam gerektiğini düşünmeye başladım.
İçeri mi girseydim? Beklesemiydim? Ama ne konuşuyordular ki?
Kapıyı dirseğimle hafif aralayınca konuşmalarının bir kısmını duymayı başarmıştım.
"Sadece bana güven Gray." diyordu Natsu. Ne için olduğunu anlamamıştım...
İçeriye girince ikiside bana baktı.
Grayin yüzü düşmüştü ama Natsu san gülümsemesinden ödün vermiyordu.
Kahvenin birini Gray samaya uzatınca samimiyetten uzak bir şekilde gülümsedi.
"Artık gideyim." dedi Natsu kapıya bakarak. Bir iki adım atıp tekrar durdu kapıda.
"Oyun yeni başlıyor Gray. Artık daha çok korkacağız." dedi.
Gray sama iyice kaşlarını çatınca anlamsızca Natsuya baktım.
Natsu san umursamayarak odadan çıkınca elimi yakan kahveyi masaya bıraktım.
"Ne oluyor?" diye sordum yalnız kalınca.
Gray sama iç çekip kahvesine baktı.
"Sana zarar gelmesine izin vermeyeceğim juvia." dedi emin bir şekilde.
Ama sorumdan kaçtığını fark etmeyecek kadar büyülenmiştim sözleriyle.
Elimi uzanıp tuttuğunda gülümseyerek ona baktım. Pazartesi günü henüz bitmemişti... Bugün kim hedefti peki?
Acaba kim ölcek shsjsj bu arada süphelendiginiz kisiyi gozz onune sokmayi severim dndj
ŞİMDİ OKUDUĞUN
°TUNE°
Fiksi PenggemarTune adı verilen bir listenin önlerine koyulmasıyla ne olduğunu anlamayan sınıf daha da tuhafıyla karşılaşır; Bu listedeki tarihlerin ölüm tarihleri olduğunu fark ederler. Peki bu listeyi kim hazırladı?
