Konserin üstünden geçen iki haftanın ardından Baekhyun'un doğum günü giderek yaklaşıyordu. Bu seferki doğum günü hiç de onun beklediği gibi geçmeyecekti. Çünkü yavaş yavaş şeytanları harekete geçme zamanı yaklaşıyordu.
Chanyeol karşısındakinden gelecek emirleri bekliyordu. "Son noktayı koy Chanyeol. Bu doğum gününde onun tamamen sana kapılması gerekiyor. Yirmi bir yaşına bastığı andan itibaren gücü de kendisini göstermeye başlayacaktır. Sana güveniyorum."
Chanyeol gelin emirle başını eğmiş ve "Merak etmeyin." demişti. Şimdi tek sıkıntısı doğum gününde neler yapması gerektiğiydi. İyi bir plan kurmalıydı ve artık küçük meleği pençelerinin arasına alma vakti gelmişti.
Sabah uyandığımda telefonumdaki hatırlatıcı bana doğum günüme iki gün kaldığını anımsatmıştı. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi gerçekten korkutucuydu. Yirmi bir yaşına girecektim ve bu kadar hızlı büyüdüğüme inanamıyordum.
Bu sene gerçekten çok hızlı geçmişti ve hayatım boyunca yaşamadığım kadar aksiyonlu bir yıldı bu. Yeni yaşımın bana neler getireceğini çok merak ediyordum ve tabiki her sene olduğu gibi arkadaşlarımın bana sürpriz parti yapacağından da adım gibi emindim.
Zaten eve bir gizlilik hakim olmaya başlamıştı. Şapşalların açıkça benden bir şeyler gizledikleri belliydi ve sürekli onların üstüne gitmeyi de çok seviyordum. Doğum günüm cumartesiye denk geliyordu ve bu nedenle mutluydum. Hafta sonu olduğunda okulu falan kafaya takmıyordum.
Ayrıca annem ve babam da başka ülkede olduğu için saat farkından biraz geç arıyorlardı.
Her ne kadar onlardan uzak olsam da nedense mutluydum. İçimden bir ses bu doğum günümün her zamankinden daha farklı olacağını söylüyordu.
Sonunda cumartesi günü geldiğinde uykumun arasında bir anda yatağıma zıplayan dört kişiyle yerimden fırlamıştım. Hepsi bir anda üstüme çullanmış ve bana sarılmaya başlamıştı.
Bu klasik doğum günümde uyandırma servisiydi. Açıkçası bundan gerçekten çok hoşlanırdım. Arkadaşlarımı çok seviyordum ve onlar benim yanımda olduğunda sanki bütün korkularım ve kötü duygularım benden uzaklaşıp gidiyordu.
En sonunda hepsi bir ağızdan "İyiki Doğdun Baekhyun!" dediğinde tiplerine gülmeye başladım ve teşekkür ettim. Onlar da gülmeme katıldılar. Sonra ise burnuma güzel kokuların gelmesi ile beni mutfağa çekip muhteşem bir kahvaltıyla midemi de mutlu ettiler.
Kahvelerimizi yudumlarken bugün hakkındaki planı bana açıkladılar. Akşam bar gibi bir yere gidilecekti ve okuldan birkaç kişiyi çağırmışlardı. Ondan önce ise bütün gün gezilecek ve akşam yemeği yenecekti. Bu planı beğenmiştim.
Aramızdaki konuşma derinleşirken bir anda konu yaşıma gelmişti. "Artık yirmi bir yaşında oluyorsun Baekhyun. Biliyorsun daha çok dikkatli olman gerekiyor." Jongin'in sözleri ile aklıma hemen meleklerle ilgili o malum cümle gelmişti.
'Yirmi bir yaşına gelmiş bir melek eskisinden daha güçlü olur.'
Biz melekler yirmi bir yaşında bastırdığımız diğer güçleri salmaya başlarız. Bu her melekte olur ve eski halimize nazaran bazı güçler daha keskin olur. Mesela ışığımız şeytanlar için daha yakıcı olur. Bunun gibi güçlerimiz azda olsa değişir.
Bu nedenle de melekler yirmi bir yaşına bastıktan sonra daha dikkatli olmalıdır. Çünkü şeytanlar güçlenmiş meleklerden nefret ederler.
Arkadaşlarımın da beni uyarmamasının sebebi buydu. "Merak etme Jongin. Başımın çaresine bakarım."
"Hayır Baekhyun dinle. Kolundaki mühürden dolayı zaten peşinde olanlar var. Artık cidden daha fazla dikkatli olmalısın. Chanyeol'a karşı bile." Kyungsoo bunları söylerken gerçekten endişeli duruyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Heaven ☆ Chanbaek
Fanfiction[Tamamlandı] "Ve sonra Şeytan, kendini bildiği bileli tanıdığı tek arkadaşına (düşmanına), Melek'e aşık oldu."