Harika! Tek kelimeyle mükemmel... Her şeyin üst üstte gelmesinden daha güzel ne olabilir?
Karşımdaki müdür yardımcısına odaklandım.
Şuan listeyi öğrenmiş olması zerre umrumda değildi. Bir şekilde polis gibi ölürdü nasıl olsa.
Yani cevap vermemize bile gerek yoktu...
"Susmaya devam mı edeceksiniz?" diye sordu.
"Neden bahsettiğiniz hakkında bir fikrimiz yok." dedim arkama yaslanarak.
Parmaklarını ritmik bir şekilde masaya vurup bizi izledi bir süre.
"Anlaşıldı." diyip sınıftan çıktı. O çıkar çıkmaz tüm sınıf ayaklanıp orta masada toplaştılar. Orta sırların arkasında olduğum için yerimden kalkmama bile gerek kalmamıştı.
"Ne bok yiyeceğiz lan?" diye sordu Gajeel.
"Merak etmeyin sadece duyum almıştır kanıtı olmadan bize bir şey yapamaz." dedi Erza
"Juvia çok korkuyor." dedi Juvia. O sırada Gray uzanıp Juvianın titreyen elini tuttu. Juvia şaşkınca donuk bir şekilde bakarken Gray sıradan bir şeymiş gibi konuşmaya başladı.
"Her neyse, müdürü kafaya takmayın. Jet ve Droy meselesini ne yapacağız?" diye sordu.
Gözlerim Jet ve Droy'a kaydı. Masaya oturmuşlardı ikisininde yüzü düşmüştü.
"Şey bence ikisini ayrı ayrı gruplar halinde korumaktansa tek bir grup halinde korumalıyız." dedi levy.
"Tamam o zaman şöyle yapıyoruz..." diyecekken sustu Erza.
"Yapamayız..." dedi hemen sonrasında.
Kimse hiç bir şey anlamazken sırıttım. Sabahtan beri bunu anlamalarını bekliyordum. Mal mılar bunlar?
"Tune zaten içimizden biriyse her türlü tehlikedeler. Ne kadar korursanız koruyun ö-le-ce-ğiz" dedim son kelimemi bastırarak.
"Denemekle bir şey kaybetmeyiz!" diye bağırdı Levy. Jet ve Droyun onun için önemli olduğunu biliyordum ama pes edilecek noktada pes etmeyi bilmeliydi.
"Ne deniyorsanız deneyin ben yokum." dedim.
Sanırım aldıkları cezalar onlara yetmemişti...
Kolayca teslim olduğumun farkında olsam da hiç bir çaba harcamak istemiyordum...
Sadece ölümümü bekliyordum.
"Ölmeni istemiyorum." dedi yanımda zihmini okuyan Natsu.
"Unuttun mu sen benden önce ölüyorsun?" dedim alayla karışık iç çekti.
"Senin ölümünü görmekten iyidir." dedi. Sınıftakiler bizimle ilgilenmiyor yarın ne yapacaklarını planlıyordular.
"Beni gerçekten ne kadar seviyorsun sen?" diye sordum çatık kaşlarla.
"Doğum günümde ölmeyerek sana bunu kanıtlayacağım." dedi. İç çekip omuz silktim. Umarım kanıtlayabilirdi...
************************************
Sonraki gün hiç kimse okula gitmemişti. Kimsenin olmadığı parkın orada toplanmış jet ve droyu ortamıza alarak çember şeklinde oturmuştuk.
Dışarıdan gelecek her hangi birine karşı, bıçak veya kesici bir çok nesne getirmiştik.
Dışarıdan birinden çok kendi aramızdan birinden şüpheleniyorduk.
Her an aramızdan biri arkasını dönüp jet'i veya droyu öldürebilirdi ama bunu yaparsa kimliği ortaya çıkardı ve bunu riske atamazdı.
"Sizi seviyoruz çocuklar." dedi burnunu çeken Droy.
"Teşekkürler." dedi Jet de aynı şekilde. Bunu karşısında kimseden tek bir kelime çıkmamıştı. Evet, birbirimizi her zaman kollayacaktık. Bu her kim olursa olsun yapacaktık...
Natsu uzanıp elimi tuttuğunda hafif kızaran yanaklarla ona baktım. Bana bakmıyor etrafı gözetliyor belli bir tehdit unsuru arıyordu.
Aslında son bir ayda Natsudan hoşlanmaya başlamıştım ama bunu kabullenmiyordum...
Kabullendiğim an ölümünü hatırlayıp üzüleceğimden ve yalnız kalacağımdan korkuyordum...
Aklıma her zaman Max'in yerine Natsuyu o durumda gördüğüm geliyordu ve içim sızlıyordu. Korkuyordum ve uykusuz kalıyordum.
Droy öksürmeye başlayınca Gray söz saydı.
"Grip mi oldun lan! Bize bulaştırma bari." dedi.
Droy sırıttı ama arkasını dönüp öksürmeye devam etti.
Öksürmesi kesilince etrafa bakmaya devam ettik. Dört saattir buradaydık ve henüz bir şey olmamıştı.
Droy tekrar öksürünce bakışlarımızı ona çevirdik. Öyle bir öksürüyordu ki sanki ciğerleri patlıyordu-
"Zehir!" diye bağırdım.
Herkes Droyun başına eğilirken ağzından kan gelmeye başlamıştı ve hala öksürüyordu.
Hemen Jet e baktım ama onda tık yoktu.
Droy için yapılacak bir şey olmadığını fark ettiğimde ayağa kalktım.
Herkes bağırıp çağırırken cesede baktım. Artık hareket etmiyordu. Erza aceleyle ambulansı ararken herkes ağlamaya ve bağırmaya başlamıştı.
Droy ölmüştü ama Jet yaşıyordu.
Telefonlarımız aynı anda titreyince elimize alıp baktık.
İkiside ölecek denilmedi. Bir doğum günü, bir ölüm!
Bu da demek oluyor ki iki kişinin ortak doğum gunu olayinda bir kişi hayatta kalacak eheheh
ŞİMDİ OKUDUĞUN
°TUNE°
Hayran KurguTune adı verilen bir listenin önlerine koyulmasıyla ne olduğunu anlamayan sınıf daha da tuhafıyla karşılaşır; Bu listedeki tarihlerin ölüm tarihleri olduğunu fark ederler. Peki bu listeyi kim hazırladı?
