Gray'in hastanede olduğu haberini alınca ablamı uykudan uyandırmak zorunda kalmıştım.
Bu bir ilkti. Tune vurmuştu ve Gray hala yaşıyordu. Bu sınıfta büyük bir etki yaratmıştı. Acaba biz de kurtulabilir miyiz? Ya da Tune hata yapıyorsa yakalanabilir miydi?
Sorular aklımızı karıştırsa da gerçekleri kendi gözlerimizle görmek, Grayden dinlemek için hastaneye koşmuştuk.
Tüm sınıf gelmiş olsa da fazla kalabalık diye yarısı evlerine yollanmıştı. Mira ablamla merak duygumuz bizi burada kalmaya zorlamıştı.
Gray bir saat önce uyanmış ama bizlerden önce polisler içeriye girmişti.
En az bir yarım saat kaldıktan sonra polisler çıkmıştı.
Biz hala beklerken doktorlar kontrol için bir daha girmişler ve bizi bir saat daha merakla orada bırakmıştılar.
Sonunda doktorlar çıktıklarında bizim yanımızda durup uyarmıştılar.
"En fazla yarım saat kalabilirsiniz, fazla gürültü yapmayın hasta yeterince yorgun." (o smuttan sonra yorgun kaldigini sanmiyom..)
Onaylayıp yavaşça içeriye girdiğimizde Juvia kendini tutamayarak Grayin boynuna atladı. Gray ilk başta acı ile yüzünü ekşitse de gülümseyip Juviaya karşılık verdi.
"Jubi, Gray hala yaralı." dedi Lucy.
Juvia yeni fark etmiş gibi geri çekilip üzgün bir şekilde Gray'e bakmaya başladı.
Grayin göz altları çökmüştü ama buna rağmen Natsu ile dövüşebilecek enerjiyi barındırıyordu.
"Buz beyin sana sormamız gereken bir sürü soru var ama... Sen anlatsan daha kolay." dedi Natsu.
Gray iç çekip yastığa sırtını verdi.
"Liste..." dedi boğuk bir sesle.
"Listeye doğum günümü yanlış verdim ve... Tune listeye göre hareket ediyor." dedi.
Natsu ve Lucy birbirlerine bakarken şaşkın bir şekilde Miraya döndüm. O da benim gibi şaşkındı.
"Yani kendi kendimizi mi yaktık?" diye sordu Mira ablam. Gray hafifce başını salladı.
"Ya listeleri toplarsak? O zaman Tune doğum günlerini bilemez." dedim aceleyle.
"Tune herkesin doğum gününü ezberlemiş olabilir ya da başka bir yere not etmiş olabilir." dedi Lucy.
"Ama bu da bir seçenek. Belki de sadece listeye bakıyordu..." dedim. Mira ablam beni onaylayarak konuştu.
"Denemekten zarar gelmez." dedi.
"Juvia neyi deneyeceğinizi anlamadı." dedi Juvia.
"Listeleri toplayacağız böylece Tune hala listeye bakıyorsa doğum günlerini unutabilir." dedim.
"Peki ya sinirlenip herkesi belli bir günde öldürürse?" dedi Natsu.
"Riskler üstüne yaşıyoruz Natsu. Her şekilde ölebiliriz." dedi Mira.
Natsu ve Lucy sessiz kalınca Gray ve Juviaya baktım. Onlar bu durumu pek umursuyor gibi değillerdi.
Sahi bunlar ne zamandır birbirlerine böyle bakıyordular?
"Tamam. Bize haber verin o zaman." dedi en sonunda Natsu.
Başımı sallayıp Mira ablamı kolundan çekiştirdim.
Pazartesiydi ve listeleri toplayabilirdik.
Biz çıkmadan Lucy cebindeki listeyi verirken Natsu, juvia ve Gray okul dolaplarında oldugunu söylediler.
Hızla okula giderken Mira ablam konuşmaya başladı
"Fark ettin mi? Juvia oturamıyordu!" dedi heyecanla.
Gülümsedim.
"Gray de tazelenmiş gibiydi!" dedim. Mira kıkırdarken okula geldiğimizi fark edip hafif yüzümüz düştü.
Sınıfa girip herkesin oturmasını bekledikten sonra Mira konuştu.
"Gray, Tunenin listelere baktığını söyledi bu yüzden tüm listeleri toplayacağız." dedi. Laxus göz devirdi.
"Ya tune sensen ve bizi öldürmek için listeleri toplatıyorsan?" dedi.
Mira gözlerini kısıp konuştu.
"Tune herkes olabilir. Güvenmek size kalmış ben sadece kurtulmaya çalışıyorum." dedi.
Sınıfta bir kaç mırıldanma olsa da Erza elinde ki listeyi miraya verince bir kaç kişi de Erzayı teklit edip vermeye başladı.
En son laxus kalınca herkes ona baktı.
"Ya sen Tuneysen ve ısrarla listenin sende durmasını istiyorsan?" diye alayla sordu Mira. Bazıları buna karşılık gülerken Laxus listeyi uzattı.
Dolaplara yönelip Natsu, juvia ve Grayin listesini de alarak sınıftan çıktık.
Okulun çatı katına ilerleyip hocalara görünmeden çıktık.
Tam çatının oraya gelince Mira listeleri yere koyup cebinden çıkarttığı çakmakla ateşe verdi.
Ateşin dumanı havada süzülürken rahat bir nefes aldım.
"O çakmağın neden sende olduğunu sormayacağım." dedim gözlerimi devirerek.
"Laxustan aldım." dedi çakmağa bakarak.
"Olamaz çaldın mı? Diye sordum şaşkınca.
"Hayır, kendisi verdi " dedi gülümserken. Bunda bir iş vardı ama daha sonra öğrenecektim.
Kül tamamen yok olana kadar bekledikten sonra sınıfa indik. Birinci dersi kaçırmıştık ama buna rağmen sınıfa girdik.
Sınıfa girer girmez gördüğümüz görüntüyle donduk.
Herkes ayaktaydı ve korkuyla sıralarına bakıyordular.
Boş olan sıralarda (jet, droy ve max.) kan renginde büyük çarpı işareti vardı.
Diğer sıralarda ise numaralar... Tahtaya baktığımda Mirayı dürttüm.
"Oyunbozanlık yaptınız ve sıranızı yaktınız. Şimdi sıranızı ben belirleyeceğim!"
Hızlı yazmaya çalıştım bu yüzden böyle bir bölüm oldu. Kurguda hiç bir aksaklığım yok ve mükemmel gidiyo ya harikayim dnkdkd
ŞİMDİ OKUDUĞUN
°TUNE°
FanfictionTune adı verilen bir listenin önlerine koyulmasıyla ne olduğunu anlamayan sınıf daha da tuhafıyla karşılaşır; Bu listedeki tarihlerin ölüm tarihleri olduğunu fark ederler. Peki bu listeyi kim hazırladı?
