Şarkı önerisi : Skan & Krale - No Glory
Vretto'dan
"Sağa dikkat Gwen !"
Yerdeki alçak askerlerden biri iri bir kaya parçasını askerlerimden birinin suratıyla buluşturacakken bağırmamla durdurmuştu.
Şu anda vadide kurulmuş bir şehirdeydik. Saat kulesinin tepesinde etrafı kolaçan ediyordum. Burayı temizlemek fazla kolay olmuştu.
'Krktkrs'
Bu ses vadiyi oluşturan dağlardan birinden gelmişti. Ne olduğunu anlamak için bakmama gerek yoktu. Adamlarım ve bana mezar edeceklerdi bu yeri.
" Düzen değiştir ! Uzun dağa iplerle sabitlen !"
Komutumla askerler kolluklarındaki ipleri uzun dağa sabitleyip hızla oraya hareket ettiler. Ben de elimde oluşturduğum iple herkes gittikten sonra gittim. Tam da düşündüğüm gibi savaş ahlakından yoksun Ult'un askerleri küçük dağı üzerimize devirip bizi burada yok etmeyi planlamıştı. Yukarıdaydık ve şehrin koskoca taşların altında yok oluşunu saniyesi saniyesine gördük.
" Buradan ayrılıyoruz. Şehir imha edildi. Tekrarlıyorum hızlı bir şekilde uzun dağın üstündeki düzlüğe çıkıyoruz."
İplerimizden aldığımız ivmeyle dağın üzerindeki düzlüğe hızla çıktık. Eğer küçük taraftaki dağ devrildiyse bunu yapan kişiler karşıki dağda yani bizim bulunduğumuz dağda olmalıydı.
" Ah korkaklar ! Eğer bulursak hepinizi buraya gömeceğiz. Eğer kendiniz çıkarsanız sadede komutanınızla küçük bir düellomuz olacak." dedim düzlükte.
Toprak hareketlendi. Karşıki tepe bir çiçek gibi açıldı. Önümüze 30 kişilik bir ekip çıktı. Öndeki sarı saçlı, sert mizaçlı adam konuşmaya başladı.
" Komutan benim. Hadi başla bakalım."
Ellerimi iki yana doğru açmamla elime iki siyah bıçak geldi. Sağ ve sol kolumu hızlı ve uyumlu bir biçimde sarı saçlı puşta doğru salladım. İki bıçak süratle ona doğru hareket etmeye başladı.
" Hadi ama bunlar basit numaralar !" dedi ve yerden bir kaya kütlesi çıkarıp iki bıçağı durdurdu. Olayın karmaşıklığını çözecek kadar kafası çalışmıyordu.
" Ult'un askerlerinin hepsi böyle man kafalı mı yoksa siz istisna mısınız ?" diyip kaya parçasına saplanmış iki bıçağı sağa ve sola ayırdım. Kaya parçası ikiye ayrıldı.
" Sen nesin böyle ? Gücünü anlayamıyorum, katılaşabilen siyah bir sıvı falan mı ?" diyip bana doğru bir kaya fırlattı.
" Savaş alanında böyle sorular sorma." diyip yere doğru iki çubuk sağlayıp onlardan güç alıp uzun zıpladım. Adamın sağlak olduğunu anlamıştım. Beni soldan sağa savuşturamazdı, zorlanırdı. Sağına havada bir ip fırlattım. Oraya doğru hızla hareket ederken sağ elimdeki bıçakla suratını buluşturmam için geriye saymaya başlamıştım. 3.. Suratı dehşet içindeydi. 2.. Herhangi bir suçluluk hissi göstermiyordu. 1.. Piç gibi sırıtmaya başladı, adamlarımı öldüren adam sırıtıyordu. 0.. Bıçak suratına girmişti, ben de yere ayak basmıştım.
" Başka isteyen var mı ? " dedim başım aşağı dönüktü. Gözümü bir süre kapadım.
" Gözünü açmayacak mısın ?" dedi yerdeki sarı saçlı puşt. Gözümü açtım.
" Senin gibi piçlerin ölümünden etkilendiğim için değil, artık öldürmekten usandığım için gözümü kapattım." dedim suratına bakarak. Sağ gözüne girmiş olan bıçak kafasının arkasından çıkmıştı, ölecekti ama belki birkaç dakikası vardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEYAZ
FantasiDaha tomurcuklanmamış bir güle dünyanın ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmana gerek yoktur çünkü o zaten dikenlerini hazırlamıştır. Peki ya dikenlerini hazırlamamış bu çok genç çocuklar ne olacak ? Bir sürü uygarlığın, birçok kültürün kaderini onla...