"Ben gayim!"
Arkadan gelen sesle Jimin ile aynı anda arkanıza döndük. Min Joon "Ben gayim!" diye bağırırken diğerleri de alkışlıyordu. Min Joon'un üstü ıslaktı. Gülerek Jimin'e döndüm. "Kesin bir oyun kaybetti. Cezası da bu." Jimin hafifçe kafasını sallarken Min Joon yanıma geldi.
"Naber bro."
"İyidir." dedim beline kadar ıslanmış kıyafetine bakarken. "Bu halin ne böyle?"
Min Joon güldü. "Keşfe çıktık biraz dolaştık falan bir dere gördük. İnce uzun bir dere. Yoongi ile iddiaya girdik. Ben bir atlamayla dereyi geçerim dedim o geçemezsin dedi."
Sırıtarak sözünü kestim. "Bu halinden anlaşılıyor ki geçemedin. O da sana
"Ben gayim!" diye bağırmanı söyledi."
Min Joon başını salladı. "Hem de tüm yol boyunca."
Min Joon'la gülüşüp konuştuktan sonra Jimin'e döndüm. "Bir şey diyecektin sanki?"
Jimin hafifçe gülümseyip başını iki yana salladı. "Yok, unuttum gitti."
- 1 hafta sonra -
Kamp bitmiş biz eski hayatımıza geri dönmüştük. Okul, ev ve arkadaşlar... Sadece şu an her yerde yanımda olup dibimden ayrılmayan bir Ae Sook vardı, o kadar.
Jimin'in sırası yine boştu. Okula bu aralar yine az geliyordu. Sanırım biraz merak ediyordum onu. Sık sık ortadan kaybolması sürekli onu düşünmeme neden oluyordu. "Yine gelmemiş. Nerede acaba?" demekten kendimi alamıyordum.
"Dünyadan Jungkook'a!"
Kafamı Bong Cha'ya doğru çevirdiğimde Bong Cha gülümsedi. "Ne düşünüyorsun öyle kara kara?"
"Hiç." dedim gülümseyerek. Bong Cha benim düşüncelere dalmış halimi taklit ederken sınıfa Ae Sook ve bir arkadaşı girdi. Ae Sook bana göz kırptıktan sonra konuştu.
"Millet! Bu arkadaşım Eon Yeong. Size bir şey söyleyecek."
Eon Yeong denilen kız hafifçe gülümseyip konuştu. "Arkadaşlar yarın doğum günüm. R Bar'da kutlayacağım. Gelmek isteyen herkes davetli. Unutmayın!"
Herkes hafifçe kafa sallarken Ae Sook ve yarın doğum günü olan ama adını hatırlamadığım kız sınıftan çıktılar. Durağan geçen günden sonra ertesi sabah okula geldiğimde Jimin de gelmişti. İstemsizce gülümsedim. Jimin benim gülümsediğimi görünce o da kafasını yana yatırıp gülümsedi. Otuz iki dişim görünürken sırsma oturdum. Ders başlamıştı.
Okul çıkışı çantamı topladım. Sonra bizimkilere döndüm. "Hey, o doğum günü olan kıza ne aldınız?" dediğimde Cho Hee ve Min Joon gelmeyeceklerini , baş başa zaman geçireceklerini söylediler. Bong Cha ise makyaj malzemesi aldığını söyledi.
"Ben daha almadım." dedim kafamı kaşıyarak. "Ben kiminle hediye almaya gideceğim?"
Bong Cha "Benim eve gitmem lazım, JK. Eve erken gitmezsem akşam çıkamam." dediğinde kafamı salladım.
"Kimse gelmeyecek yani benimle." dedim ve çantamı omzuma attım. Tam yürüyeceğim sırada omzumda bir ağırlık hissettim. Kafamı kaldırıp baktığımda Jimin'in kolunu omzuma attığını fark ettim.
"Ben gelirim." dediğinde şaşkınlıkla "Ne?" diyiverdim fakat o anlamadım sanıp açıklama yaptı. "Hediye alış verişine."
"Olur." dedim sessizce.
Birlikte okuldan çıktık. Alışveriş merkezlerinden birine girdik ve mağazaları dolaşmaya başladık. Kadın kıyafetlerine baksak da kızın bedenini bilmediğimiz için öylesine gezinip geri çıkıyorduk.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMKANSIZ -JİKOOK-
Romantik~ "Ben... Ben aşkın her şeyin üstesinden geldiğini gördüm. Cinsiyetlerin bile..." ~ [TAMAMLANDI] Shipper sıralamasında birinci 💜 JM sıralamasında birinci 💜 사랑 (aşk) sıralamasında birinci 💜
