Duru: Yarım saat geçti.
Duru: Tahmin ediyorum, boku yedin?
Duru: djqğxnwpwşdjdı
Furkan: Üzgünüm ama yemedim:d
Duru: Ne? Nasıl yani? Gelmediler mi? Mahallede siren sesi duyduğuma eminim.
Furkan: Yoo geldiler.
Furkan: Ama geldikleri gibi gittiler.
Furkan: Canım ailem yine servetini ve ününü kullandı.
Duru: Tehdit mi ettiler? Yuh be.
Furkan: Tam tersi. Bana test yapabileceklerini ama sonuçlar negatif çıkarsa belli başlı şeylerden dolayı onları dava etmekle sorumlu tuttular.
Furkan: Benim gayet iyi bir aile çocuğu olduğumu, böyle şeylerle asla alakamın olmadığını, kim ihbar ettiyse de bizimle uğraşmak için bunu yaptığını söyledi.
Furkan: Bir de birkaç küçük şey daha tabi.
Furkan: Neyse, polis de iyi bir aile çocuğu olduğuma katılmış olmalı ki evi bile aramadan özür dileyip uzadı.
Duru: Şanslı piç.
Furkan: Şanslı demezdim yerinde olsam.
Furkan: Şanslı olsam çoktan seni elde etmiş olurdum gibime geliyor;)
Duru: Midem bulandı.
Duru: Her neyse. Belki bunda şanslıydın ama başka seferde ayağın bok çukurunda olacak.
Duru: Bıraksaydın bunlara gerek kalmazdı Furkan. Bunu sen istedin.
Furkan: Bırakmak aşırı basitmiş gibi konuşma.
Duru: Ama basit.
Duru: Mesela benim ikinci haftada param bittiği için alamaz ve bir şekilde bırakmış olurdum.
Furkan: Unuttuğun bir şey var Duru.
Furkan: Sen, ben değilsin.
Furkan: Benim param bunlara gayet yetiyor. Ayrıca bırakmak da istemiyorum.
Furkan: Pardon, babamın parası. Onun parası yetiyor.
Duru: Babanın parası götüne girsin Furkan.
Duru: Bırakman için başka ne yapabilirim bilmiyorum ama ben daha çok çirkinleşmeden bir yolunu bulman gerek.
Furkan: Bıraktığımda kendimi kaybedeceğim.
Duru: Tam tersi, asıl bırakmazsan kendini kaybedeceksin.
Duru: En kötüsü de sadece kendini değil, hayatını da kaybedeceksin.
Furkan: Kaybedecek bir hayatım yok zaten.
Duru: İnsanlar bir şeyleri kaybettiğinde, değerini anlarmış.
Duru: Ama kaybettiğinde cidden bir hayatın olduğunu ve kör olduğunu anlayacaksın.
Duru: Sonraysa iş işten geçmiş olacak.
