9.Bölüm

4.4K 270 138
                                        

*

Lalisa Manoban

"Silahı daha sıkı tut Jennie, Lisa, bıçağı daha iyi kavra. Rosé o şekilde vurmamalısın..." Namjoon bize yanlışlarımızı söylerken biz çoktan tükenmiştik.

Yarım saat daha sabrettik. En sonunda Rosé konuştu. "Yeter! Yorgunluktan öleceğim."

"İyi tamam. Gidin dinlenin. Taehyung!" Taehyung sallana sallana içeri girdi. "Gidiyoruz kızlar!" Onu takip ettik ve odamıza girdik. Taehyung "Yeontan biraz sizinle kalsın." dedi. "Benim biraz işim var."

"Tamam." dedim. O odadan çıktığında bizde kendimizi yatağa attık. Yeontan da kucağıma atlayıp havlamaya başladı.

"Ah, seni o gün banyoya kapattığım için özür dilerim Tan." Elimi yaladı. İğrensem de bir şey demedim ve başını okşamaya devam ettim.

Yazardan

Hoseok endişeyle pencereden dışarı bakıyordu. Hava çok kötüydü. Fırtına yaklaşıyordu.

"Of..." Yavaşça ayağa kalktı ve topallayarak yatağına oturdu. Yanında yatan Jimin'e baktı. Eğer bir fırtına olursa onu nereye götürecekti?

"Jungkook... Onu aramalıyım." Yavaşça ayağa kalktı ve yine topallayarak odadan çıktı. O odadan çıkınca hemşire hemen yanına geldi.

"Hoseok Bey, odanızdan çıkmamlısınız... Jungkook-"

"Onu aramam lazım." dedi Hoseok. "Acil,"

"Tabii." Hemşire telefonunu ona uzattı. Biraz uzaklaşıp Jungkook'un numarasını tuşladı. Üçüncü çalışta nihayet açmıştı.

"Hoseok?" dedi. Hoseok telefonu sıkıca tuttu ve "Jungkook, burada fırtına olacak." dedi. "Jimin'i nereye götüreceğim?"

"Siz asla hastaneden çıkmayacaksınız." dedi Jungkook sertçe. "Asla."

"Ama fırtına-"

"Eğer fırtına oraya vurursa hemşirelerden biri yanınıza gelecek ve sizi hastanenin güvenli yerine götürecek. Hoseok, bana güven. Asla hastaneden çıkmayın."

"Tamam... Siz ne zaman geleceksiniz?"

"İşlerimi halledip geleceğiz. Bizi merak etmeyin."

"Tamam. Görüşürüz." Telefonu kapattı ve hemşireye verip odaya girdi. Boş boş tavana bakan Jimin'in yanına oturdu. Elini tuttu ve burukça gülümsedi.

"Güvende olacağız Jimin." O anda daha önce olmayan bir şey oldu. Jimin Hoseok'un elini hafifçe sıktı.

Hoseok kocaman gülümsedi. "Beni duyuyor musun?" Jimin yine hafifçe elini sıktı. Hoseok sevinçle Jimin'in elini iki eliyle de sıkıca tuttu. "Daha iyi olacaksın..."

Lalisa Manoban

Jungkook yanımıza geldi. Görev zımbırtısı iki gün sonraydı. Umarım birilerini öldürmek zorunda kalmazdık. Ben neyse de, kızlar yıkılırsa işimiz zordu.

Jungkook karşımıza oturdu. Yine siyah giyinmişti. Önceden daha açık renkler severdi...

"Evet, Namjoon sizin hakkınızda bana bir şeyler söyledi."

Rosé kıkırdadı. "Çok zayıflar Jungkook, onlar berbat Jungkook, işe yaramazlar Jungkook... Gibi şeyler dedi değil mi?"

"Kısmen." dedi ve gözlerini bana dikti. Bende dik dik ona baktım. "Hepiniz fena değilsiniz. Yani bu görev için... O yüzden çok sıkı çalışmanıza gerek yok. Sonuç olarak bu görevi yapacaksınız."

believer || liskook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin