Furkan'dan;
Eve gittiğimde olanları düşündüm.
Duru'nun şu an bana yaptıklarını hakediyordum.
Benden intikam alıyordu ve bunu mükemmel bir şekilde gerçekleştireceğine emindim.
Hiçbir zaman ona karşı kendimi affettirmeye çalışmadım.
Ne zaman deneyecek olsam bir şeyler hep beni durdurdu.
Ama durduran kişi kendimden başkası değildi. Tek engel bendim aslında.
Fazla acizdim.
Şimdiyse bunun bedelini ödüyordum.
Daha doğrusu ödeyecektim.
Duru bu kadarla bırakmaz, adım gibi emindim.
Ertesi gün Reha ile konuşacaktım.
Duruyla ortak arkadaşımızdı. İlla bir şeyler biliyor olmalıydı.
-
Sabahleyin okula girdiğimde, evet yaz zamanı okul aman ne iyi, her zamanki gibi tüm bakışlar bana dönmüştü.
Başka kime dönebilirdi ki zaten?
Gizem yanıma geldi.
Vayy be hala adını hatırlıyorum, tuhaf.
"Furkan, konuşabilir miyiz?"
"Bilmem, gerek var mı ki?"
Böyle bir dönüş beklemiyordu muhtemelen. Son zamanlar hariç ona karşı hep iyi olmuştum.
Oysa iyi niyetimi suistimal etmişti.
"Furkan, özür dilerim ben. Bir hata yaptım. Öyle dememeliydim... Beni affedebilir misin?"
Sırıttım.
"Dışardan cidden böyle mi gözüküyorum?"
Bunu daha çok kendi kendime sorar gibiydim.
"Anlamadım. Nasıl yani?"
"Piç kurusu bir zavallıya!"
Bağırmıştım istemsiz bir şekilde.
Bir kaç haftadır borderline kişilik bozukluğum varmış gibi böyleydim. Saniyem saniyeme tutmuyordu ve çok çabuk parlayabiliyordum.
"İnsanın kendini bilmesi ne güzel kovboy çocuk."
Bunu söyleyen, yanımızdan geçip giden Duru'dan başkası değildi tabi ki.
Gizem'i orada bırakıp Duru'nun arkasından koştum. Bileğini tutmak gibi bir hata yapmayacaktım tabiki.
Daha o kadar aptal değildim.
"Hey!"
Dönüp bana baktı.
"Eğleniyorsun değil mi? Büyük bir haz duyuyorsun Duru ve bundan çekinmiyorsun."
Güldü.
"Çekinecek ne var ki?"
Duraksadı.
"Ayrıca daha eğlenmeye başlamadım Furkan. Eğer cidden haz alsaydım bunun sen de farkında olurdun ve hiç hoşuna gitmezdi."
Arkasını döndü ve gidecekken bir şey daha aklına gelmiş gibi bana geri döndü.
"Ha bu arada. Sakın her zaman ki gibi hemen pes edeyim deme. Yoksa biliyorsun, tüm eğlencesi kaçıyor ve ben cidden şu sıralar tam kaos havamdayım."
Gülüp arkasını döndü ve yürümeye devam etti.
Birkaç saniye sonra gözden kaybolmuştu.
Yanıma nefes nefese bir şekilde Reha geldi. Kesik kesik konuşmaya çalıştı.
"Bir şey kaçırdım mı kanka? Üzülürüm valla bak ilk defa koştum o kadar. Değsin en azından."
Merak etme Reha daha hiçbir şey kaçırmadın.
Duru'nun bir izleyiciye ihtiyacı olacağına eminim.
