23.Bölüm

1.2K 97 27
                                        

Rose (Chaeyoung)

"Beni tahrik etme." diye uyardı sert sesiyle. Ne yaptım ki şimdi ben? Neyse fazla uzatmayacağım...

"Uykusuz görünüyorsun. Biraz uyu.." dedim şefkatle.

                       (Pozisyon)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Pozisyon)

Şu an bacaklarım çok açıktı ve ben rahatsızdım. Uykulu gözlerini, dikti yine "Benimle uyusana." Dedi mahmur sesiyle. İlgiyle başımı salladım.

Elinden tutup, onu kaldırdım. Odasına kadar nazikçe götürdüm. Yatağı görünce, bir anlığına vazgeçecektim ama Yoongi, bırakmamıştı.

Şimdi yatakta uzanmıştık. Yoongi beyin eli, yine hiç rahat durmuyordu. "Yaa Yoongi, uyu demiştim. Rahat duur!" diye mızmızlanınca, eli belimde durmuştu.

Sırtım göğsündeydi. Huzurluydum ama hala aklımı karıştıran şeyler vardı. 'Suga' neydi? Tamam. Lakabı, olduğunu söylemişti ama neyin lakabıydı bu. Neden kullanıyordu?

'İn' neydi peki? 'İn'i yakın!' demişti telefonda. Neden? Niye? Orası neresi. Yine birilerine zarar mı veriyordu? Çok korkuyordum...

Dayanamayıp, uykuya dalmıştım...

Ne kadar uyuduk, bilmiyorum ama hava baya kararmıştı. Kendimi ve Yoongi'yi tebrik ediyorum. Bugünde işe gidemedim. Bal gibi patronum, beni yine affedecek biliyorum ama kendimi, kötü hissediyorum.

Biraz çırpınıp, arkamı döndüm. Yoongi, hala uyuyordu. Nazikçe yanağını, okşadım. Yavaşça bir kalkma hamlesinde bulundum ama hareket ettiğim gibi Yoongi, uyanmıştı.


Üzülerek, "Uyandırdım mı?" dedim. Gülümseyerek "Sorun değil." dedi. Sonra "Keşke her uyuduğumda, uyandıranım sen olsan..." diye ekledi. Bu dediğine, yanaklarım kızarmıştı.

Tekrar gülümsedi. Uykusuzluğu, biraz olsun geçmişti. Benimse uyumaktan, kesin gözlerim şişmişti.

"Gitmeliyim..." dedim iç çekerek. Yüzünü buruşturdu "Neden hep gitmekten bahsediyorsun? Benimle kalsan incilerin mi dökülür?" Dedi sinirle. Bu kadar kızacağını tahmin etmemiştim.

"Benimde evim var Yoongi. Kendi evimde kalmam daha doğru.." dedim. Sinirle nefesini verdi. Ben, yataktan kalkınca, o da hemen kalkmıştı. Üzerimi göstererek "Kıyafetlerim?" Dedim soru sorarcasına.

Elini ensesine götürdü. Erkeksi bir şekilde saçlarını karıştırdı.

 Erkeksi bir şekilde saçlarını karıştırdı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Pozisyon (Kıyafetleri saymayın.)

"Çalışma odasında." dedi hala uykulu olan sesiyle. Kafamı sallayıp, çalışma odasına gittim. Yoongi'yi arkamda bırakmıştım.

Odaya girdiğimde, perde hala açıktı. Pencereden giren ışığa, gülümsedim. Kıyafetlerim, nedense rahatsız olacağım bir şekilde Yoongi'nin, koltuğunun üzerindeydi.

Hemen gidip, onları alırken masada ki resimler dikkatimi çekmişti. Resimler dün çekilmişti ve hepsi bana aitti. Chanyeol'la yaptığım konuşma sırasında bile fotoğrafım vardı. Bunlar korkunçtu. Sayamayacağım kadar çok fotoğraf vardı ve hepsinde ben vardım.


İçime bir yumru oturdu. Yoongi, bunları neden çekiyordu ki? Ya da neden çektiriyordu? Tam o sıra da kapıda Yoongi, göründü. Onu gördüğüm gibi içimi dehşet bir, korku kapladı.


Oysa sakince omzunu kapının kenarına yaslamış, kollarını göğsünde kavuşturmuştu. Yüzünde tek bir sinir belirtisi yoktu. Normal, soğuk, tehlikeli ifadesiyle beni izliyordu. Sinirle nefes verip, fotoğrafları masaya bıraktım.


Eşyalarımı da alıp, kapıya gittim. Çıkacaktım ama Yoongi beyin, cüssesi kapının kenarında olsa bile bütün kapıyı kapladığı için, çıkmam imkansızdı.


"Çekilir misin?" dedim ağlamaklı sesimle. Göğsünde bağladığı kollarını, çözdü. Biraz daha dibime girdi. "Nereye?" dedi sertçe. Gözlerinin içine bakarak "Mümkünse, senin olmadığın bir yere. Mümkünse." dedim.

"Öyle birşey mümkün değil." dedi. Nefes verdim. "Tamam, çekil!" dedim. Öyle birşeyin mümkün olmayacağını zaten biliyordum ama şu an burdan çıkmam lazımdı.


İyice dibime girip, bir elini belime attı. Beni kendine iyice yapıştırırken, ağlamamak için dua ediyordum.
"İn, bir bar. Merak etme yakarken kimseyi öldürmedim." Dedi soğuk ifadesiyle. Onu duyduğumu, bilmesine pek şaşırmadım.

Ama kimseyi öldürmemesine rahatlamıştım. Başımı salladım hafifçe. Yere bakıyordum. Ağlamaklı sesimle "Şimdi evime gidebilir miyim?" diye sordum.


Sıkıntıyla nefes verip, "İyi, git ama önce odama git. Orada üzerini değiş. Bacaklarını benden başkalarının görmesine, tahammülüm yok!" dedi sert dille. İç çekip, başımı salladım.


Yavaşça, yanından ayrıldıktan sonra odaya gidip, üzerimi değiştirdim. Çantamı da alıp, aşağıya indim. Yoongi, salonda oturuyordu. Kısık sesle "Görüşürüz..." dedim. Duymasının imkansız olduğunu düşünmüştüm ama o duymuştu.


Sıkıntıyla nefes verip, ayağa kalktı. Yanıma gelmesin diye, kapının önüne gittim. Çıkış kapısının kolunu, indirdikten sonra arkamı dönüp, ona baktım. Elleri cebinde beni izliyordu. Birşey demeden, kapıdan çıktım.


Evime geldiğimde hava baya karanlıktı. Artık ne kadar uyuduysak... midem kaşınmıştı. Mutfağa gidip, kendime dolaptan sandivinç çıkardım. Telefonumu alıp, Chanyeol'u aradım. Kafam çok karışmıştı ve benim kafamı dağıtmam lazımdı.

Uykulu sesiyle "Alo.." dedi. "Yardımına ihtiyacım var." dedim tek nefeste.

Chanyeol: Bu saate aramanın iyi bir sebebi olsa iyi olur aksi taktirde oraya gelir, ağzına ederim Chaeyoung!
Ben: Yoongi'yleydim. Çok kötü bir şey öğrendim. Ne olduğunu sorma. Kafam çok kötü. Belki kafamı dağıtırsın diye aradım.
Chanyeol: Chaeyoung?
Ben: Efendim.
Chanyeol: Çişim geliyor. Seninle uğraşamam.
Ben: Kanka, çişin gelince 10 dakika tutup, sonra tuvalete gidip, yaparsan acayip iyi hissettiriyor. Dene!
Chanyeol: Bittiyse kapat!

Telefonu yüzüne kapattım. Off saat 02.00. Ne yapıcam ben şimdi. Uykum da gelmiyor...

🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻🖕🏻

Star Haired// YoonroseBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin