22.Bölüm

3.5K 225 123
                                        

Medya; Taehyung ve Tzuyu

Lalisa Manoban

"Jimin... Jimin uyanmıyormuş." Hepimiz şokla Yoongi'nin yüzüne baktık.

Taehyung düşecek gibi olup duvara tutundu. "N-ne demek uyanmıyormuş?"

"Doktor aradı. Jimin'i uyandıramıyoruz dedi."

"Ölmüş mü?" dedi Rosé korkuyla. Yoongi başını iki yana salladı. "Hayır. Hayır, nefes alıyormuş. Hemen hastaneye gitmeliyiz."

***

Endişeyle hastane koridorunda bekliyorduk. Jungkook ve Namjoon Jimin'in yanına girmişlerdi. Tzuyu ve Jennie de Yoongi ile Taehyung'a destek oluyorlardı.

Rosé titreyen elleriyle koluma girdi. "O kadar çok mu korkuyorsun?" dedim. Bana baktı. "Üşüyorum."

"Neden?" dedim ve elimi alnına koydum. Ateşi vardı. Kaşlarımı çatıp "Ateşin var." dedim.

"Jisoo,Rosé'nin ateşi var." dedim Jisoo'ya dönüp ve gördüğüm manzarayla gözlerim şokla açıldı.

Jin, Jisoo'nun omzunda uyukluyordu!

Jisoo bana bakıp "Doktora gidin." dedi. "Çok zekisin." diye mırıldandım ve Rosé'nin kolundan tuttum. "Gidelim sincap."

Yavaş yavaş yürüyerek acile indik. Bir süre bekledikten sonra doktorun yanına girmiştik.

Doktor Hanım tebessüm etti ve Rosé'nin ateşini ölçtü. "Ah, otuz dokuz nokta dokuz... Neredeyse havale geçireceksin."

Endişeyle Rosé'ye baktım. Yüzü bembeyaz olmuştu ve titriyordu. Elimi omzuna koydum ve "Merak etme iyi olacaksın." dedim. Bana gülümsemeye çalıştı ama titreyen dudakları buna izin vermedi.

Doktor Hanım ile Rosé'yi başka bir sedyeye taşıdık. Ona iğne yaptıktan sonra yanımızdan ayrıldı.

Yanındaki sandalyeye oturdum ve bacağıma kısa bir bakış attım. Yavaş yavaş iyileşiyordum ve gün geçtikçe üzerine daha rahat basıyordum.

"Lisa..." Rosé'nin sesiyle ayağa kalkıp ateşine baktım. Hâlâ yüksekti.

Üzerindeki örtüyü açtım ve kazağına baktım. Onu çıkarmam gerekiyordu. "Rosé, üzerini çıkarmam gerekiyor. Yoksa ateşin düşmeyecek."

"Üşüyorum, yapma." diye mırıldandı.

"E ama daha çok ateşin çıkacak." dedim ve ne kadar istemese de üstünü çıkardım. İnce örtüyü göğüslerini örtecek kadar örttüm ve yerime oturdum.

Kendimi çocuğu hasta olmuş bir anne gibi hissediyordum... Acaba Jimin'e ne olmuştu?

Derin bir nefes alıp verdim. Umarım iyidir...

***

"Lalisa Hanım?" Birinin sesiyle sıçrayarak uyandım. Ne zaman uyumuştum ben?

"E-efendim?" dedim başımda dikilen hemşireye bakıp.

"Rosé Hanımın ateşi hâlâ yüksek. Doktorun yanına gitmeniz gerekiyor."

"Tamam." dedim ve ayağa kalktım. Kızlardan birinin yanımıza gelmemesi tuhaftı...

İçime düşen korkuyla hemşireye döndüm. "Afedersiniz, telefonunuzu kullanabilir miyim?"

"Tabii."

Telefonu alıp hemşireden biraz uzaklaştım. İyiki zamanında Jungkook'un numarasını ezberlemiştim.

Telefonu beşinci çalışta açtı. "Alo?"

believer || liskook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin