Tom'dan
Hızla ormanın içlerine doğru ilerlerken aklımda bir plan olmadığının farkına vardım. Bir şekilde mesaj yollamam lazımdı. Düşüncelerimi arkamdaki kargaşanın sesi böldü. Omzumun üstünden baktığımda Betty'nin vücudunu ele geçirmiş olan yıldırımı gördüm. Ult ona çok fena bir hamle yapmıştı. Betty kıpırdayamıyordu.
'TAK!'
Arkama bakarken ağaca çarpmıştım. Garip bir şekilde hiç acı hissetmiyordum. Bir ihtimal Betty ölmemiş olabilirdi ve ben insan hayatı üzerine bir kumar oynayamazdım. Gücüm Toprak'tı ve bunun üzerinden bir şekilde mesajı iletmeliydim. Hiç düşünmeden yere güçlü bir şekilde yumruk attım.
" Toprak lütfen yardım et, şu anda mesaj göndermek için aklıma gelen tek hareket bir sarsıntı gerisini sana bırakıyorum. Lütfen bunu kalan gruplara ilet. Lütfen..." diye hızla bir dua dilek arası bir şeyler fısıldadım.
Arkama baktığımda Betty yere yığılmış vaziyetteydi. Yerden bir taş parçası çıkarıp hızla toprağın üzerinde ilerlemeye başladım. Ult onun öldüğünden emin olamamış olacak ki ona siyah bir hançer saplamaya hazırlanıyordu.
" Hey buraya bak kaltakların kraliçesi !"
Bana doğru baktı.
Yerden büyük kaya çıkarıp o tarafa doğru fırlattım. Betty'nin altındaki toprağı kendime doğru kaydırarak Betty'yi ezilmekten kurtardım.
Onu ormana doğru ilerlettim.
" Alan bize kaldı ha !"
" Aynen öyle köylü." dedi bana aşağılar bir bakış atarken.
Havadaydı ve ben de taş parçasının üzerinden inemezdim. Ona karşı koyabilmem için hareket kabiliyetimi kaybetmemem lazımdı.
" O zaman bir 'köylü' tarafından alaşağı edilecek olmak onurunu baya incitecektir. Pardon ne onuru karşımda evrenin en sürtük cadısı duruyor."
Bana öldürücü bakışlar atarak gölgelerle saldırmaya başladı. Hızla sıvışıyordum.
Yıldırımlarla devam etti.
" Aaaah yeter ! Olduğun yerde kal !" diyip bana karşı Kan Taşı'nı kullanacağını düşünüyordum.
Bir şey olmuyordu. Hareket edebiliyordum. Elini yumruk yapmıştı fakat etki edemiyordu.
Ult'un arkasından Drake'in sesi duyuldu.
" Çok mu şaşırdınız majesteleri ?" dedi. O da elini yumruk yapmıştı, elinin etrafındaki kırmızı enerji dalgası görülüyordu. Ult'un gücünü bloke etmişti.
" Nasıl ama çok havalı değil mi ?" dedi Finn. Saçını arkada topuz yapmıştı. Ona Ult'a fırlatmak için elinde buz parçaları oluşturdu.
" Beni unutmayın !" dedi Gint. " Seni boğarak öldürmek istiyorum." Etrafından ki gölgeler gözler görülür ve ürkütücü bir şekilde peşinden geliyordu.
" Rosa da burada !" dedi Rosa ve suratındaki yapmacık gülümsemeyi nefret eder bir surata çevirdi.
" İşte şeytan ucubesi de geldi. Kadro tamamdır." dedi Kedi. Yarım sırıtmaya başladı.
Arkama baktığımda Betty'nin yanında Vretto, Elanora'nın olduğunu gördüm.
Savaş çanları hızla çalmaya başlamıştı. Kulağımda nereden geldiğini bilmediğim bir şeyler ezgiyle kadife gibi sese sahip bir kadın tarafından söyleniyordu.
Gel benim küçük lordum gel,
Savaşlar yakın olmadan gel,
Sana birkaç şey anlatmalıyım,
Şöyle otur, yanıma gel.Kandan gelmez güç,
Kalpten gelir,
Kandan gelseydi eğer,
Olmazdı prensler beter.Baban kalbine güvendi,
Halkını sarmaladı,
Belki olduk mağlup,
Ama kim bilir oluruz belki bir gün,
Muzaffer !

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEYAZ
FantasyDaha tomurcuklanmamış bir güle dünyanın ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmana gerek yoktur çünkü o zaten dikenlerini hazırlamıştır. Peki ya dikenlerini hazırlamamış bu çok genç çocuklar ne olacak ? Bir sürü uygarlığın, birçok kültürün kaderini onla...