3.Bölüm

5.9K 345 204
                                        

Medya; Jungkook

LALİSA MANOBAN

Şokla arkamı döndüğümde sırıtan bir Jungkook'la karşılaştım. Olamaz... Jennie silahını Jungkook'a doğrulttu ve "Kapa çeneni." dedi. "Gitmemize izin vermezsen seni vururum."

"Çok şirinsin Jennie, beni böyle korkutamazsın." dedi alayla. Jennie sinirle güldü. "Ciddiyim."

"Namjoon, alarm." dedi Jungkook arkaya doğru. O anda kırmızı ışık yanmaya ve sinir edici bir siren sesi çalmaya başladı.

Arkamızdan birileri bizi tuttuğunda ne kadar çırpınsak da boşunaydı. Benim bıçağım, Jennie'nin silahını almışlardı bile...

Debelene debelene bizi bir odaya götürdüler. Yine ellerimizi ve ayaklarımızı sıkıca bağladıklarında ben hariç hepsi küfür ediyordu. Ben sinirlendiğimde konuşmayan biriydim.

Jungkook karşımıza oturduğunda odaya Taehyung ve iki kişi daha girdi. Taehyung bize kısa bir bakış attı ve "Bu kızlar da amma güçlüymüş arkadaş." dedi. "O kadar sıkı bağlamıştım halbuki."

Gülmemek için zor tuttum kendimi. Sıkı bağlamamıştı ki manyak... Jungkook gözlük takan takım elbiseli çocuğa baktı. "Namjoon,sence kızları ne yapayım? Öldüreyim mi, yoksa bekleyeyim mi?"

"Onlar suçlu değil." dedi yanındaki. Jungkook ona baktı. "Jin hyung, kaçarak suçlu duruma düştüler."

"Kurtulmaya çalışıyorlardı. Bu arada Lisa bıçağı ne güzel kullanıyorsun." Sonra Jennie'ye baktı. "Sende harika silah kullanıyorsun. Ve diğer ikisi, güzel dövüşüyorsunuz."

"Hey," dedi Jungkook. Güldüm. Jin denen çocuk eğlenceli birine benziyordu.

"Namjoon ne diyorsun?" Namjoon bize baktı ve "Bence öldür." dedi. "Seni polise söyleselerdi işin biterdi. Burda kalmaları bir işe yaramaz.".

"Saçmalama." dedi Jennie. "Biz kimseye bir şey söylemeyecektik!"

"Yalancı." dedi Namjoon ve Jennie'ye yaklaştı. "Siz masum ve tatlı kızlar, birinin ölümünü planlayan kişiyi polise şikayet etmeyeceğinize inanıyor musunuz?"

"Kapa çeneni." dedi Jisoo. "Bıktım artık. Ne yapacaksan yap."

"Tamam." dedi Jungkook ve ayağa kalktı. "Siz gidebilirsiniz."

Aklım durmuştu. Ne yapacaktık? Ben ölmek istemiyordum, kardeşlerimin de ölmesini istemiyordum.

Rosé sesi titreyerek "Lütfen," dedi. "Söz, kimseye bir şey söylemeyeceğiz. Lütfen bizi bırak..." dedi.

Jungkook ona kısa bir bakış atıp tekrar bana baktı. "Ne zamandır bıçak kullanıyorsun?"

Dik dik gözlerine baktım. "Neredeyse bir yıl olacak."

"Sen ne zamandır silah kullanıyorsun?"

"İki yıldır."

"Siz dövüşmeyi-"

"Altı aydır." dedi Jisoo sertçe. Jungkook gülümsedi. "Harika." Cebinden telefonunu çıkardı ve bizden biraz uzaklaşarak konuşmaya başladı. Panikle Jennie'ye baktım. "Ne yapacağız?"

Dudaklarını yaladı ve "Bilmiyorum." dedi. "İnanın bilmiyorum..."

"Öleceğiz." dedi Jisoo burnunu çekip. "Burada öleceğiz..."

"Ölmek istemiyorum." dedi Rosé ellerindeki ipleri çekiştirerek. Keşke o gün Rosé'yi dinleyip yanlarına gitmeseydim... Keşke onları dinlemeseydim...

believer || liskook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin