Kayıp

758 32 1
                                        

-Merve-

Telefondan gelen ses tam karşılık verecektimki birden kesildi. Hemen karakola gittim. Beyza ve Murat'da benimle gelmişlerdi.

Polisler telefondan zar zor sinyal alabilmişlerdi. Tam adresini bulamasalarda Yunanistan'ın Mykanos Ada'sından sinyal aldıklarını söylemişlerdi.

Hemen internetten bilet aldım. Şu an Mert'in güvende olup olmadığını bile bilmiyordum ve onu bulmam gerekliydi.

Her ne kadar kızlar yalnız gitmemi istemeselerde onlara aldırmadan biletimi aldım. Bavul hazırlamayacaktım. Sadece küçük bir çantaya genel ihtiyaçlarımı ve bir miktar parayı koydum. Gerekirse tüm Mykanos'u arar ama yinede onu bulurdum.

Mert'im hayattaydı, ben ve bebeğim sonunda babasına gidiyorduk.

-Zülal-

Bugün benim hastaneden çıkma günümdü. Önce kızların hepsi odama gelmişti ve vedalaşmıştık. Hala hastanede yatanlar vardı. Nasılsa bende 1-2 gün evde dinlenip yine onların başında durmak için gelecektim.

Kızlar odalarına gittiklerinde Arda eşyalarımı topluyor bense yatakta oturuyordum. Bana karşı çok çok iyiydi. Ona karşı elbette hislerim vardı fakat Ömer'de bana karşı çok iyiydi. Belki o gün o torpidoyu açmasaydım Ömerle evli bile olabilirdim. Ne kadar iyi olsada Arda'ya güvenmekten korkuyordum. O da bunu anlıyordu ve bana gerçekten bir minnakmışım gibi nazikçe davranıyordu. Davar falan ama iyi çocuk.

"Zülal son kez doktor sana muayene yapacak sonra ona göre çıkacağız. Ama doktorun izinli olduğundan başka bir doktor bakacak" diyen Arda'ya sadece başımı salladım.

Arda eşyaları arabaya götürmek için odadan çıkınca içeriye doktor girdi. Şaşkınlıktan açılan ağzımı elimle kapadım ve ifadesizce davranmaya çalıştım.

"Bir dahaki görüşmemizin hasta - doktor şeklinde olacağını kim bilebilirdi ki?" Diyen Ömer'e göz devirdim.

"Senin hasta - doktor anlayışın çok farklı. İki yabancıyız sadece." Dediğimde Ömer muayenesini bitirmişti.

"Yapma Zülal. 3 yıl çıktık, nişanlandık, evlenecektik. Bana iki yabancıyız deme." Diyen Ömer'e alayla güldüm.

"Ve bunların hepsini sen mahvettin Ömer." Dediğimde Arda içeri girdi.

"Neyse iyisin. Çıkabilirsiniz" diyerek odadan çıktı Ömer.

Arda'nın suratı asıktı ve Ömer'le yaptığım saçma konuşmadan sonra bende çok gülüyor sayılmazdım. Arabaya bindiğimizde kemerlerimizi iyice bağladık. Bir süre sessiz kaldık ama sessizliği Arda bozdu;

"Konuştuklarınızı duydum."

"Ne zamandan beri kapı dinlemeyi hobi haline getirdin?"

Arda sadece oflayarak karşılık vermişti. Bende sinirim bozulduğu için kafamı cama yasladım.

Fren sesiyle geldiğimizi anlayarak hemen indim ve bagajı acıp cantamı kaptım. Arda'da hemen yanımda belirdi.

"Cidden saçmalıyorsun minnak"

"Ben minnak değilim"

"Tamam ama ver şunu" diyerek cantayı aldı ve kapıya kadar taşıdı.

"Akşam 9'da seni alacağım hazır ol" diyerek yan eve geçti.

Hadi ama Arda ben sana güvenmeye korkuyorken. Denemekten bir şey olmazdı ya. Hayat böyleydi. Deneye deneye buluyorduk yolumuzu.

Eve girdiğimde çoğumuzun ailesi buradaydı ve onlara diğerlerinin durumu hakkında da özet geçerek kendimi yatağa attım. Tam uyuyacaktım ki gözüm saate çarptı. Saat. 7 olmuştu bile. Hemen duşa girdim.

Kilometrelere RağmenBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin