Medya: Bölüm içindeki Jungkookie👅🖤
ÖNCEKİ BÖLÜMDE;
"Bang Si Hyuk'un adı bile geçmedi, maknae." Dedim.
Ve Jeon Jungkook beni şoke eden o cümleyi kurdu:
"Evet ama senin adın geçti, Young."
Gülmek için yaklaşık iki saniye çabalamam gerekti. Sanırım beynim kısa süreli bir şoka girmişti.
"Ne dediğini anlamıyorum, Jeon Jungkook. Fazlasıyla yorgunum. Sana iyi geceler."
Salonun ışığını kapatıp onu içeride tek başına bırakırken odamın kapısını kilitlemeyi bırak, kapatma gereği bile duymadım. Çünkü maknae sağ olsun artık geriye libidomun l'si kalmamıştı.
Tüm gece gözüme gram uyku girmediğini söylesem asla abartmış olmazdım. Kafamda birçok şey vardı. Min Xi ve Jake'in kumpası; yutkunurken bile acıyan boğazım; bu akşama denk gelecek olan düğün ve dün gece maknaeyle olan konuşmam.
Jeon Jungkook'un Bang Si Hyuk eşittir (=) sen imasında bulunması. Ve tabi benim bunu anca sabaha doğru anlamam.
Başta çok sinirlenmiş, maknaeye karşı önlenemez bir öfkeyle dolup taşmıştım. Bana nasıl böyle bir hakarette bulunabildiğini uzun uzadıya iç seslerimin hepsiyle -ki çok fazlalardı- tartışmış ve sakinleşebilmem oldukça zaman almıştı. Öyle ki içeri gidip onu uykusunda boğazlama isteğimi zar zor bastırdığımı bile söyleyebilirdik. Ama daha önce de belirttiğim gibi; geçen bir ayda çok düşünme fırsatı bulmuştum. Dünkü olaylarla da birleşince haliyle bazı sonuçlara ulaşmıştım. Bunlar şöyleydi:
Bir; geçmişte insanları çok kırmıştım. Jungkook'un da belirttiği gibi durmadan ona ve üyelere bağırıp çağırmıştım. Hatta bu huysuzluğum sadece onlara karşı bile değildi. Maalesef tüm çevreme karşı böyleydim. İnsanların ufacık bir hareketi bana ters düşünce deliye dönüyor; ağıza gelinmeyecek laflar söylüyordum.
İki; içimde hala bastıramadığım aptal ve alıngan bir çocuk yatıyordu. Huysuz bir bebek gibiydim. Ta bu yaşıma kadar istediğim bir şey olmayınca hep olay çıkartarak; çirkeflik yaparak istediklerimi elde etmiştim. Acı gerçek şu ki 25 yaşına girecektim; ama daha 15 yaşında bile davranmıyordum.
Üç; çok acımasızdım. Birisi canımı yaktığında bunu kasti yapıp yapmadığına bakmadan saldırıyor; tüm pençelerimi geçiriyordum. İşin kötü tarafı ise bundan asla pişmanlık duymuyor olmamdı.
Dört; bazen çok bencil olabiliyordum. Sadece kendi duygularımı önemsiyor; başkalarının neler hissedeceğini tek bir saniye bile takmadan ne istersem yapıyordum.
Beş; geçmişte kalan atlatamadığım bazı yaşanmışlıklar vardı. Evet, özellikle bunu fark etmem oldukça zor olmuştu. Öyle ki bir an için adeta geçmişe gidip gelmeme rağmen yine de kabullenmek istememiştim. Ama insan gerçeklerden kaçamıyordu işte. Okul çağında beni üzen tüm insanlar, beyin yoksunu eski sevgililerim, platonik olduğum birbirinden kahpe erkekler ve hatta bazı kicibeler canımı o kadar yakmıştı ki bu istemsizce önyargılı ve aksi biri haline dönmeme neden olmuştu. Kendime bir çeşit kalkan örmüştüm.
Altı; Bangtan beni gerçekten seviyordu. Evet, evet. Bunu da fark etmem çok zor olmuştu. Öyle ki dün beni kurtarışlarından önce hepsinin benden nefret ettiğini, hayatlarından çıktığım için bayram ettiğini sanmıştım. Ama o 7 velet tüm hatalarıma rağmen beni seviyordu. İnkar etmiyordum; ben onlara ne kadar hata yaptıysam onlar da bana yapmıştı. Ancak aramızdaki fark onların affedici olurken benim kinci bir kicibe gibi davranmamdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CRAFTY |Jungkook| ✓
HumorBangtan'ın geçici menajeri olmakta ne gibi bir sorun çıkabilirdi ki? |Tür: Komedi| Story by Divörz. Başlangıç: 7 Eylül 2014 Bitiş: 8 Eylül 2019
